Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/354 E. , 2022/4812 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/354
Karar No : 2022/4812
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Emlak Yapı Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi
(Eski Unvan: … Emlak Yapı Turizm ve Ticaret A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, karar ve ilâm harçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı, … Tüketici Mahkemesi’nin E:…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … sayılı kararlarının Yargıtay tarafından onandığı, davacının da aralarında bulunduğu iki tüzel kişi hakkında onama harcına hükmedildiği, ancak kararda aleyhine harca hükmedilen tüzel kişilerin müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına ilişkin herhangi ibarenin mevcut olmadığı, ödeme emrine konu karar ilam harçlarının davalılarına eşit olarak paylaştırılmak suretiyle her bir tüzel kişi hakkında ayrı ayrı takip yapılması gerekirken, tüm yargı harcının davacıdan istenilmesinin hukuka uygun olmadığı; öte yandan davacı tarafından ileri sürülen bahse konu ödeme emrinde mükerrer takipler ile 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan kalemlerinde mevcut olduğu iddiasının davalı idare tarafından da kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Harç tahsil müzekkeresi uyarınca düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, karar ve ilâm harçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 2. maddesinde; yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı, 1 sayılı Tarife’de yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu, 28. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, aynı Kanun’un 37. maddesinde, bu kanunda ödeme zamanı gösterilen harçlardan süresinde ödenmeyenlerin, ilgili mahkeme ve daireler tarafından, sürenin sonundan itibaren onbeş gün içinde bir yazı ile o yerin vergi dairesine bildirileceği ve harçların vergi dairesince tahsil olunacağı, yazıda; harcın nevi ve mahiyeti, miktarı, mükellefin soyadı ve adı ve en son ikâmet adresinin açık olarak gösterileceği ifade edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, başvurma, karar ve ilam harçları yargılama giderleri içerisinde sayılmış, ”Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, “(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmüne, “Yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlıklı 332. maddesinde de “(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun, “Müteselsil borçluluk” başlıklı 162. maddesinde, “birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar.” hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6098 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 162. maddesi hükmü dikkate alındığında, tarafların kendi aralarında rızai olarak müteselsil sorumluluk öngörmesi dışında, açık bir kanun hükmü bulunmadıkça müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla müteselsil sorumluluğun istisnai bir sorumluluk türü olduğu söylenebilir.
Yukarıda yer verilen Kanun maddelerinin incelenmesinden de görüleceği üzere, aleyhine hüküm verilenlerin birden fazla olması durumunda, karar ve ilam harçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, karar ve ilam harcına hükmedilen mahkeme kararında, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilenlerin müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmişse tamamından, belirtilmemişse her biri kendi payına düşen miktardan sorumlu olacaklardır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı (Eski unvan … Emlak Yapı Turizm ve Ticaret A.Ş.) ile … Yapı ve Turizm A.Ş’ye karşı açılan itirazın iptali davaları sonucunda, … Tüketici Mahkemesinin E:…, K:…; E:…, K:…; E:…,K:…;E:…,K:…; E:…, K:…; E:…,K:…; E:…, K:…; E:…,K:…; E:…, K:…; E:…,K:…; E:…,K:…; E:…,K:…; E:…,K:…; E:…, K:…; E:…,K:…; E:…,K:…; E:…, K:…; …, K:… ve E:…, K:… sayılı kararlarıyla karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği, söz konusu kararın davacıya tebliğ edilmesine karşın davacı tarafından harcın bir aylık süre içinde ödenmemesi üzerine, 05/04/2018 tarihli harç tahsil müzekkerelerinin, hükmedilen harcın tamamı üzerinden tesis edilip Mahkemesince, borcun tahsili için vergi dairesine gönderildiği, vergi dairesi tarafından da harç tahsil müzekkeresi uyarınca dava konusu ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edildiği görülmektedir.
Olayda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı … Tüketici Mahkemesi kararlarında, karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen tahsil edileceğinin belirtilmiş olması nedeniyle, dava konusu ödeme emrinin harcın tamamı üzerinden düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Öte yandan, bozma kararı uyarınca Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda, ödeme emrinin mükerrer düzenleme nedeniyle kaldırıldığı belirtilen kısımları ile 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılarak ödendiği belirtilen kısımlarının araştırılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.