Danıştay Kararı 4. Daire 2019/8778 E. 2022/5608 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/8778 E.  ,  2022/5608 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8778
Karar No : 2022/5608

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, muhtelif vergi borcunun tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emirleri içeriği 2010 yılına ilişkin vergi borçları için düzenlenen ihbarnamelerin, 14/10/2016 tarihinde 213 sayılı Kanun’da belirtilen tebliğ usullerine aykırı şekilde mahalle muhtarlığına bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, buna göre usulüne uygun şekilde kesinleştirilmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin 2010 yılına ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu ödeme emirleri içeriği 2011 yılına ilişkin vergi borçları için düzenlenen ihbarnamelerin ise, 25/07/2017 tarihinde davacının bilinen adresinde oğluna tebliğ edildiği, ancak verginin doğmasını engelleyen kesin ve açık durumlarla ilgili iddiaların, “borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilerek ödeme emrine karşı açılan davada da incelenmesi gerektiği, bu doğrultuda Mahkemelerinin 11/02/2019 tarihli ara kararıyla, davacı ile müteaahit firma arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacının payına düşen daire sayısı ve bu dairelere ilişkin numaraların sorulduğu, ara kararına istinaden müteahhit firma tarafından 25/02/2019 tarihinde sunulan cevabın ve dosya içeriği belgelerin incelenmesinden, 2011 yılına ilişkin olarak düzenlenen ihbarnamelerin dayanağı takdir komisyonu kararlarında adı geçen … ve …’a yapılan satışlar için müteahhit firma tarafından fatura düzenlenmediği, gayrimenkul satanları sorgulama sayfasına göre 22/04/2011 tarihinde …’e ve 06/05/2011 tarihinde …’a satışların davacı tarafından yapıldığı, sözleşme uyarınca davacıya 2 adet, müteahhit firmaya ise 9 adet daire düştüğü, müteahhit firmaya düşen dairelerin de satışına ilişkin faturaların düzenlendiği, bu durumda, arsadaki hissesine karşılık davacı adına tescil edilen 2 adet dairenin satışının, ticari organizasyon çerçevesinde yapıldığı ve devamlılık unsuru oluşturduğundan bahsedilmesine imkan bulunmadığı, bu satışların tek başına davacının ticari kazanç elde ettiğine kanıt teşkil etmeyeceği, dolayısıyla gayrimenkul alım satımında bulunarak ticari kazanç elde edildiği hususu “borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, dava konusu ödeme emirlerinin 2011 yılına ilişkin kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gayrimenkul satışından elde ettiği kazancı beyan etmediği sabit olan davacı adına, takdir komisyonunca gerekli ve yeterli inceleme yapılarak takdir edilen matrah üzerinden re’sen tarh edilen vergi ve fer’ilerinin tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.