Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3226 E. , 2022/4914 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3226
Karar No : 2022/4914
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Tunceli 51. Komando Tugay Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken 10/03/2020 tarihinde sözleşmesi feshedilen davacının, görevine iadesi istemiyle 24/09/2021 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin 51. Komando Tugay Komutanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile sözleşmenin feshi sebebiyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; her ne kadar sözleşmenin feshedilmesine yönelik davalı idare işleminin davacıya bildirilme tarihinin dosya kapsamında belirtilmediği görülmüşse de; sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işlem tarihi olan 16/03/2020 tarihinden sonraki ilk maaş ödeme tarihi olan 15/04/2020 tarihinde davacıya maaş ödemesi yapılmayacağından, ilişik kesme işlemden en geç 15/04/2020 tarihi itibariyle haberdar olduğunun kabulü gerektiğinden ve davacının göreve iade edilmesi istemiyle yaptığı 24/09/2021 tarihli başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olmaması nedeniyle süreyi canlandırıcı etkisi bulunmadığından, İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 11. maddesi açısından ise, süresinde yapılmış bir başvuru olmaması nedeniyle süreyi durdurucu bir etkisi bulunmadığından, dava konusu edilen idari işlemden haberdar olduğunun kabulü gerektiği en son (15/04/2020) tarihten itibaren, davacı tarafından haklarını ihlal eden idari işlem nedeniyle 2577 sayılı Kanun’un 7. ve 11. maddeleri uyarınca işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde veyahut da yukarıda anılan Kanun’un 11. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliği veya başvuruya 60 gün içinde cevap verilmemesi nedeniyle isteğin reddedilmiş sayıldığı tarihten itibaren kalan dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, idari işlemi öğrenmesi üzerine 1 yılı aşkın süre hareketsiz kalarak sonrasında yaptığı başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı görüldüğünden ve davacının 24/09/2021 tarihli başvurusunun da süreyi canlandırıcı bir etkisi olmadığından, 25/10/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşmenin feshi işlemi nedeniyle mağdur olduğunu, rahatsızlığı sebebiyle göreve gidemediğini, dolayısıyla işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tunceli 51. Komando Tugay Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, 23/01/2020 tarihinde izinde olduğu sırada jandarma tarafından yapılan kimlik kontrolünde, kimliğini ibraz etmeyerek kaçtığı, kıyafetlerini çıkartarak görevlilere bıçakla saldırdığı iddialarıyla sözleşmesi, disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle 16/03/2020 tarihli işlemle feshedilmiştir.
Ardından, davacı, 24/09/2021 tarihli başvurusuyla göreve yeniden iadesinin yapılması talebinde bulunmuş olup, davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemiyle talebinin reddedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde; idari davaların, idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçeler ile açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrak örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı belirtildikten sonra 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde dilekçelerin 3. maddeye uygun olmaması halinde; otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlemek veya noksanı tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un “dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında; “Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev ve yetki,
b) İdari merci tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,
g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,
Yönlerinden sırasıyla incelenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 14. maddesinin 4. fıkrasında ise, dilekçelerin bu yönlerden belirsiz ya da hatalı olması durumunda izlenecek hukuki yol düzenlenmiş ve “Dilekçeler bu yönlerden kanuna aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. Tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bununla birlikte, her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı haller arasında sayılmasa da usul hukuku ilkelerinden biri olması nedeniyle idari yargı düzeninde de uygulanması gereken taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrasında; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan mevzuat hükümleriyle, idari yargı makamlarının dava dilekçelerini nasıl inceleyecekleri, dilekçe içeriğinden anlaşılamayan bir istem olduğunda ya da dilekçede hata olduğunda nasıl karar verecekleri hükme bağlanmıştır. Öte yandan, usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan “taleple bağlılık ilkesi” uyarınca, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar vermelerinin mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davacının sözleşmesinin 16/03/2020 tarihli işlemle feshedildiği, davacının 24/09/2021 tarihinde idareye “yeniden göreve iadesi” istemiyle başvurduğu, idareye başvurusunun açıktan atama talebine ilişkin olduğu, ancak dava dilekçesindeki istemin sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemi olduğu, dolayısıyla davacı tarafından, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 16/03/2020 tarihli işlemin mi yoksa açıktan atama talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin mi iptalinin talep edildiği anlaşılmadan karar verildiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından sunulan dilekçede, hangi işlem veya işlemlerin iptalinin istenildiği konusunda açıklık bulunmayıp, dava konusu edilen işlem veya işlemlerin açık ve net şekilde ortaya konulamadığı; dolayısıyla, dava dilekçesinin bu haliyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesi hükmüne uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinde davanın konusunun duraksamaya neden olmaksızın açık ve net olarak ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.