Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5630 E. , 2022/4482 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5630
Karar No : 2022/4482
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendilerine asaleten …, …, …, …’e velayeten … ve …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, …’in Erciş Devlet Hastanesi’nde 19/05/2014 tarihinde gerçekleştirilen doğumu sırasında meydana gelen omuz distosisi (takılması) üzerine zorlama ve baskı ile doğumun gerçekleştirilmesi nedeniyle brakial pleksus hasarı oluştuğu, doğum olayında ve çocuğun engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddia edilerek uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık … için 10.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi, … ve … için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi ve …, … ve … için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 420.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, istinaf gerekçelerinin kararda değerlendirilmediği, bilirkişi raporunun takdiri delil olduğu, gerçekleri yansıtmadığı, mağdur bebeğin kolunun doğum esnasında çekilmesi ile sinir damarlarının koparıldığı, çocuğun kolundaki damarların koparılmasının sebebinin açıklanmadığı, hangi kriterlere göre doktor ve ebelerin kusursuz bulunduğunun açıklığa kavuşturulmadığı, günümüzde imkanların gelişen teknoloji ile kısıtlı olmaktan çıktığı, gelişen bu tür durumların komplikasyon olarak nitelendirilerek hukuka aykırı fiillerin meşrulaştırıldığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, davacılar tarafından, …’in Erciş Devlet Hastanesi’nde 19/05/2014 tarihinde gerçekleştirilen doğumu sırasında meydana gelen omuz distosisi (takılması) üzerine zorlama ve baskı ile doğumun gerçekleştirilmesi nedeniyle brakial pleksus hasarı oluştuğu, doğum olayında ve çocuklarının engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddia edilerek uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık … için 10.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi, … ve … için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi ve …, … ve … için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 420.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı raporda özetle; “Davacıda doğum öncesinde, doğumun normal koşullar dışında gerçekleşebileceğine dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı, miadında normal doğum olarak hastaneye yatırılan davacının doğum öncesi muayenesinin ilgili hekim tarafından yapıldığının anlaşıldığı, doğumun vajinal yoldan sonlandırıldığı, mevcut tıbbi belgelerde bebeğin fiziksel gelişiminin normal olduğu, söz konusu bulguların normal yoldan doğum yaptırılma sınırları içinde değerlendirildiği, sezaryen endikasyonunun bulunmadığı, doğum eyleminde uzama ya da aksaklık bildirilmediği, söz konusu bulgularla davacıya normal doğum yaptırılmasının doğru bir yaklaşım olduğu, küçükte saptanan brakial pleksus lezyonunun normal doğum eylemi sırasında tüm özenin gösterildiği durumlarda dahi bebeğin vajinal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiği ve öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirildiği, bebeğin fiziksel gelişimi, doğum öncesi tetkik sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; doğum eylemi sırasında bebekte pleksus brakialis lezyonu oluşması yönünden ilgili sağlık çalışanlarına atfı kabil bir kusur tespit edilemediği” yönünde görüşlere yer verilmiştir.
Dosyada hasta ve hasta yakınları tarafından sezeryanla doğum istenilmediği, normal yolla doğuma rıza verildiğine ilişkin kayıt bulunduğu görülse de, doğum öncesinde yapılan ultrason tetkiki ile bebeğin tahmini ağırlığının 4200 gram olarak hesaplandığı, ultrason tetkikinde olabilecek hata payı da düşünüldüğünde bu tahmini ağırlıktaki bir bebeğin normal doğum ile doğurtulmasının risk taşıyıp taşımadığı, öte yandan, omuz takılması ihtimalini artıran etkenlerden annenin tansiyon, diabetik gebelik rahatsızlıkları bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi ve belge olmamasının yanında annenin daha önce sezeryan ile doğum yaptığı da gözetildiğinde tıbbi açıdan sezeryan ile doğumun bir gereklilik olup olmadığı hususlarının tartışıldığı, açıklığa kavuşturulduğu ek bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak verilen davanın reddine ilişkin kararda hukuki isabet bulunmamaktadır
Bu nedenle, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.