Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/612 E. , 2022/5629 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/612
Karar No : 2022/5629
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, dava konusu ödeme emirleri içeriği bazı amme alacaklarının usule uygun tebliğ edildiği, bir kısmının ise usule aykırı tebliğ edildiği anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun kesinleştirilmeyen amme alacaklarına isabet eden kısmında hukuka uyarlık, diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; olayda, asıl borçlu şirketten kamu alacaklarının tahsil edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığında yasal mevzuat gereği şirket ortağına gidilmeden önce kanuni temsilcinin takip edilmesi gerekeceğinden bunun yapılıp yapılmadığının anlaşılması için Dairelerinin ara kararına idarece verilen cevapta; davacıya ortak olarak dava konusu ödeme emirlerinin 28/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, kanuni temsilci olan … adına düzenlenen ödeme emirlerinden bir kısmının bu tarihten sonra 07/11/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, diğer kısmın henüz tebliğ edilmediği, mal varlığı araştırmasının ise 2018 yılında yapıldığının anlaşılması karşısında kanuni temsilcinin öncelikle takip edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda öncelikle kanuni temsilcinin takibi sonuçlandırılmadan ortak olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun olarak kesinleşen vergi borçlarından kaynaklandığı, vadesinde ödenmeyen ve asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca dava konusu işlemlerin tesis edildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 11/12/2018 tarih ve E:2013/1, K:2018/1 sayılı kararı dikkate alındığında, limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’da, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı açık olduğundan, temyiz isteminin kabulü ile işin esası incelenmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 11/12/2018 tarih ve E:2013/1, K:2018/1 sayılı kararıyla, limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’da, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin kanuni temsilcisi hakkında takip yapılıp sonuçlandırılmadan şirket ortağı sıfatıyla 6183 sayılı Kanunun 35. maddesine göre ödeme emri düzenlenemeyeceği yolunda verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Buna göre, Vergi Dava Dairesince yeniden verilecek kararda; davacının ihtilaflı dönemlerde şirket ortağı sıfatını haiz bulunup bulunmadığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılıp yapılmadığı vb. hususlar yönünden araştırma yapılarak değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.