Danıştay Kararı 4. Daire 2019/2784 E. 2022/5637 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/2784 E.  ,  2022/5637 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2784
Karar No : 2022/5637

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili için düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnamelerin 24/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 6736 sayılı Kanun’un 2. maddesi kapsamında takip edilen ve kesinleşmiş bulunan tüm vergi borçların yapılandırma talebiyle yapılan 03/10/2016 tarihli başvuru üzerine 2008 yılı vergi borçlarının yapılandırıldığı halde yapılandırma kapsamına girmediğinden 2010 yılına ait vergi borcunun yapılandırmaya dahil edilmediğinin anlaşıldığı, olayda, dava konusu ödeme emri içeriği 2010 yılına ait vergi borcunun da 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırması gerektiği halde davacıya ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesinde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin tebliğ edilerek 23/09/2016 tarihinde kesinleştiği, vade tarihinin 23/10/2016 olduğundan yapılandırılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmış, aynı Kanunun 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına dava konusu ödeme emri içeriği 2010 yılına ait ödenmeyen muhtelif vergi borçlarına ilişkin ihbarnamelerin 24/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamelere karşı dava açılmadığı ve amme alacağının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının usulüne uygun kesinleştiği anlaşıldığından istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.