Danıştay Kararı 3. Daire 2022/1463 E. 2022/3761 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/1463 E.  ,  2022/3761 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1463
Karar No : 2022/3761

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI)… Vergi Dairesi Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …
2- (DAVACI) … İnternet Teknolojileri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca davayı yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hasılatının bir kısmını paravan şirket aracılığıyla kayıt ve beyan dışı bıraktığı, ödemelerinin bazılarını banka ve benzeri kuruluşlarca düzenlenen belgelerle tevsik etmediği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi ile mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemidir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezalarının dayanağı vergi inceleme raporunun atıfta bulunduğu vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin esasa etkili bir şekil hatası olduğu ve davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve ceza kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, kablolu ağlar üzerinden internet erişiminin sağlanması alanında faaliyet gösteren şirketin, …com adlı internet sitesi üzerinden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren … İnternet Teknolojileri Uluslararası İşletme Limited Şirketi’nin ise …net adlı internet sitesi üzerinden satış yaptığı, şirketin % 90 hisse ile ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan …’ün aynı zamanda … İnternet Teknolojileri Uluslararası İşletme Limited Şirketi’nin de %90 hisse ile ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, Kıbrıs’taki şirketin geriye kalan %10’luk hissesinin ise davacı şirketin müdürü …’nın kardeşi olan ve davacı şirkette ücretli çalışan …’ya ait olduğu, Kıbrıs’taki şirketin veri merkezinin Ankara ve İstanbul’da bulunduğu ve bu şirket tarafından …net üzerinden yapılan satışlarda ödemelerin müşterilere “Türkiye’de ödeme kapısı” ve “Global ödeme kapısı” başlıklı iki seçenek sunularak gerçekleştirildiği, “Türkiye’de ödeme kapısı” seçildiğinde ödemelerin davacı şirketin banka hesaplarına, “global ödeme kapısı” seçildiğinde ise daha düşük tutarlı ödeme yapılarak tutarların Kıbrıs’taki şirketin banka hesaplarına yönlendirildiği, isimtescil.net sitesinde iş yeri iletişim bilgileri olarak davacı şirketin telefon ve faks numaralarına yer verildiği ve harita üzerinde davacı şirketin iş merkezinin işaretlendiği, bu siteden destek hizmeti alındığında hizmetin davacı şirketin çalışanlarınca verildiği, davacı şirket hakkında verilen ihbar dilekçesinde, Kıbrıs’taki şirketin paravan olarak kurulduğu, her iki şirketin internet siteleri üzerinden gerçekleştirilen işlemlere ait yapılacak ödemelerde müşterilerin Kıbrıs’taki şirketin banka hesaplarına yönlendirildiğine yer verildiği, …net sitesi için ilgili kuruluşlara yapılan başvurunun … tarafından yapıldığı ve başvuru dilekçesinin davacı şirket kaşesiyle kaşelendiği, davacı şirket yöneticilerinin e-posta adreslerinde isimtescil.net internet sitesinin uzantılarını kullandığı, …’ya her iki şirketin yetkilisi … tarafından Kıbrıs’taki şirket adına ihaleye giriş, araç alım satımı, banka işlemleri gibi geniş yetkiler kapsayan vekaletnamenin verildiği, … ile … tarafından Kıbrıs’taki şirket ile sadece iş ortaklığı ilişkilerinin olduğu, bu şirketin kuruluşunda ortaklıklarının olmadığı, bunun haricinde bilgilerin şirketin yetkililerinden istenmesi gerektiğinin beyan edildiği, Kıbrıs’taki şirketin vergi mükellefiyetinin 02/11/2010 tarihinde başlamakla birlikte, 2008 ve 2009 yıllarında da mükellefiyet kaydı bulunmaksızın fatura düzenlediğinin ve bu şirkete ait fatura ve evrakların davacı şirketin iş yerinde yapılan aramada ele geçirildiği yönünde saptamalara yer verildiğinin görüldüğü, sözü edilen tespitler ile beyanların birlikte değerlendirilmesinden, Kıbrıs’ta faaliyet gösteren şirketin girişimci, çalışan, fiziksel mekan, sermaye gibi unsurlardan yoksun olduğu ve bunların tamamının davacı şirket tarafından sağlandığı, bahse konu şirketin herhangi bir hizmeti üreterek satacak potansiyelinin de bulunmadığı ve gerçekleştirilmiş gibi gösterilen hizmet satışlarının gerçekte davacı şirkete ait satışlar olduğu anlaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, somut bir saptama olmaksızın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ise hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle cezalı vergi yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı saptandığından adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, vergi tekniği raporunun sayfaları eksik olarak tebliğ edilerek savunma hakkının kısıtlandığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulmuş olan bir şirketin hesap ve işlemlerinin Türkiye’de kurulmuş bir şirkete ait olduğunun kabulünün uluslararası hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz
istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrasında verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kural altına alınmıştır.
Olayda, kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılatı karşılığında fatura düzenlemediği saptanan davacı adına, özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinde öngörülen tüm unsurlar gerçekleşmiş olduğundan sözü edilen hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.