Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5042 E. 2022/4855 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5042 E.  ,  2022/4855 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5042
Karar No : 2022/4855

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Denizcilik ve Taşımacılık A.Ş.
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrrer 121. maddesi uyarınca hesaplanan kurumlar vergisinin %5’inin vergi indirimi olarak kabul edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun 728.223,56-TL’ye isabet eden kısmının iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket adına, iptal edilen bir transit geçiş beyannamesi nedeniyle 2016/Ocak dönemine ilişkin re’sen damga vergisi tarhiyatı yapıldığı bu nedenle davacı şirketin %5 vergi indiriminden yararlandırılmadığı, ancak savunma ekinde yer verilen damga vergisine ilişkin ihbarname fişi bilgilerinde tarhiyat nedeninin re’sen olarak gösterilmesine rağmen vergi inceleme raporuna veya takdir komisyonu kararına dayanılarak usulüne uygun gerçekleştirilen bir re’sen tarhiyatın söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin re’sen tarh edilen damga vergisi nedeniyle vergi indiriminden yararlandırılmaması sonucunda fazladan gerçekleştirilen kurumlar vergisi tahakkukunda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, %5 vergi indirimi uygulanmaması nedeniyle fazladan yapılan tahakkukun iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından; yasal düzenleme gereği indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verildiği ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresinde ödendiğinin ihtilafsız olduğu, mükellef adına damga vergisi tarhiyatı yapılmış olmasının vergi indiriminden yararlanılmasını engelleyen bir durum olup olmadığının tartışılması gerektiği, davacı şirketin sürekli damga vergisi mükellefi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamakta ise de, sürekli damga vergisi mükellefiyeti olan veya ihtiyarilik kapsamında olup sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükelleflerin, kanuni süresi içerisinde beyan etmeleri gereken damga vergisi bulunmaması halinde damga vergisi beyannamesi vermelerine gerek bulunmadığı, dolayısıyla, damga vergisi beyana tabi bir vergi olarak değerlendirilemeyeceğinden, gemi acentesi olan davacı şirket adına damga vergisi tarhiyatı yapılmasının da vergi indiriminden yararlanılmasını engelleyen bir husus olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumda, hakkında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmayan davacı şirketin, %5 vergi indiriminden yararlandırılmaması hukuka uygun olmadığından, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Mahkeme kararının sonucu itibarıyla yerinde görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrrer 121. maddesi ve 301 nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, hakkında 2016/Ocak dönemine ilişkin damga vergisi tarhiyatı bulunan davacı şirketin, 2018 yılı kurumlar vergisi beyanında %5 vergi indiriminden yaralanamayacağı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.