Danıştay Kararı 6. Daire 2019/11982 E. 2022/8690 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/11982 E.  ,  2022/8690 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/11982
Karar No : 2022/8690

TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR):1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Konut Yapı Koop.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Urla ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Urla Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve İzmir Büşükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında parsel için öngörülen olan plan kararlarının, yürürlükte bulunan üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı bir hususun bulunmadığı, uyuşmazlık konusu parselin, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı’nda işlenmiş olan kıyı kenar çizgisine olan mesafesinin 150 metreden fazla olması nedeniyle dava konusu parsele ilişkin imar planı kararlarının kıyı mevzuatının bağlayıcı hükümleri kapsamında bulunmadığı, üst ölçekli plan kararları doğrultusunda, parsel için belirlenen TAKS: 0.15, KAKS: 0.30 yapılaşma koşullu konut alanı plan kararının planlama esaslarına uygun olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile parselde öngörülen 10 metre ve 7 metre genişlikte yolun güzergâhlarının ve genişliklerinin planda atanan işlevini yerine getirmek için uygun olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu parsel için öngörülen enerji nakil hattına ilişkin yapı yasaklı alanlar taramasının, alanda üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararları çerçevesinde öngörülen ve alanda yaşaması öngörülen nüfusun ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik teknik altyapıya ilişkin bir plan kararı olduğu, park alanı plan kararının komşuluk birimi/mahalle park statüsünde bir açık yeşil alan olduğu, gerek konumunun gerek büyüklüğünün planda atanan işlevini yerine getirmek için uygun olduğu , ancak arazi kullanım kararları ve imar adasının formuna (şekline) ilişkin plan kararlarının oluşturulmasında dikkate alınmış olan mevcut fiziksel yapının, minimum parsel büyüklüğünün belirlenmesinde de dikkate alınmasının, planın ana hedeflerinden birisi olan ruhsatsız yapılaşmadan ruhsatlı yapılaşmaya geçilmesine imar uygulamaları açısından kolaylaştırıcı bir unsur olacağı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporu’nda “gelişme” ve “yerleşik” konut alanlar için farklı minimum parsel büyüklüğü belirlenmesini meşru kılacak bir gerekçe bulunmaması tespitlerine bağlı olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planı’nda gelişme konut alanları için minimum parsel büyüklüğü 500 m2 ve yerleşik konut alanları için 300 m2 olarak farklı minimum parsel büyüklüklerinin belirlenmiş olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve planlamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN … BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞININ İDDİALARI: Meskun (yerleşik) konut alanlarında parsel büyüklüğü belirlenirken, yerleşik alanda yapılaşmalar genelde ikili bloklar şeklinde olduğundan alanda bulunan mülkiyet dokusu dikkate alınarak parsel büyüklüğünün 300 m2 belirlendiği, gelişme konut alanlarında ise turizm tesisleri de yer alabileceğinden ve parsellerde henüz yapılaşma olmadığından 500 m2 olarak belirlendiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN … BELEDİYE BAŞKANLIĞININ İDDİALARI : Gelişme konut alanlarının kısmen yapılaşmış alanlar olduğu, çoğunlukta ise boş alanlar olduğu bu nedenle 500m2 minimum parsel büyüklüğü belirlendiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı’nda gelişme konut alanları için minimum parsel büyüklüğü 500 m2 ve yerleşik konut alanları için 300 m2 olarak farklı minimum parsel büyüklüklerinin belirlenmiş olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz, … tarih ve … sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen turizm ve 2. konut alanları, kısmen 10 m taşıt yolu, kısmen enerji nakil hattı olarak planlanmıştır. Urla Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve … tarih ve … sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile kısmen gelişme konut alanı, kısmen park, kısmen 10 m taşıt yolu, kısmen 7 m yaya yolu, kısmen de enerji nakil hattına bağlı olarak yapı yasaklı alan olarak planlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “2.Tanımlar ve Yapılaşmaya İlişkin Özel Hükümler” başlığı altına “2.1.1 sayılı Yerleşik konut alanları: Yerleşik konut alanlarında max.kaks:0,30 olarak uygulama yapılacaktır. Minimum parsel büyüklüğü: 300 m2 dir.”, “2.1.2.Gelişme konut alanları: Gelişme konut alanlarında max.kaks:0,30 olarak uygulama yapılacaktır. Minimum parsel büyüklüğü: 500 m2 dir.” şeklindeki plan notuna yer verilmiştir.
