Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1273 E. 2022/4775 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1273 E.  ,  2022/4775 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1273
Karar No : 2022/4775

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Mal Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Seracılık Uluslararası Nak. Plas. San. ve
Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ilgili dönem geçici vergilerin indirim konusu yapıldığı ve kurumlar vergisinin eksik tahakkuk ettiğinden bahisle 2016 yılına ilişkin re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından 28/04/2017 tarihinde verilen 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin “mahsup edilecek vergiler” bölümünün “ödenen geçici vergi” kısmında belirtilen tutara ilişkin olarak, dönem içerisinde tahakkuk eden 2016/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri geçici vergilerine ilişkin olarak 2016/Temmuz ve Eylül dönemlerine ait ihracattan kaynaklı katma değer vergisi alacaklarından mahsup talebinde bulunulduğu, davalı idarece, 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilme tarihi olan 28/04/2017 tarihinde mahsup gerçekleşmediği halde ilgili dönem geçici vergilerin indirim konusu yapıldığı, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesinin 5. fıkrası gereği geçici verginin yıllık beyannameden mahsup edilebilmesi için tahsil edilmiş olmasının gerektiği, davacı şirket tarafından ilgili dönem geçici vergiler için mahsup talep edilmiş ise de tahsil şartı gerçekleşmediğinden kurumlar vergisinden mahsubunun mümkün olmadığından bahisle eksik tahakkuk eden kurumlar vergisi için dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığının görüldüğü, mahkemelerinin 03/03/2020 tarihli ara kararı ile, davacı şirketin söz konusu mahsup taleplerinin sonucunun izahı ile buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, davalı idarece verilen cevap ve eklerinden, davacı şirketin 2016/Temmuz-Eylül dönemine ait geçici vergi tahakkukunun 59.461,02-TL olduğu, söz konusu tutarın 2016/Temmuz dönemine ait katma değer vergisi iade alacağından mahsubunun 17/11/2016 tarihli dilekçe ile istenildiği, mahsup işleminin 24/08/2017 tarihinde yapıldığı, 2016/Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi tahakkukunun 333.2014,67-TL olduğu, söz konusu tutarın 2016/Eylül dönemine ait katma değer vergisi iade alacağından mahsubunun 16/02/2017 tarihli dilekçe ile istenildiği, mahsup işleminin 24/08/2017 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, olayda, davacı şirketin 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesini verdiği tarih olan 28/04/2017 tarihinde, tahakkuk eden 2016/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri geçici vergilere ilişkin olarak davacı şirketin 2016/Temmuz ve Eylül dönemine ait ihracattan kaynaklı katma değer vergisi alacaklarından mahsup talebinin süresi içerisinde yapıldığı ve sonrasında mahsup işlemi gerçekleştirilerek, söz konusu geçici vergilerin ödendiğinin görüldüğü, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesinin 5. fıkrası gereği tahakkuk ettirilerek tahsil edilen ilgili dönem geçici vergilerin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi gerektiği, bu durumda, davalı idarece 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilme tarihi olan 28/04/2017 tarihinde mahsup işlemi henüz gerçekleşmediği halde ilgili dönem geçici vergilerin indirim konusu yapıldığı ve kurumlar vergisinin eksik tahakkuk ettiğinden bahisle yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.