Danıştay Kararı 9. Daire 2020/477 E. 2022/4871 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/477 E.  ,  2022/4871 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/477
Karar No : 2022/4871

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İnşaat Turizm Tekstil Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu ödeme emri içeriğinde yer alan 2004/Aralık dönemine ilişkin 159,58-TL tutarındaki gecikme faizinin, davalı idare tarafından tahsili nedeniyle kaldırıldığı belirtildiğinden, ödeme emrinin 159,58-TL tutarındaki gecikme faizine ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı; … İnşaat Turizm Tekstil Ltd. Şti’nin 6736 sayılı Kanun kapsamında şirket borçlarının yeniden yapılandırıldığı ancak yapılandırılan borçların ödenmediği anlaşılmış olup, oluşan yeni hukuksal durum karşısında, şirket adına takip yapılması ve sonuç alınamaması durumunda şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenerek takip yapılmasının yasal bir zorunluluk olması karşısında, yapılandırma talebi nedeniyle meydana gelen yeni borç ilişkisi hususu dikkate alınmadan, doğrudan yapılandırmadan önceki ödeme emirleri dayanak alınmak suretiyle şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 2004/Aralık dönemine ilişkin 159,58-TL tutarındaki gecikme faizi dışındaki kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabulüne, ödeme emirin 2004/Aralık dönemine ilişkin 159,58-TL tutarındaki gecikme faizi dışındaki kısımlarının iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacının ortağı olduğu şirkete ait borçların 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığından ve yapılandırma işlemi sonucunda, şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, davalı idare tarafından yapılandırılan borçların artık yeni bir borç ilişkisi kapsamında değerlendirilerek öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmesi, oluşan yeni hukuksal durum karşısında şirket adına ödeme emri, haciz varakası vs. düzenlenerek takip yapılması ve ardından şirket adına sonuç alınamaması durumunda yapılandırma tarihinde ve yapılandırmayla oluşan yeni vade tarihlerinde asıl borçlu şirketin kanuni temsilci ve ortaklarından tahsili yoluna gidilmesi gerekirken bu yola başvurulmadan; yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacı adına, söz konusu yapılandırma kapsamındaki borçlardan sorumlu tutularak şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, mahkeme kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrası sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılandırmanın ihlal edilmiş olması durumunda, yapılandırılan borç eski haline dönüştürülerek 213 sayılı ve 6183 sayılı Kanunlar uyarınca takip ve tahsil işlemlerine devam edilmekte, dolayısıyla eski borcun ortadan kalkarak yeni bir borç doğduğunun kabulünün mümkün olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.