Danıştay Kararı 3. Daire 2019/634 E. 2022/3821 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/634 E.  ,  2022/3821 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/634
Karar No : 2022/3821

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Mirasçıları



VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2012 yılının Mayıs ila Eylül dönemlerinde yüklendiği ve indirim yoluyla gideremediği ihracat teslimlerinden kaynaklanan katma değer vergisi iadesi talebinin vergi inceleme raporuyla kısmen reddi üzerine bu kısmın iadesi için yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, ilgili dönemlerde faturalarını kayıtlarına aldığı … Kimyasalları Makine İnşaat Gıda İmalat İthalat İhracat Sanayi Limited Şirketi ve … İnşaat Nakliyat Tarım Ürünleri Turzim Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ilişkili olduğu hususunun somut olarak ortaya konulamadığı dolayısıyla transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığından bahsedilemeyeceğinden katma değer vergisi iadesi talebinin reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusun Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin (d) bendine göre gelir ve kurumlar vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının yüklendiği ve indirim yoluyla gideremediği ihracat teslimlerinden kaynaklanan katma değer vergisinin vergi inceleme raporuyla kısmen reddi sonrasında reddedilen kısmın iadesi talebiyle yaptığı başvuru, davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısı ile reddedilmiş bunun üzerine 21/11/2016 tarihli dilekçeyle görülmekte olan dava açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde ise, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15.madde hükmünün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararında, dava konusu 19/04/2016 tarihli ret işleminin tebliğ tarihinin belli olmamasına karşın söz konusu işlemin Anayasa’nın 40. maddesinin öngördüğü şekilde davacıya bildirilmemesi nedeniyle davanın süresinde olduğu belirtilmişse de Anayasa’nın 40. maddesininde yer alan söz konusu güvence Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/3, K:2022/1 sayılı kararında da açıklandığı üzere, özel dava açma süresine tâbi olmasına rağmen, bu hususun işlemde ya da yazılı bildirimde açıklanmaması hâlinde, dava konusu işlemin tebliğ tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, genel dava açma süresinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. Bu itibarla yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve içtihadı birleştirme kararı uyarınca vergi mahkemelerinde dava açma süresi her halükarda otuz gün olup bu süre içinde açılmayan davaların reddi gerekmektedir. Bu nedenle dava dilekçesinde tebliğ tarihi gösterilmeyen ve dosyada bu hususa yönelik herhangi bir bilgi ya da belge bulunmayan 19/04/2016 tarihli dava konusu ret işleminine karşı 21/11/2016 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu değerlendirilip uyuşmazlığın esası incelenerek verilen Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.