Danıştay Kararı 9. Daire 2021/3130 E. 2022/4713 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3130 E.  ,  2022/4713 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3130
Karar No : 2022/4713

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-…
2-…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıların hisseli olarak maliki olduğu İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi …ada …no’lu parselde kayıtlı taşınmaz kısıtlı olduğu halde geçmişe dönük 10 yıllık sürede tam olarak ödenen emlak vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın iadesi istemine ilşkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesi …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu işlemin, …ada …parsele ilişkin geriye dönük olarak 10 yıllık ödenen emlak vergilerinin 5 yıllık kısmının (2014-2019 yıllarına ilişkin) değerlendirilmesinden; olayda …pafta, …ada, …parselin 25/02/2019 tarihinde …ve …parsel olarak ifraz işlemi gördüğü, …parsel sayılı taşınmazın 06/12/2007 tarihli Zeytinburnu Uygulama İmar Planında ”Dini Tesis Alanında” kaldığı, …parsel sayılı taşınmazında ”Merkezi İş Alanında” kaldığı görülmüş olup, ifraz işleminin 05/02/2019 tarihinde yapıldığı göz önünde alındığında, ifraz işlemi öncesinde …ada, …parselin bir kısmının ”Dini Tesis Alanında” bir kısmının ise ”Merkezi İş Alanında” kaldığı ve bu durumun parselin tamamı üzerinde bir etki doğurduğu, bu nedenle söz konusu arsa üzerinde imar ve inşaat izni verilmediği göz önüne alındığında dava konusu …ada …parsele ilişkin kısmın da ifraz öncesi durumda kısıtlı olduğu, davacının söz konusu taşınmaza ilişkin tasarruf hakkının 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi anlamında kısıtlandığı anlaşıldığından dava konusu işlemin …ada …parsele ilişkin geriye dönük olarak 5 yıllık ödenen emlak vergilerine ilişkin kısmında (2014-2019 yıllarına ilişkin) hukuka uyarlık bulunmadığı, …ada …ve …parsele ilişkin geriye dönük olarak 10 yıllık ödenen emlak vergilerinin 5 yılı aşan kısmının (2009-2013 yıllarına ilişkin) değerlendirilmesinden; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmede zamanaşımı başlıklı 126. Maddesinde 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği hükmü gereğince 2009 ve 2013 yılları için 31/12/2014 ve 31/12/2018 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolduğu görülmüş olup, zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilmesine hukuken imkan bulunmadığından dava konusu işlemin …ada …ve …parsele ilişkin geriye dönük olarak 10 yıllık ödenen emlak vergilerinin 5 yılı aşan kısmında(2009-2013 yıllarına ilişkin) hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; dava konusu işlemin …ada …parsele ilişkin geriye dönük olarak 5 yıllık ödenen emlak vergilerine ilişkin kısmının (2014-2019 yıllarına ilişkin) iptaline, …ada …ve …parsele ilişkin geriye dönük olarak 10 yıllık ödenen emlak vergilerinin 5 yılı aşan kısmının (2009-2013 yıllarına ilişkin) iptali isteminin reddine, …ada …parsele ilişkin geriye dönük olarak 5 yıllık ödenen emlak vergilerine ilişkin kısmının (2014-2019 yıllarına ilişkin) davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının hukuka aykırı oduğu, taşınmazın ifraz öncesi ve sonrasında planında bir değişiklik olmadığı, Yönetmelikte sayılan alanlar ve sebepler dışında kısıtlılık uygulanamayacağı, taşınmazın dini tesis alanında kalan kısmına idarelerince kısıtlılık uygulandığı, temyize konu merkezi iş alanında kalan kısmının kısıtlı olmadığı, diğer yandan mahkeme kararının ifraz sonrası yani 2019/1 ve 2. taksitleri için verilen kabul kararının da hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacıların hisseli olarak maliki olduğu İstanbul İli, … İlçesi, …Mahallesi …ada …no’lu parselde kayıtlı taşınmaz kısıtlı olduğu halde geçmişe dönük 10 yıllık sürede tam olarak ödenen emlak vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın iadesi istemine ilşkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesinde; Türkiye sınırları içerisinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 30. maddesinde; Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9 ve 19’uncu madde hükümlerinin saklı olduğu, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’unun bina, arsa ve arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanların muaccel hale geleceği, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı belirtilmiştir.
1319 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi uyarınca çıkartılan 17.11.1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde, ” İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır” denilerek konuya açıklık getirilmiştir.
İmar Kanunun “parselasyon planının hazırlanması” başlıklı (4/7/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik), 18. maddesi 3. fıkrasında ise umumi hizmetlere ayrılan alanlar yeniden düzenlenerek; ve yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları,pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi alanlar umumi hizmet alanı olarak sayılmıştır.
