Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/318 E. , 2022/4790 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/318
Karar No : 2022/4790
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:… İnşaat Tarım Tıbbi Aletler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesabına uygulanan haczin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının kanuni temsilcisi bulunduğu asıl borçlu şirketin 2000 ve 2001 yıllarına ilişkin beyan üzerine kesinleşen vergi borçlarının bulunduğu, söz konusu borçların şirketten tahsil imkanı kalmadığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim edilen ödeme emirlerinin, bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine, 2010 yılında vergi dairesi nezdindeki ilan panosunda askıya çıkarılmak suretiyle ilanen tebliğ edildiği, bu şekilde kesinleştiği varsayılan amme alacağının 01/01/2011 tarihinde başlayan tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2015 tarihinde dolacağı nazara alındığında, alacağın tahsili için yapılan işlemlerle ilgili dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden anılan alacaklar için e-haciz işleminin tatbik edildiği 2019 yılından önce 6183 sayılı Kanun’un 103. maddesinde belirtilen nitelikte zamanaşımını kesen bir halin mevcut bulunmadığı, her ne kadar davalı idarece belli dönemlerde bankalara haciz ihbarnameleri gönderilmiş veya e-haciz işlemi bulunduğu belirtilmiş ise de, herhangi bir mal varlığı veya banka hesabı gibi hak veya alacak tespit edilemediği için haczin uygulanamadığı, yani yasadaki ifadeyle herhangi bir haciz tatbikinin söz konusu olmadığı, sadece haciz bildiriminde bulunulduğu, bu bakımdan sadece haciz bildiriminde bulunulmasının zamanaşımını kesmeyeceği, zira yasada “haciz tatbiki” denilmekle borçlunun mal varlığı var ise haciz tatbik edilerek sonraki tahsil işlemlerine devam edilmesi ve eğer haciz tatbik edilememiş ise o takdirde idareye yasadaki diğer imkanları kullanma hakkı verilmiş olması nedeniyle yasa koyucunun zamanaşımını kesen haller içinde özellikle haciz tatbikinden bahsettiği sonucuna varıldığı, sırf haciz bildiriminde bulunmanın veya haciz varakası düzenlemenin zamanaşımını kesmeyeceği, zamanaşımını kesen başkaca bir halin mevcudiyetinin de ispatlanamaması karşısında davacı hakkında zamanaşımına uğrayan alacaklar için tesis edilen dava konusu e-haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, haczin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin süresi içerisinde ödenmeyen vergi ve cezalara herhangi bir itirazda bulunmadığından borcun kesinleşmesi üzerine vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilememesi, mal varlığı araştırması sonucu menkul ve gayrimenkul mal varlığına rastlanmaması nedeniyle, söz konusu vergi borçlarının şirket kanuni temsilcisi ve şirket ortağı olan davacıdan tahsiline gidildiği,yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY
… İnşaat Tarım Tıbbi Aletler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesabına tesis edilen haciz işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanun’da yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı; Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ esasları” başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği; “Tebliğ evrakının teslimi” başlıklı 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan şeklinde, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altının beyanı yapana imzalattırılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza edip tebliğ edilemeyen evrakın çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran mercii tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı ve son fıkrasında da, yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının banka hesabına tatbik edilen haciz işleminin dayanağı davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacının mernis adresinde 14/07/2009 ve 18/07/2009 tarihlerinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, 14/07/2009 tarihli tebligatın muhatabı olarak asıl borçlu olan … İnşaat Tarım Tıbbi Aletler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi gösterilmekle beraber tebliğ alındısında herhangi bir şerh veya imza bulunmadığı, iade edilip edilmediğinin belli olmadığı, 18/07/2009 tarihli evrakta ise muhatabın adresten ayrılmış olduğu ve açık adresinin bilinmediğinin, adreste bulunan oğlunun sözlü beyanından öğrenildiği şerhinin düşülmüş olduğu ve sadece dağıtıcının ismi ve imzasının bulunduğu görülmektedir.
Olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebliğ yoluna gidildiği görülmüşse de, davacının adresinde bulunamadığına ilişkin tebliğ alındılarının, yukarıda yer verilen 213 sayılı Yasa’nın 102. maddesinde sayılan kişilerin imza ve beyanı ile tutanak haline getirilmediği anlaşıldığından, usulüne uygun tebliğ edilmeyen ödeme emirleri dolayısıyla davacının banka hesabına tatbik edilen haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.