Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/3621 E. , 2022/5717 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3621
Karar No : 2022/5717
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına yasal defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2016/4 ila 12 dönemleri için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya 13/10/2020 tarihinde tebliğ edilen dava konusu vergi/ceza ihbarnamesine karşı en son 12/11/2020 (Perşembe günü) tarihinde dava açılması gerektiği, bakılan davanın 30 günlük süre geçirildikten sonra 25/08/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya elektronik tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, çünkü kendisinin bir elektronik tebligat adresinin bulunmadığı, adli yargıda hakkında görülen bir davada PTT’ ye yazı yazılarak elektronik adresi olup olmadığına ilişkin yazıya cevaben elektronik tebligat adresinin olmadığının bildirildiği, elektronik tebligata ilişkin bir belge ya da ekran görüntüsünün ibraz edilmediği, yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Elektronik ortamda tebliğ” başlıklı 107/A maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, 2. fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, 3. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun’un 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan ve 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, elektronik tebligat adresi, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulacak tebliğe elverişli elektronik ortam olarak tanımlanmış olup, elektronik tebligat sistemini kullanmak üzere, Tebliğ ekinde yer alan elektronik tebligat talep bildirimi ile bildirimde bulunan mükelleflere vergi dairesince, müracaat anında sistemden üretilecek internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kapalı bir zarf ile verileceği, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, elektronik imza ile imzalanacağı ve vergi dairesi adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletileceği, elektronik tebligat sistemine internet vergi dairesi üzerinden erişileceği, internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresine sahip olan gerçek ve tüzel kişilerin şifreleriyle elektronik tebligat adreslerine ulaşacağı belirtilmiş, 7. maddesinde ise zorunlu veya ihtiyari olarak tebligat sistemine dahil olanların aşağıda belirtilen durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re’sen kapatılacağı, düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyasının incelenmesinden, davacı adına düzenlenen cezalı tarhiyatlar içeriği ihbarnamelerin iptali istemiyle 25/08/2021 tarihinde Mahkeme nezdinde davanın açıldığı, davalı idarece verilen savunma dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden iptali istenilen vergi/ceza ihbarnamelerinin davacıya 13/10/2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Olayda, dava konusu işlemin 13/10/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiğine ilişkin idare tarafından dosyaya belge sunulduğu görülmüş ise de, davacının Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen görülen dava dosyası kapsamında anılan Mahkemenin PTT AŞ.’ ye davacının e-tebligat adresinin bulunup bulunmadığına ilişkin yazısına cevaben PTT AŞ. tarafından … sayılı yazı ile … isimli şahsa ait e-tebligat adresi bulunmadığı şeklinde cevap verildiği görülüp, davacının elektronik tebligata ilişkin talepte bulunduğuna dair bilgi veya belgenin de dosyaya sunulamadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı adına defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan dava konusu cezalı tarhiyatların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davanın süreaşımı yönünden reddine karar veren Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.