Danıştay Kararı 3. Daire 2019/7267 E. 2022/3833 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7267 E.  ,  2022/3833 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7267
Karar No : 2022/3833

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Enerji Holding Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı /…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…., K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin örtülü sermaye kapsamındaki borçlanmaları üzerinden hesaplanan faizin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11. maddesinin 1. bendinin (b) işaretli alt bendi gereğince gider yazılamayacağından bahisle söz konusu tutarın matraha dahil edilmesi gerektiği yönünde tespitlere yer verilen vergi inceleme raporu uyarınca sonraki yıllara devreden katma değer vergisinin azaltılmasına yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında 2015 yılına ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı kurumlar vergisi inceleme raporunda, ilgili dönemde kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan “Transfer Fiyatlandırması Kapsamındaki İlişkili Kişilere İlişkin Bilgiler” bölümünde beyan ettiği şirketlerden temin ederek işletmede kullandığı dönem içi en yüksek borç tutarının, öz sermayesinin üç katını aştığı ve aşan kısmın örtülü sermaye olarak değerlendirileceği, ilişkili şirketlerden kullandığı borçlardan hesapladığı tutarı, örtülü sermayeye isabet eden finansman gideri olarak kanunen kabul edilmeyen giderlere eklediği hususlarının saptandığı dolayısıyla örtülü sermayenin varlığı için gerekli koşulların gerçekleştiği dikkate alındığında, aldığı borçlara ilişkin finansman giderleri (faiz) üzerinden hesaplayarak 2015 yılında indirime konu ettiği katma değer vergisini, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin (d) bendi gereğince Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca indirimi kabul edilmeyen giderlerden hesapladığı belirlendiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 5520 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yer alan örtülü sermayenin varlığı için aranan şartların mevcut olmadığı, bu maddenin uygulanabilmesi için taraflarınca iştiraklerine borç verilmesi ve iştirak ettiği bu şirketlerden temettü yerine faiz alması gerektiği ancak dava konusu olayda iştiraklerden borç alındığı ve bu şirketlere faiz ödendiği dolayısıyla borcun iştiraklerden alınması durumunda örtülü sermayeden bahsedilemeyeceği, iştiraklerin kendilerinden borç alması ve söz konusu borç için faiz ödenmesi durumunda örtülü sermaye müessesesinin uygulanabileceği, 3065 sayılı Kanun’un 30. maddesinin (d) bendi uyarınca, işle ve işletme ile ilgisi bulunmayan giderler için yüklenilen katma değer vergisi indirimi kabul edilmeyecek olup faaliyetlerinde kullanmış oldukları finansman hizmetine ilişkin yüklenilen katma değer vergisi indiriminin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.