Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6520 E. , 2022/5596 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6520
Karar No : 2022/5596
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-…
2-…
3-…
…
39-…
40-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamında hatsız ticari tahditli minibüs sahibi olan davacılar tarafından, söz konusu araçların ihtiyaç duyulan merkez ilçelerde hatlandırılması talebiyle açılan davalarda mahkemelerce iptal kararı verilmesine rağmen, davalı idarece herhangi bir işlem tesis edilmemesi üzerine 23/02/2021 tarihinde mahkeme kararları doğrultusunda ihtiyaç olan güzergahlarda hatlandırılması amacıyla yeniden yapılan başvurunun, “…ilgili kurumlardan çalışma alanlarına giren konularda görüş istenildiği, gelecek görüşler doğrultusunda talebin UKOME toplantılarında değerlendirileceğine” ilişkin … tarih ve … sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacılar tarafından hatsız ticari tahditli plakaların ihtiyaç bulunan merkez ilçelerde hatlandırılması istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin açılan davalarla ilgili … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin muhtelif kararlarında; dava konusu işlemlerin iptallerine ilişkin kararların davalı idareye tebliği sonrası, davalı idarece 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi kapsamında söz konusu kararlar doğrultusunda işlem tesis edilmesi amacıyla 25/01/2021 tarihinde ilgili kurumlara görüş sorulduğu, gelen görüşlerin tamamlanmasının ardından UKOME tarafından makul bir süre içerisinde davacıların taleplerine ilişkin kararın alındığının görüldüğü, her ne kadar 2577 sayılı 28/1. maddesinde yargı kararlarının icrası için davalı idarelere 30 günlük süre öngörüldüğü açık ise de, ulaşım planlamasının belirli bir zaman gerektirdiği, davalı idarece planlamaların başlatılmasına yönelik bu süre içerisinde işlemlerin başlatıldığı, yargı kararının uygulanmaması nedeniyle davacıların taleplerinin değerlendirilmemesi gibi bir durum söz konusu olmadığı, öte yandan, davacılar tarafından istinaf merciince verilen iptal kararları uyarınca doğrudan hatlandırılmaları gerektiği ileri sürülmekte ise de, mahkemece verilen kararların gerekçesi incelendiğinde, davalı idarece önceki UKOME kararları doğrultusunda işlem tesis edildiği ancak kent merkezi ve çevresinde yeni oluşan ihtiyaçlar kapsamında değerlendirilerek işlem edilmesi gerektiğinin belirtildiği, dolayısıyla bu gerekçenin doğrudan davacıların hatlandırılması anlamına gelmeyeceği, kaldı ki, davalı idarece de kentin ulaşım ihtiyaçları değerlendirilerek davacıların taleplerinin uygun bulunmadığı görülmekle, bu iddialarına itibar edilemediği, diğer taraftan; yine davacılar tarafından, “UKOME’nin … tarihli ve … sayılı kararıyla “…minibüsler şoför hariç tadilatsız olarak 14 kişi olacaktır” ibaresinin “…16 kişiye kadar olacaktır”. şeklinde değiştirildiği, İzmir ilinde halihazırda 1117 adet M plakalı ticari tahditli minibüsün faaliyet gösterdiği, her minibüse 2 koltuk ilave edildiğinde toplamda 2234 adet koltuk kapasitesinin artacağının açık olduğu, kapasite artırım kararının öncesinde her bir minibüsün 14 kişilik olduğu dikkate alındığında, yaklaşık 160 adet minibüse daha ihtiyaç duyulduğunun aslında davalı idarece de tespit edildiği, Gaziemir-Fahrettin Altay arasında yeni hat oluşturulduğu, söz konusu hatta ihtiyacı karşılamak üzere başka duraklardan araç aktarımı yapıldığı” iddialarının ise anılan UKOME kararlarına karşı açılacak davalarda ileri sürülebileceği, bu davada dinlenilmesinin ise mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; dava dosyasındaki bütün bilgi ve belgelerle ilgili yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde ; ” UKOME’nin … tarihli ve … sayılı kararıyla” minibüsler şoför hariç tadilatsız olarak 14 kişi olacaktır” ibaresinin “..16 kişiye kadar olacaktır” şeklinde değiştirildiği, İzmir İli’nde halihazırda 1117 adet M plakalı ticari tahditli minibüsün faaliyet gösterdiği, her minibüse 2 koltuk ilave edildiğinde toplamda 2234 adet koltuk kapasitesinin artacağının açık olduğu, kapasite artırım kararının öncesinde her bir minibüsün 14 kişilik olduğu dikkate alındığında, yaklaşık 160 adet minibüse daha ihtiyaç duyulduğunun aslında davalı idarece de tespit edildiği, Gaziemir-Fahrettin Altay arasında yeni hat oluşturulduğu, söz konusu hatta ihtiyacı karşılamak üzere başka duraklardan araç aktarımı yapıldığı hususunun açık ve tartışmasız olup, bu haliyle yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan araçların sayı itibarıyla yetersiz kaldığı hususunun bizzat davalı idarece de kabul edildiği, öte yandan; İstinaf Mahkemesi tarafından verilen ve iptal yönündeki E:… , E:… , E:… , E:… , E:… , E:… ve E:… sayılı kararların davalı idareye tebliği üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen, davalı idarece özetle; ihtiyaç olan hat ve/veya mahallerde uyuşmazlığa konu hatsız ticari minibüslerin hatlandırılması gerektiği yolunda gerekçelere yer veren mahkeme kararlarının hukuki gereklerinin yerine getirilmediği, bu durumda; kesinleşen yargı kararları ile hatsız ticari tahditli minibüslerin kazanılmış haklarının bulunduğu hususunda artık bir tartışma bulunmadığı, tüm il genelinde ihtiyaç duyulan ve yeni oluşturulan hatlarda plakaların veriliş amacına uygun olarak yargı kararlarıyla kazanılmış hakları bulunduğu kabul edilen uyuşmazlığa konu araçların hatlandırılması gerekirken, bunun aksine mevcut araçların koltuk kapasitesinin artırılması ve/veya yeni hat oluşturularak buralarda çalışacak araçlar için ihaleye çıkılması gibi yöntemlerle çözüm oluşturulmasının yargı kararı ile kazanılmış hakların bertaraf edilmesi veya sürüncemede bırakarak etkisiz kılınması sonucunu doğuracağından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere (kesin olarak) karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, anılan karar temyiz edilmiş; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla, davalı idarenin temyiz istemine konu kararın 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde belirtilen temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka uygun olmayan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir…3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir…6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay’ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından iptali istenilen İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı işleminin, düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı, bu suretle 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği; belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem sıfatına da haiz olmadığından 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamına da girmeyeceği dolayısıyla temyiz yolu açık bulunan davalar arasında yer almadığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu temyiz isteminin reddine dair kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. Mahkeme tarafından Dairemiz kararının bir örneği … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmek üzere dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.