Danıştay Kararı 5. Daire 2021/534 E. 2022/6870 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/534 E.  ,  2022/6870 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/534
Karar No : 2022/6870

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Komiser olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden ihraç işleminin hukuka ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ömür boyu kamu görevinde çalışamama gibi son derece ağır bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla iki kez yargılama (adli ve idari) yapılmasının hukuka aykırı olduğu ve tek fiile tek ceza ilkesine aykırılık oluşturduğu, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delil olmadığı, Devlete ve Anayasaya olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, FETÖ/PDY’nin 26 Mayıs 2016 tarihinde terör örgütü olarak ilan edilmesi nedeniyle bu tarihten önce ilan edilmiş bir terör örgütü olmadığı için geçmişteki fiilleri nedeniyle terör örgütü üyeliğinden ceza verilemeyeceği, tavsiye niteliğinde olan Milli Güvenlik Kurulu kararlarının davanın reddine gerekçe olarak alınamayacağı, Bakanlar Kurulunca Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetki kullanılmak suretiyle işlem tesis edildiği, yürütme ve yasama organının kişileri ya da grupları suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, kamu hizmetinden çıkarmaya dair usul ve esasların Anayasa ve kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi yapıldığı, ByLock verilerinin yasadışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, ByLock uygulamasını kullanmanın haberleşme, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, iltisak ve irtibat kavramlarının öngörülebilirlik ilkesini ihlal ettiği, özel hayata saygı hakkının, hukuki güvenlik ilkesinin, haberleşme özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
“…Sanığın “Bylock” isimli haberleşme programını … internet sağlayıcısını kullanmak suretiyle … ID numarası, … kullanıcı adı, … şifresiyle 09.11.2014 ile 13.11.2014 tarihleri arasında; adına kayıtlı olup, kendisi tarafından kullanılan telefonlardan olan … nolu hattının takılı olduğu, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … IMEI nolu telefonlara yükleyerek 21/08/2014 ile 02/11/2014 tarihleri arasında FETÖ/PDY’nin bylock kullanımına tahsis edilmesi amacıyla Litvanya’dan kiralamış olduğu … ve … nolu IP’lere 265 defa bağlanmak suretiyle kullandığı, yine adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanılan … nolu hattının takılı olduğu …, … ve … IMEI nolu telefonlara yükleyerek 17/10/2014 ile 14/11/2014 tarihleri arasında FETÖ/PDY’nin bylock kullanımına tahsis edilmesi amacıyla Litvanya’dan kiralamış olduğu … nolu IP’ye 147 defa bağlanmak suretiyle kullandığı ve çocuğunu 2014-2016 yılları arasında FETÖ/PDY’ye ait olan eğitim öğretim kurumlardan olup KHK ile kapatılan Aydın Körfez dershanesine gönderdiği nazara alındığında sanığın Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’ye organik olarak olarak bağlı olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği anlaşılmıştır…” tespitler ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında davacıdan tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.