Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/4859 E. , 2022/3613 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4859
Karar No:2022/3613
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı (… Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2014 yılına ait yıllık net satış hasılatının %1’inin 30/04/2015 tarihine kadar “2014 yılı Evrensel Hizmet Katkı Payı” olarak ödenmesi gerektiğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işlemin düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlemler nedeniyle fazladan ödendiği ileri sürülen 2.407.725,81-TL’nin ödeme tarihi olan 30/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; her ne kadar davacı şirket tarafından, elekronik haberleşme hizmeti kapsamına girmeyen her türlü cihaz, ekipman, VAS (katma değerli servis) ve her türlü kurulum hizmeti ve yerinde destek hizmeti, elektronik genel kurulum hizmeti, … Kurulum ve … ekipman gibi hizmet gelirlerine ilişkin evrensel hizmet katkı payı alınmaması gerektiği iddia edilmekte ise de, davacı şirketin tüm faaliyetlerinin evrensel hizmetin tamamlayıcı unsurları olduğu göz önüne alındığında 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu’nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince davacı şirketin yıllık net satış hasılatının %1’ini evrensel hizmet katkı payı olarak ödemesi gerektiği, kaldı ki, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirrne Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde, “Katma Değerli Elektronik Haberleşme Hizmetleri” içeriği, kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar işlemleriyle veya başka surette işlem yaparak aboneye/kullanıcıya ek, farklı ya da yeniden yapılandırılmış bir ses veya veri ileten ya da eğlence, oylama, yarışma, katılım, bilgi verme veya benzeri amaçlı içeriklere erişimi sağlayan elektronik haberleşme hizmetleri olarak tanımlandığı ve dolayısıyla katma değerli elektronik haberleşme hizmetlerinin de bir tür elektronik haberleşme hizmeti olduğu, davacı şirketin elektronik haberleşme hizmetleri dışındaki hizmetlerinin, katma değerli elektronik haberleşme hizmetleri kapsamına girdiği ve dolayısıyla bir tür elektronik haberleşme hizmeti olduğu anlaşıldığından, bu tür hizmetler için de evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin davalı idare işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, evrensel hizmet katkı payının elektronik haberleşme işletmecilerine sunmakla yetkilendirildikleri hizmetler üzerinden getirilmiş bir yükümlülük olduğu, elektronik haberleşme hizmetlerinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nda iletim hizmeti olarak tanımlandığı, içerik hizmetlerinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, nitekim elektronik haberleşme hizmeti sunmak için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilmek gerekirken, katma değerli hizmet olarak tanımlanan içerikleri sunmak bilgisayar ve modem satışı için yetkilendirme alınmasının gerekmediği, elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olmayan hizmetlerden evrensel hizmet katkı payı alınmasının şirketlerinin rekabet edememesine sebep olduğu, elektronik haberleşme kapsamında bulunmayan söz konusu hizmetlerin niteliğinin tespitinin bilirkişi incelemesini gerektirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin bir yıllık faaliyet dönemi içerisinde toplam gelirlerini dikkate alarak gelir tablosunda yer alan yıllık net satış hâsılatından hiçbir ayrım yapmadan %1’ini evrensel hizmet katkı payı olarak ödemesi gerektiği, … Oyun, … Müzik, … Vitamin gibi hizmetler katma değerli elektronik haberleşme hizmeti tanımına girdiğinden söz konusu hizmetlerden herhangi bir ayırım yapılmadan evrensel hizmet katkı payının alınmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, davacı şirketin, internet hizmeti verebilmesi veya pazarlamasını yapabilmesi için bilgisayar, modem ve benzeri cihaz satışı gibi hizmetleri müşterisine sunmak zorunda olduğu, dolayısıyla bilgisayar ve modem satış hizmetleri de internete erişimi için gerekli olan teçhizat olarak dikkate alındığında, bu hizmetlerin birbirinden ayrılamayacağı gibi birbirini tamamlayan unsurlar olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idarenin 11/03/2015 tarih ve 17412 sayılı yazısında, elektronik haberleşme alanında faaliyet göstermekte olan davacı şirketin, 5369 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince, 2014 yılına ait net satış hasılatının %1’i tutarındaki evrensel hizmet katkı payını 30/04/2015 tarihine kadar ödenmesinin gerektiği bildirilmiştir.
Bu bildirim üzerine, davacı şirket tarafından … tarih ve … sayılı başvuru dilekçesiyle, her türlü cihaz, ekipman, VAS (katma değerli servis) ve her türlü kurulum hizmeti ve yerinde teknik destek hizmeti, elektronik genel kurulum hizmeti, … Kurulum ve … ekipman gibi diğer hizmet gelirlerinin elektronik haberleşme hizmeti kapsamına girmediği belirtilerek, herhangi bir ayrım yapılmaksızın yıllık gelir tablosunda yer alan satış hasılatının %1’inin ödenmesi gerektiğine ilişkin 11/03/2015 tarih ve 17412 sayılı işlemin kaldırılarak düzeltilmesi talep edilmiştir.
