Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2015 E. , 2022/4838 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2015
Karar No : 2022/4838
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … Elektrik Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2016/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin …tarih ve E: …, K: …sayılı kararıyla; dava konusu katma değer vergisi yönünden yapılan değerlendirmede; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda re’sen araştırma ilkesinin benimsendiği, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu hususları değerlendirilerek Mahkemelerince ara kararı ile davacıdan 2016 yılına ait defter ve belgelerinin dosyaya ibrazının istenildiği, ancak davacı şirket tarafından defter ve belgelerinin ibraz edilmediğinin görüldüğü, bu durumda, davacı tarafından, defter ve belgelerinin zayi olduğuna ilişkin bir Mahkeme kararının dosyaya sunulamadığı, yasal defter ve belgelerin başkaca herhangi bir mücbir sebep hali de bulunmaksızın incelemeye ibraz edilmediği görüldüğünden davacı şirket yönünden Kanun’da katma değer vergisi indirimi için aranan şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davacının ilgili dönem beyanlarındaki katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle ortaya çıkan katma değer vergisinin davacı şirket adına re’sen tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu vergi asılları üzerinden üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden yapılan değerlendirmede ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesinde; 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat uygulanacağının düzenlendiği, aynı Kanunun 341/1 maddesinde de; vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlandığı, her ne kadar yasal defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmemişse de, davacı tarafından 2017 ve 2018 yıllarına ait yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edildiği görüldüğünden olayda gizleme kastının bulunmadığı, dava konusu tarhiyatlara 213 sayılı Kanunun 344. maddesi uyarınca ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası uygulanması gerektiği sonucuna varıldığından, vergi ziyaı cezalarının vergi aslının bir katı üzerinden uygulanan kısımlarında hukuka aykırılık, bir katı aşan tutarlar yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, vergi ziyaı cezasının bir katı aşan tutarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALI İDARENİN İDDİALARI : Davacının hiçbir mücbir sebep bulunmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, bu sebeple üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Defter belge isteme yazısı usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, 2016 yılında ihtirazi kayıtla beyanname verildiği, bunun üzerine açılan davanın kabulle sonuçlandığı, idarece yapılmış somut bir tespit olmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2016/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesinin 1. fıkrasında; 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği taktirde mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği belirtilmiş, 2. fıkrasında; vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat uygulanacağı, 359. maddesinin (a) fıkrasının 2. bendinde, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri tahrif etme veya gizleme veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma kaçakçılık suçu olarak tanımlanmış ve bu fıkranın son paragrafında, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde inceleme sırasında yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesinin gizleme olarak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin davalı temyiz istemine gelince;
Olayda, davacının defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın ibraz etmediğinin sabit olması nedeniyle, vergi ziyaı cezasının üç kat uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, tarhiyata ilişkin matrah farkının, idarece başkaca bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, sadece mükellefin vergi dairesine vermiş olduğu beyannamelerinden tespit edilmiş olması nedeniyle vergi ziyaı cezasının üç kattan bir kata indirilmesine ilişkin Mahkeme kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının ONANMASINA, üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının BOZULMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.