Danıştay Kararı 3. Daire 2020/655 E. 2022/3816 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/655 E.  ,  2022/3816 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/655
Karar No : 2022/3816

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının muhasebe işlerini yürüttüğü … Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile … Madencilik Hafriyat İnşaat İnşaat Nakliyat Ticaret Sanayi Limited Şirketi’nin komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediğinden bahisle 2010 ila 2012 yıllarının muhtelif dönemleri için re’sen salınan vergi ve kesilen cezalardan müteselsilen sorumlu tutulması suretiyle adına tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Muhasebecilerin, hizmet verilen mükellefin defter ve belgelerini muhasebe kurallarına göre tutmak dışında karşıt inceleme yapmak, bilgi ve belge toplamak ya da rapor hazırlamak gibi yetkileri bulunmadığından imzaladıkları beyannamelere esas alınan faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğunu bildiklerine yönelik somut bir tespit olmadan sorumlu tutulmalarının hukuken mümkün olmadığı, davalı idarece bu yönde bir saptama yapılmaksızın davacının ortaya çıkan vergi kaybından müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının hizmet sunduğu mükellefin gerçeğe aykırı fatura düzenlediği hususunun hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporuyla ortaya konulduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca imzaladığı beyannameler nedeniyle ödenmeyen kamu alacağından mükellefle birlikte sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.