Anılan başvuru, evrensel hizmet katkı payının davacı şirketin tüm gelirleri dikkate alınarak hesaplanacağı belirtilerek 06/05/2015 tarih ve 31638 sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, davacı şirketin 2014 yılına ait yıllık net satış hasılatının % 1’inin 30/04/2015 tarihine kadar “2014 yılı Evrensel Hizmet Katkı Payı” olarak ödenmesi gerektiğine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işlemin düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlemler nedeniyle fazladan ödendiği ileri sürülen 2.407.725,81-TL’nin ödeme tarihi olan 30/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, “Elektronik Haberleşme”, işaret, sembol, ses, görüntü ve elektrik işaretlerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınması; “Evrensel Hizmet”, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetler; “Evrensel Hizmet Yükümlüsü” ise, elektronik haberleşme sektöründe, ilgili mevzuatına göre Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeci olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un (işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle) “Evrensel hizmetin gelirleri” başlıklı 6. maddesinde, “… b) Hazine payı ödemekle yükümlü işletmeciler dışındaki işletmeciler ve Türk Telekom yıllık net satış hâsılatının %1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar; faaliyetleri gereği Hazine payı ödemekle yükümlü olduğu hâlde Hazine payı ödemeyi gerektirmeyen hizmetleri de yürüten işletmeciler ise Hazine payına esas teşkil etmeyen yıllık net satış hâsılatının %1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar, Bakanlığa bildirir. Bu meblağ aynı süre içinde Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına aktarılır ve bütçeye ‘Evrensel hizmet gelirleri’ adı altında gelir kaydedilir …” kuralına yer verilmiştir.
28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’nin “Yetkilendirme başvuru şartları” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, “Bildirim veya bildirimle birlikte kullanım hakkı verilmesi suretiyle yetkilendirilmek için Kuruma başvuru yapan şirkette aşağıdaki şartlar aranır:
a) Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre, yalnızca yetkilendirmeye tâbi faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere anonim veya limited şirket statüsünde kurulmuş olması,
b) Şirketin tescil ve ilan olduğu Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ana sözleşmesinde faaliyet alanı kapsamında ‘elektronik haberleşme hizmeti/telekomünikasyon hizmeti sunulması ve/veya şebekesi veya altyapısı kurulup işletilmesi’ ifadesine veya yetkilendirilmeyi talep ettiği elektronik haberleşme faaliyetine yer verilmiş olması (…) gerekmektedir.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5369 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, evrensel hizmetin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri ifade ettiği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un 1. ve 6. maddelerinin değerlendirilmesinden, evrensel hizmet gelirinin bir idari yaptırım olmadığı, şirketlerin evrensel hizmete tâbi faaliyetlerden elde ettiği net satış hasılatı üzerinden evrensel hizmet geliri hesaplanmasının gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı şirketin tüm faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yetkilendirme kapsamında kabul edilmesine yönelik işlemlerde aktarılan mevzuat kurallarına uygunluk bulunmadığından, davacı şirketin elde ettiği gelir kalemlerinden hangilerinin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerden elde edildiği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, doğrudan 2014 yılı yıllık net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Diğer yandan, bakılan davada, anılan işlemlerin iptali ile birlikte fazladan ödendiği ileri sürülen 2.407.725,81-TL’nin ödeme tarihi olan 30/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ödenmesine karar verilmesinin de istenildiği, ancak dosya kapsamında bu tutarın tam olarak hangi kalemlerden oluştuğuna ilişkin bir bilgi veya belge bulunmadığı görüldüğünden, davacıdan; bu tutarın nasıl hesaplandığı ve hangi kalemlerden oluştuğu, davalı idareden ise; davacı şirketin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetleri sorularak, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’nin birçok maddesinde atıf yapılan ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan “Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve Süreleri”ne ilişkin dokümanda, yetkilendirme alanlarına ve bunların kapsamına ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapıldığı da dikkate alındığında, davacı tarafından evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesi gerektiği iddia edilen gelir kalemleri yönünden ayrı ayrı inceleme ve araştırma yapılarak (hangi yöntemle elde edildiği) ve gerekiyorsa davalı idarenin bu gelir kalemleri yönünden görüşü de alınmak suretiyle, bunlardan hangilerinin yetkilendirme kapsamında elektronik haberleşme hizmeti, dolayısıyla “evrensel hizmet” niteliğinde olduğu ortaya konularak karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.