Davacı tarafından, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen plan notunun, uyuşmazlık konusu parsel üzerinde yer alan yapıların yerleşim şekilleri dikkate alınmadan yapıldığı, gelişme konut alanı olarak planlanan parselinin plan notu uyarınca 500 m2 olarak düzenlenmesi suretiyle kat mülkiyetine geçişinin mümkün olmayacağı, kendi mülkiyetinde olmayan parsellerle şuyulandırılması sonucunu doğuracağı, bu durumun uygulamada sorunlara neden olacağı belirilerek 23.12.2016 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın Urla Belediye Meclsinin … tarih ve … sayılı kararı ile reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanunun 8/b maddesinde; imar planının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğunun sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyece yapılacağı ve yaptırılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7/b maddesinde:” Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları ile; planın kapsadıkları bölgenin nitelikleri, bölgenin ihtiyaçları, bu unsurların gerektirdiği nüfus, yoğunluk, donatı gibi unsurlar dikkate alınarak arazi kullanımı, koruma, kısıtlama hakları belirlenmektedir.
İmar planı, plan notları, lejant ve plan raporu ile bir bütündür. Düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarının, plan hükümlerini açıklayıcı nitelikteki plan notları ile bir bütün olduğu, bu plan notlarının planın ayrılmaz bir parçası konumunda bulunduğu, imar planıyla belirlenmiş yapılaşma koşullarını açıklayıcı, belirleyici ve bütünleyici nitelikte olduğu açıktır.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında parsel için öngörülen plan kararlarının, yürürlükte bulunan üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı bir husus bulunmadığı, ancak arazi kullanım kararları ve imar adasının formuna (şekline) ilişkin plan kararlarının oluşturulmasında dikkate alınmış olan mevcut fiziksel yapının, minimum parsel büyüklüğünün belirlenmesinde de dikkate alınmasının, planın ana hedeflerinden birisi olan ruhsatsız yapılaşmadan ruhsatlı yapılaşmaya geçilmesine imar uygulamaları açısından kolaylaştırıcı bir unsur olacağı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporu’nda “gelişme” ve “yerleşik” konut alanlar için farklı minimum parsel büyüklüğü belirlenmesini meşru kılacak bir gerekçenin bulunmadığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı’nda gelişme konut alanları için minimum parsel büyüklüğü 500 m2 ve yerleşik konut alanları için 300 m2 olarak farklı minimum parsel büyüklüklerinin belirlenmiş olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve planlamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu tespitlerine yer verilmiş ise de, davalı idareler tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçelerinde meskun (yerleşik) konut alanlarında parsel büyüklüğünün, yerleşik alanda yapılaşmalar genelde ikili bloklar şeklinde olduğundan alanda bulunan mülkiyet dokusu dikkate alınarak 300 m2, gelişme konut alanlarında ise turizm tesisleri de yer alabileceğinden ve parsellerde henüz yapılaşma olmadığından 500 m2 olarak belirlendiği bu nedenle gelişme konut alanları ile yerleşik konut alanlarında böyle bir ayrıma gidildiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlığa konu alanı kapsayan ve işlem tarihinde yürürlükte olan 16.11.2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan İzmir- Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan hükümlerinin 4.Tanımlar başlığı altında 4.7. sayılı maddede Kentsel Yerleşik Alanların: “Büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde varolan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlardır.”, 4.8. sayılı maddesinde ise Kentsel Gelişme Alanlarının: “Bu planın hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejilerine göre bu planla kentsel yerleşime uygun bulunan kentsel kullanımların geliştirileceği alanlardır.” şeklinde tanımlandığı, söz konusu plan hükümleri ile birlikte ele alındığında 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notunda yer alan yerleşik konut alanları için 300 m2 şartının, mevcut binaların bulunduğu alanlara yönelik olarak getirilen bir düzenleme olduğu, gelişme konut alanları için belirlenen 500 m2 şartının ise henüz yapılaşmamış parsellere yönelik bir uygulama olduğu, uygulama imar planı plan notu ile böyle bir düzenleme yapılabileceği, bu düzenlemenin konut üretiminde mevcut duruma yol gösterici nitelikte olduğu, planlanan alanın yapılaşma ve yoğunluk durumları ile mevcut yapı dokusununa ilişkin hususlar dikkate alınarak düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.