Danıştay Kararı 5. Daire 2020/3819 E. 2022/7228 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/3819 E.  ,  2022/7228 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3819
Karar No : 2022/7228

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yosun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL KHK’sı ile bireysel işlem değil sadece düzenleyici işlemlerin tesis edilebileceği, Anayasa’nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yürütülmeden, adil yargılanma hakkı tanınmadan kamu görevinden ihraç edildiği, hakkında somut hiçbir delil gösterilmeden terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, ByLock programını kesinlikle kullanmadığı, kullandığının da açık bir şekilde sübuta erdirilemediği, hakkındaki Kırmızı EA kodlamasının gerçeği yansıtmadığı, geçmişe yönelik SGK kaydının aleyhe olarak değerlendirilemeyeceği, maddi sebeplerden ötürü çalışmak zorunda kaldığı, dava konusu karar ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve 11/1. maddelerinin ihlal edildiği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin OHAL’in gerektirdiği önlem ve tedbirler sınırını aştığı ve ölçülü tedbirler olmadığı, Avrupa Konseyi Venedik Komisyon Raporu’nda da bu durumun irdelendiği, irtibat ve iltisak değerlendirmesinin muğlak olduğu, bu şekilde adil yargılanma, mahkemeye erişim, haklarının, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiği belirtilerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “…Sanığın (davacının) FETÖ/PDY iltisaklı eğitim kurumlarından olan 15 Temmuz darbesinden önce kapatılan Özel Zağnos Körfez dershaneleri Burhaniye şubesinde 11/08/2009 ile 11/08/2010 tarihleri arasında kadrolu felsefe öğretmeni olarak çalıştığı ….” tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 09/04/2020 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.