Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/937 E. , 2022/4846 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/937
Karar No : 2022/4846
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Yapı Endüstri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … sayılı ödeme emrinin 2008/Ekim dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmı yönünden; uyuşmazlığa konu katma değer vergisi alacağının yatırım teşvik belgesi kapsamında ithal edilen makine ve teçhizata ilişkin olduğu, yatırım teşvik belgesine ilişkin verginin tarh zaman aşımı süresinin yatırım teşvik koşullarının ihlal edildiği tarihten itibaren başlayacağı ve ihbarnamenin usulsüz tebliği nedeniyle tarh zaman aşımının kesilmeyeceği, yatırım teşvik belgesinin iptal edildiği 2014 yılı itibarıyla doğan vergi alacağının 5 yıllık tarh zaman aşımı süresinin bu tarihi takip eden yılın başından başlayarak 31/12/2019 tarihinde sona erdiği ve bu vergiye ilişkin ihbarnamenin bu tarihe kadar kadar usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından amme alacağının zaman aşımına uğradığı sonucuna varıldığından anılan ödeme emrinin 2008/Ekim dönemine ait katma değer vergisi, vergi zıyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu diğer ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin diğer kısımları bakımından ise, asıl borçlu şirketin, ödeme emirleri içeriği amme alacaklarını 26/07/2018 tarihli başvuru ile 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırmanın 16/03/2020 tarihinde iptal edildiği, dava konusu ödeme emirlerinin ise düzenlenme tarihinin 13/11/2019 olduğu dikkate alındığında, amme alacağının asıl borçlu şirket nezdinde kesinleşmeden kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan takibi yoluna gidilmesine yasal olarak imkan bulunmadığından, dava konusu … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin kalan kısımları ile … tarih ve … ,… ve … takip numaralı ödeme emirlerinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf dilekçesinde öne sürülen iddialar Mahkeme Kararının … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 2008/Ekim dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi dışında kalan kısımları ile … tarih ve … ,… ve … takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin 2008/Ekim dönemine ait katma değer vergisi, vergi zıyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının incelenmesinden; Mahkemece; kamu alacağının şirket adına tarh ettirilmesi aşamasına yönelik hususlar incelenmiş ise de; dava konusu edilmeksizin kesinleşmiş idari işlemler sonrası kurulan yeni idari işlemlere karşı açılan davalarda, bu yeni işlemin hukuka uygunluğunun incelenebilecek olması, kesinleşmiş olan önceki hukuksal durumların yeniden incelenebileceği anlamı taşımadığı, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmış olmasına karşın daha sonra yapılandırma hükümlerinin ihlali üzerine, yapılandırmanın yeni bir hukuki duruma sebebiyet verdiği dikkate alınmaksızın ve asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmeksizin davacı adına ödeme emirleri düzenlendiğinden, yasal temsilcilerin sorumluluğu müessesesinin uygulanması için gereken tüzel kişi adına usulüne uygun takibe başlanıp takibin bitirilmesi şartı gerçekleşmediğinden dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, anlaşıldığından vergi mahkemesi kararının bu hususa ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen yukarıda yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin yapılandırma dilekçesi verdiği ve borcunu kabul ettiği, Yasa kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığından borcun hukuki durumunda bir değişiklik olmadığı ve yapılandırma olmamışcasına idari işlemlerin devam edebileceği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.