Danıştay Kararı 7. Daire 2020/2631 E. 2022/3941 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/2631 E.  ,  2022/3941 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2631
Karar No : 2022/3941

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrokimya Dış Ticaret Sanayi ve Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 2015 yılının hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu ile taahhüdünün aksine 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı liste dışı mal üretmediğinden haksız olarak vergi iadesi alındığının tespit edildiğinden bahisle Şubat, Ağustos ve Kasım aylarının 1 ve 2. dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, vergi inceleme raporu ile vergi tekniği raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı nezdinde yapılan yoklamalarda şirketin deposunun, saklama tanklarının, kapasite raporunun ve sanayi sicil belgesinin olduğu, üretimde kullanılan katkı maddesini satın aldığı firmalar hakkında tespit bulunmadığı, yine üretimde kullanılan hammaddeyi satın aldığı … Enerji ve Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nin ürettiği malların hammaddesini ve davacının üretimde kullandığı hammaddeyi satın aldığı firmalardan bir kısmı hakkında inceleme yapılmadığı, bu nedenle davacının üretimde kullandığı hammaddeyi satın aldığı şirketlerin tüm alımlarının sahte olduğunun kabulü için tespitlerin yeterli olmadığı, davacının kapasite verilerine göre kullanması gereken bazyağ oranı ile fiilen kullanıldığı belirtilen maddeler arasında uyumsuzluk tespit edilmişse de, davacıdan herhangi bir numune istenilmediği ve bu mallara ilişkin tahlil yapılmadığı göz önüne alındığında, bu uyumsuzluğun üretimin gerçekleştirilmediğine dayanak teşkil edemeyeceği, davacının üretimde kullandığı hammaddeleri satın aldığı şirketler nezdinde yoklama yapılmadığı, vergi tekniği raporunda, aralarında muvazaaya dayanan bir işlem yapıldığı veya hısımlık, sermayesine katılma organizasyon veya yönetimi içinde yer alma şeklinde bir ilişki olduğu sonucuna varılmışsa da bu hususun somut verilerle ortaya konulamadığı, yapılan incelemenin eksik olduğu hususları dikkate alındığında, davacının iadeye konu yaptığı üretimin gerçekleşmediği hususu açıkça ortaya konulamadığından davacı adına re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının da aralarında olduğu ve hammadde ve katık alımı yaptığı şirketlerin bir organizasyon kapsamında muvazaaya dayanan işlemlerle ve düzenledikleri sahte faturalarla yüksek tutarda özel tüketim vergisi kaybına sebebiyet verdiklerinin tespit edildiği, dolayısıyla davacının iadeye konu üretimi gerçekleştirmediği kanaatinin hasıl olduğu, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu; davacının, 2015 yılının hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu ile taahhüdünün aksine 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı liste dışı mal üretmediğinden haksız olarak vergi iadesi alındığının tespit edildiğinden bahisle tesis edilen işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair vergi dava dairesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının resmi defter, belge ve beyannameleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen … tarih ve …. sayılı sayılı vergi inceleme raporunda; bu raporda yer alan tespitlerin bir çoğunun alıntı yapıldığı … Petrokimya Gıda Nak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, davacının da aralarında bulunduğu birden fazla şirketin organizasyon kapsamında, ithal edilen yahut yurt içinden temin edilen düşük özel tüketim vergisine tabi baz yağa fazla miktarda yüksek özel tüketim vergisine tabi katık eklemek suretiyle kimi zaman aynı listede, kimi zamanda liste dışında bulunan mal imal edildiği belirtilerek, düzenledikleri sahte faturalar ile haksız olarak vergi indirimden ve vergi iadesinden yararlandıklarının mükellefe ait karşıt tespit tutanağı ekinde yer alan kapasite raporlarından tespit edilen üretim formülasyonu %85 baz yağ ve %15 katkı maddesi öngörülüyor iken fiiliyatta %45 baz yağ ve %55 katkı maddesi kullanımı gerçekleşmiştir. Mükellef ağırlıklı olarak … firmalarından 2,2985 yüksek ÖTV’li fatura almış ve 1,3007 ÖTV’li madeni yağ müstahzarlarından üreterek …, …, …, … ve … firmalarına sattığının tespit edildiği anlaşılmış olup, üretildiği ve satışı gerçekleştirdiğini beyan ettiği ürünleri hiç üretmediği, hususu somut delillerle ortaya konulduğundan,
Mahkemece, davacının iddiaları ile yetinilmeyerek, yukarıda belirtilen, vergi tekniği ve inceleme raporunun bir bütün olarak değerlendirilerek ve incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere, temyiz isteminin kabulü ile vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.