Danıştay Kararı 9. Daire 2020/6260 E. 2022/4819 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/6260 E.  ,  2022/4819 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6260
Karar No : 2022/4819

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrrer 121. maddesi uyarınca hesaplanan kurumlar vergisinin %5’inin (556.732,76-TL) vergi indirimi olarak kabul edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden yapılan tahakkukun iptali ve bu tutarın 30/04/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak faizle birlikte iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tahakkuk yönünden; davacı şirket tarafından 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin ihtirazi kayıtla verilmesinden sonra vergi indiriminden yararladırılmaması işleminin iptali ve vergi indirimine isabet eden tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle açılan davanın, işleme ilişkin kısmı yönünden Vergi Mahkemesince kabul edilip, yararlandırılmama işleminin iptal edildiği, davalının kendi beyanıyla davacının yasada aranan şartlara sahip olduğunun kabul edildiği ve bu husus ve yargı kararına istinaden davacı tarafından mahsup talebinde bulunulduğu, ancak daha sonra yapılan tetkiklerde davacının uyumlu mükellef olmadığının anlaşılması ve bu durumun davacı şirkete bildirilmesi üzerine iadeden vazgeçilerek mahsup edilen borcun gecikme faiziyle birlikte ödendiği, mahsup işleminin iptal edilmesi nedeniyle ilgili dönem tahakkuk eden vergilerin süresinden sonra ödenmesinde davacıya atfedilebilecek kusur bulunmadığı için 2018 yılı vergi indiriminden yararlandırılmaması işlemine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, iade yönünden; 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121. maddesinde mahsup yoluyla giderilmeyen %5’lik vergi indiriminin nakden iade edileceği yolunda bir düzenlemeye yer verilmediği, 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin incelenmesinden; verginin tamamının dönem içinde ödenen geçici vergiden mahsup edildiği, vergi indirim tutarının nakden iadesinin mümkün olmadığı, ancak davacı şirketin talebi doğrultusunda bir yıl içerisinde tahakkuk edecek diğer vergi borçlarından mahsup edilerek iade talebinin karşılanabileceğinden, anılan tutarın yasal faizle birlikte nakten iadesi istemine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı şirketin 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde vergiye uyumlu mükelleflere tanınan %5 oranında indirimden yararlandırılmaması işleminin iptaline, ihtirazi kayıtla beyan edilip ödenen 556.732,76-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte nakten iadesi isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararının usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusu dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/3. maddesi uyarınca davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bazı borçların vadesinde ödenmediği, vadesinden sonra gecikme zammı ile birlikte süresinden sonra nakit ödeme yapılarak veya vadesinde mahsup talebinde bulunmayarak vadesinden sonra mahsup talebinde bulunulduğu, davacının beyanname verip vermemesi konusunda herhangi bir zorlamada bulunulmadığı ve mükellefin talebinin aksine yönlendirilmediği, vergi indiriminden faydalanmak için “tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmesi” şartının ihlalinde davalı idareye izafe edilecek bir kusur bulunmadığı, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Süresinde ödenmeyen borçların tamamının ihtilafa sebep olan vergilendirme dönemine ilişkin olduğu, idarece mahsup işleminin iadesi üzerine yapılan geç ödemelerin vergi indiriminden faydalanmaya engel teşkil etmeyeceği iddialarıyla temyiz isteminin reddi talep edilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.