Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2286 E. , 2022/3851 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2286
Karar No : 2022/3851
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av…
2- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ortağı olduğu seyahat acenteliği faaliyetinde bulunan … Turizm İşletmecilik Seyahat Ticaret Limited Şirketinin bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bırakarak ortaklarına dağıttığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporunun done alındığı takdir komisyonu kararına dayanılarak 2014 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu gelir vergisinin matrahı yönünden bağlı olduğu davacının ortağı olduğu … Turizm İşletmecilik Seyahat Ticaret Limited Şirketi adına yapılan 2013 yılı için yapılan kurumlar vergisi ve 2014 yılı gelir (stopaj) vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davalar … Vergi Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararlarıyla reddedildiğinden dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Üçüncü Dairesince, Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu tarhiyatın arsa satışlarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması üzerine söz konusu bozma hükmüne uyulmak suretiyle tarhiyatın değinilen kısmının matrahı yönünden bağlı olduğu 2013 yılı için yapılan kurumlar vergisi tarhiyatının, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmüne uyulmak suretiyle tarhiyatın arsa satışından elde edilen 12.190.463,00 TL kazancın %25’ine isabet eden kısmı yönünden Dairelerinin 21/02/2022 tarih ve E:2021/983, K: 2022/483 sayılı kararıyla davanın reddedildiği dikkate alındığında, tarhiyatın, değinilen kısmının davacının hisse oranı olan %10’luk kısmına tekabül eden bölümünde hukuka aykırılık bulunmadığı, fazlasının ise hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle istinaf başvurusu bu yönden reddedilmiş, tarhiyatın fazlasına dair Vergi Mahkemesi kararının sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra tarhiyat azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından bozma kararı sonrasında duruşma açılarak beyanları alınmaksızın karar verildiği, adil yargılanma hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği, bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, bozma öncesi kararla birebir aynı şekilde verilen kararın örtülü direnme niteliğinde olduğu, tarhiyatın dayanağı olan taşınmazların 3.105.000,00 TL bedelle satıldığı ve faturalarının gerçek bedel üzerinden düzenlendiği, takdir komisyonu tarafından tespit edilen tutarın varsayıma dayandığı, söz konusu taşınmazlar üzerinde takyidatlar bulunduğu, aynı zamanda iki ayrı şahsın sera yapmak suretiyle araziyi işgal ettiği, taşınmazın fiili ve hukuki ayıplarının göz önüne alınmadığı, gerçek mahiyetin saptanmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, İstinaf Merciince arsa satışından kaynaklanan kazancın %75’ine isabet eden kısmı hakkında hüküm kurulmadığı, davacı şirketin asıl kurulma amacının ve tek faaliyetinin arsa ticareti olduğu, taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının e bendinde yer alan istisna hükümünden faydalanmasının mümkün olmadığı, davacı şirketin … Anonim Şirketinin borçlarından dolayı mal kaçırma saikiyle kurulduğu, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, bozma hükmüne uyulmak suretiyle karar verildiğinden lehlerine usuli müktesep hak doğduğu, davalı idare temyiz isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.