Danıştay Kararı 10. Daire 2022/2920 E. 2022/4478 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2920 E.  ,  2022/4478 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2920
Karar No : 2022/4478

DAVACI : … Barosu Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : 1- … Bakanlığı / …
2- … Bakanlığı / …

DAVANIN_ÖZETİ :Davacı tarafından, … Adliyesi’nde avukatların kullanımı için ayrılan 300 araç kapasiteli otoparkın avukatlara bedel karşılığı kullandırılması ve bu alanın … 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğünce işletilmesine dair … tarihli, … sayılı ve otopark ücret tarifelerine ilişkin … tarihli, … sayılı Adana Cumhuriyet Başsavcılığı işlemlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ:2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı kurala bağlanmış; “Aynı Dilekçe ile Dava Açılabilecek Haller” başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanun’la verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş “genel görevli” mahkemeler olduğu; aynı Kanun’un 3410 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik 5. maddesinde, idare mahkemelerinin vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla, ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için, öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Başka bir ifadeyle, yargı yerlerinin farklılığı, 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerlerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; … Adliyesi’nde avukatların kullanımı için ayrılan ve …1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü tarafından işletilmesine karar verilen 300 araç kapasiteli otoparka ilişkin ücret tarifesinin belirlendiği … tarih ve … sayılı Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı kararının bildirilmesine dair Adana Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … sayılı işlemi ile İşyurdu Müdürlüklerince işletilen yerlere ilişkin 2022 yılı otopark ücret tarifesinin belirlendiği … tarih ve … sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Yüksek Kurulu kararının bildirilmesine dair … tarih ve … sayılı Adana Cumhuriyet Başsavcılığı işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
İptal istemine konu Adana Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … sayılı işlemiyle bildirilen … Adliyesi’nde avukatlara ayrılan otopark alanına ilişkin ücret tarifesinin belirlendiği … tarih ve … sayılı Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı işleminin … Adliyesi’ne münhasır olarak tesis edilmesi nedeniyle ülke çapında uygulanan bir düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, anılan işlemin iptali istemiyle açılacak olan davanın görüm ve çözümünün Adana İdare Mahkemesi’ne ait olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bununla birlikte, … tarih ve … sayılı Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yazısında bildirilen Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Yüksek Kurulunun, İşyurdu Müdürlüklerince işletilen yerlere ilişkin 2022 yılı otopark ücret tarifesinin düzenlendiği … tarih ve … sayılı işleminin iptaline yönelik uyuşmazlığın, anılan işlemin ülke çapında uygulanan düzenleyici işlem niteliğinde olması nedeniyle Danıştay tarafından çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır.
Öte yandan, davacı tarafından iptali istenilen Adana Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … sayılı ve … tarih ve …sayılı işlemlerinin iptal davasına konu edilebilecek kesin ve icrai işlemler olmaması, bildirim mahiyetinde bulunması nedeniyle davacının işbu davayı açmaktaki asıl maksadının Adana Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla davacıya bildirilen Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Yüksek Kurulu’nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali olduğu anlaşılmakta ise de; iptali istenilen işlemlerin dava dilekçesinde tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmediği görülmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından iptali istenilen idari davaya konu edilebilecek kesin ve icrai nitelikteki işlemlerin tarih ve sayısının hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirtilmek suretiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … sayılı işlemiyle bildirilen Adana Adliyesinde avukatlara ayrılan otopark alanının avukatlara bedel karşılığında kullandırılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığı işleminin iptali istemiyle Adana İdare Mahkemesinde; Adana Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … sayılı işlemiyle bildirilen ücret tarifesine ilişkin … tarih ve … sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Yüksek Kurulu işleminin iptali istemiyle de Danıştay’da 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddesine uygun olarak yenilenen ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin, 1. fıkrasının, (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde dava açmakta serbest olunmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, dava dilekçesi örneği ile eklerinin ve artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine 13/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.