01/10/2017 tarihine kadar yürürlükte olan “Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 14. maddesinin “Kent böigeleri tanımları Kent bölgeleri tanımları ve alan kullanış şartları” başlıklı kısmının, 1. “Çalışma Alanları” alt başlıklı kısmın a fıkrasında;
Merkezi iş alanı: Nazım imar planlarında yönetim, turizm, sosyal kültürel ve ticari amaçlı yapılar için ayrılmış kentin merkezinde kalan bölgedir. Bu bölgede yönetimle ilgili idari tesis alanları, iş hanı, çarşı, çok katlı mağaza, banka gibi ticaret ve finans tesis alanları, turizm tesis alanları, sosyal kültürel tesis alanları, ibadet yerleri, park ve benzeri yeşil alanlar, spor alanları kamuya ve özel sektöre ait eğitim ve sağlık tesisleri alanları, kamuya ve özel sektöre ait teknik altyapı tesis alanları ile bu alanlara hizmet verecek benzeri alanlar olarak tanımlanmıştır.
03. 07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, geçici 3 üncü maddesi hariç, diğer maddeleri 01/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği”nin Tanımlar başlıklı 4.maddesi ççç alt bendinde
Merkezi iş alanı: imar planlarında yönetim, turizm, sosyal, kültürel ve ticari amaçlı yapılar ile sosyal altyapı alanları için ayrılmış bölge” olduğu belirtilmiştir.
Dava dosyasında mevcut, plan notlarında ise; Merkezi iş alanı bölgesinde, iş merkezleri, bürolar, kültür eğlence ve konaklama tesisleri, rezidands tipi konutlar, yönetim, sergi satış binaları, basın yayın v.b. fonksiyonların yer alabileceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacıların hisseli olarak maliki oldukları İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …ada, …no’lu parselde kayıtlı taşınmazın 06/12/ 2007 tarihli 1/1000’lik planında “kısmen dini tesis alanı, “kısmende merkezi iş alanı” oarak ayrıldığı, taşınmazın dosyada mevcut 2014 tarihli tapu kaydında “bahçeli kargir fabrika ve müştemilatı ve ev” olarak kayıtlı olduğu, 25/02/2019 tarihinde taşınmazın ifraz işlemi sonucu …ve …no”lu parsellere ayrıldığı, dini tesis alanı olarak ayrılan kısmın …parselde kaldığı, merkezi iş alanı olarak ayrılan kısmın ise …parselde kaldığı ve yeni oluşan parsellerin tapuya tescil edildiği, 13.05 2019 tarihinde fabrika binasının yıkıldığı, davacının yeni parselleri ile ilgili arsa olarak emlak vergisi bildirimi verdiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı tarafından 2019 yılına kadar tek parsel olan taşınmazının, ifraz işlemi öncesinde kısmen sosyal donatı alanı olarak belirlenmesi nedeniyle, kısıtlı olduğu halde 2019 yılı birinci taksidi dahil emlak vergilerini tam olarak ödedikleri, emlak vergisinin fazladan ödenen kısmının iadesi istemiyle davalı idareye yapılan düzeltme başvurusu üzerine, davalı idarece; dini tesis alanında kalan kısımlar yönünden kısıtlı olduğu kabul edilerek, fazladan alınan vergilerin bir kısmının düzeltme fişiyle terkin edildiği, merkezi iş alanında kalan kısım yönünde ise yasa ve yönetmelik uyarınca kısıtlılık bulunmadığından, başvurunun belediye başkanı adına tesis edilen …tarih ve …sayılı işlemle reddine karar verilmesi üzerine, davacı tarfından taşınmazın tamamı için kısıtlılık uygulanması gerektiği, bu haliyle taşınmazın tümünün tasarrufunun kısıtlı olduğu iddiasıyla ret işleminin iptali ve fazladan ödenen tutarın iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarda yer verilen mevzuat hükümleri ile taşınmaza ilişkin plan notları ile dosyanın incelenmesinden “merkezi iş alanında” kalan parsellerin, mevzuatta belirlendiği şekliyle çok fonksiyonlu ve karma yapılaşmaya açık olduğu, yapılaşma yasağı bulunmadığı, bu alanların umumi hizmetlere ayrılan alanlardan sayılamayacağı, dolayısıyla tasarrufunun kısıtlı olmadığı açık olduğundan, merkezi iş alanında kalan kısım yönünden davalı idarece tesis edilen ret işleminde hukuka aykırılık bulunmayıp davayı bu kısım yönünden kabul eden vergi mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
…Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.