Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/3849 E. , 2022/3617 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/3849
Karar No : 2022/3617
DAVACI : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu … Bölge Müdürlüğü’nce davacı şirket hakkında tesis edilen 27/06/2016 tarih ve 8.852,00-TL tutarlı İdari Para Cezası Karar Tutanağı ve anılan kararın dayanağı olan Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu idari para cezasının yasal dayanağının bulunmadığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin (İdari Yaptırımlar Yönetmeliği) 36. maddesinin 2. fıkrasında müeyyide öngörülen ihlâl fiillerinin tahdidi olarak sayıldığı, anılan fıkrada bildirimin geç yapılmasına değil, hiç yapılmamasına müeyyide öngörüldüğü, bu hususa dikkat edilmeden dava konusu işlemin tesis edildiği, sistem işletmeye alındıktan sonra Ölçüm Değerleri Formu’nun süresi içinde gönderilmemesi hâline ilişkin olarak ihlâl fiili ne dava konusu kuralda ne de İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nde düzenlenmediği, keyfi ve yoruma dayalı olarak idari para cezası verilemeyeceği, dava konusu kuralda “sistemin işletmeye alınması” ile “sistemin faaliyete geçmesi” şeklinde iki farklı kavramın kullanıldığı, bu kavramların açıklık taşımadığı, sistemin ne zaman faaliyete geçtiğinin açıkça ortaya konulmamasına rağmen sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içinde Ölçüm Değerleri Formu’nun Kuruma teslim edilmemesinin yaptırıma bağlandığı, dava konusu kuralın hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, özellikle 4.5G sistemleri için binlerce saha ölçümü söz konusu olduğundan, … firması tarafından EMR ölçümlerinin 7 iş günü içinde yapılmasının imkânsız olduğu, dava konusu kuralda Kuruma bildirimde bulunulması için süre başlangıcı olarak gerekli ölçümlerin yapılması öngörülmüş olmakla birlikte, ne kadar sürede Kuruma bildirimde bulunulacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu kuralda işletmeye alınamama nedeniyle sertifikanın geç gönderilmesinin yaptırımı “güvenlik sertifikasının iptali” olarak öngörülmesine rağmen “aynı yer için yeniden sertifika alınabileceği” belirtilirken, işletmeye alınmasına rağmen Ölçüm Değerleri Formu’nu Kurum’a gecikmeli olarak veren işletmeciye “ruhsatname ücretinin elli katı idari para cezası uygulanması”nın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, zira yeniden güvenlik sertifikası talebinde bulunmanın maliyetinin 2016 yılı için 44,26-TL olduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 22/05/2015 tarih ve E:2011/2352, K:2015/1943 sayılı iptal kararı üzerine dava konusu kural düzenlenmiş ise de yargı denetimine açık olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacı tarafından “… Yolu, Parsel no:… , … İstasyonu Yanı, … ” adresinde kurulan … Site ID’li istasyon ile ilgili olarak Samsun Bölge Müdürlüğü denetim ekibince 22/06/2016 tarihinde istasyon mahallinde net monitör cihazı ile yapılan denetimde istasyonun faal olduğunun anlaşıldığı, bilgisayar kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, istasyon ile ilgili herhangi bir sistem bildiriminde bulunulmadığının anlaşılması üzerine denetim ekibince yapılan araştırmada istasyonun Aralık 2015 tarihinde faaliyete geçirildiğinin öğrenildiği, denetim ekibinin Vodafone … A.Ş. Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığı görüşmede istasyonun 21/12/2015 tarihinde faaliyete geçtiği bilgisinin verildiği, Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik ve İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 36. ve 48. maddeleri gereğince söz konusu istasyon mahallinde 22/06/2016 tarihinde yapılan denetim sonucunda 21/12/2015 tarihinde faaliyete geçmesine rağmen ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince sistem bildiriminde bulunulmadığı tespit edilen istasyona idari para cezası uygulandığı, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 22/05/2015 tarih ve E:2011/2352, K:2015/1943 sayılı iptal kararının gerekçesi göz önünde bulundurularak “piyasanın yeterince denetlenmesine imkân sağlayacak ve tüketicileri koruyabilecek nitelikte usul ve esasların belirlenmesi için” yeniden düzenlenen dava konusu kuralda hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI … ‘UN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirket tarafından, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 60. maddesinin 5. bendi ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 36. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 27/06/2016 günlü idari para cezası karar tutanağı ile Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemi ile açılmıştır.
Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında;
“Güvenlik Sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde; sistem işletmeye alınır ve gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun aslı Kuruma teslim edilir. Sistemin işletmeye alınmaması nedeni ile EK-3 Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi halinde Güvenlik Sertifikası iptal edilir. Ancak, aynı yer için yeniden Güvenlik Sertifikası müracaatı yapılabilir.” düzenlemesi yer almışken, bu düzenleme yargıya konu edilmiş ve Danıştay Onüçüncü Dairesi kararı ile; söz konusu fıkrada, cihazın işletmeye alınmasının ardından ölçümlerin ne kadar sürede yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı gerekçesi ile iptale konu edilmiş, daha sonra, Danıştay kararının gerekçesi göz önünde bulundurularak, piyasanın yeterince denetlenmesine imkân sağlayacak ve tüketicileri koruyabilecek nitelikte usul ve esasların belirlenmesi için söz konusu düzenleme yeniden belirlenmiş ve “Güvenlik Sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde sistem işletmeye alınır ve sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun aslı Kuruma teslim edilir. Sistemin işletmeye alınmaması nedeni ile EK-3 Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi hâlinde Güvenlik Sertifikası iptal edilir. Ancak, aynı yer için yeniden Güvenlik Sertifikası müracaatı yapılabilir.” şeklini almıştır.
Görüldüğü üzere, davaya konu edilen Yönetmeliğin ilgili hükmü yargı denetiminden geçerek, görülen eksiklikler tamamlandığından, söz konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kurumun, 5809 sayılı Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirebilmesi için piyasanın denetlenmesine imkân sağlayacak ve tüketicileri koruyabilecek nitelikte düzenlemeler yapması gerekmektedir.
5809 sayılı Kanun’un 60. maddesinin beşinci fıkrasında, elektronik haberleşme cihazlarına yönelik bildirimlerin yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirleme noktasında Kuruma görev verilmiş olup, bu usul ve esaslara aykırılık hâlinde işlemecilere idarî para cezası uygulanacağına ilişkin kurala da verilmiştir.
Olayda, söz konusu istasyon mahallinde 22/06/2016 tarihinde yapılan denetim sonucunda, 21/12/2015 tarihinde faaliyete geçmesine rağmen, ilgili düzenleme gereğinde sistem bildiriminde bulunmadığı tespit edilen istasyona yukarıda belirtilen düzenlemeye dayalı olarak idari para cezası uygulandığı açıktır.
Bu durumda, yapılan denetimde görülen eksikliğe ilişkin olarak, hukuk normlarına uygun şekilde idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı şirket tarafından “… Yolu, Parsel no:… , … İstasyonu Yanı, … ” adresinde kurulan … Site ID’li istasyon ile ilgili ilk olarak, … tarih ve … sayılı yazı ile söz konusu sistem için Güvenlik Sertifikası müracaatında bulunulmuş, … tarih ve … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu … Bölge Müdürlüğü yazısı ile Güvenlik Sertifikası onaylanarak davacı şirkete sistem kurma izni verilmiştir.
Davacı şirket tarafından anılan sistem ile ilgili son olarak … tarih ve … sayılı yazı ile sertifika yenileme müracaatında bulunulmuş, … tarih ve E.… sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü’nün yazısında, sistemin Güvenlik Sertifikası’nın yenilenerek, güvenlik sertifikalarının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde sistemlerin işletmeye alınması, faaliyete geçmelerini müteakip 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümlerin yaptırılarak ölçüm değerleri formlarının Bölge Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğine yer verilmiştir.
Samsun Bölge Müdürlüğü denetim ekibince 22/06/2016 tarihinde istasyon mahallinde net monitör cihazı ile yapılan denetimde istasyonun faal olduğunun tespit edilmesi üzerine 5809 sayılı Kanun’un 60. maddesinin 5. fıkrası, Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 36. maddesinin 2. fıkrası uyarınca söz konusu istasyon mahallinde 22/06/2016 tarihinde yapılan denetim sonucunda 21/12/2015 tarihinde faaliyete geçmesine rağmen ilgili Yönetmelik maddeleri gereğince sistem bildiriminde bulunulmadığı tespit edildiğinden bahisle davacı şirkete 8.852,00-TL idari para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu … Bölge Müdürlüğü’nce davacı şirket hakkında tesis edilen 27/06/2016 tarih ve 8.852,00-TL tutarlı İdari Para Cezası Karar Tutanağı ve anılan kararın dayanağı olan Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle bakılan açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6. maddesinde, “(1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır:
…
ğ) Telsiz sistemlerinin belirlenen tekniklere ve usullere uygun olarak kurulmasının ve çalıştırılmasının kontrolünü yapmak, elektromanyetik girişimleri tespit etmek ve giderilmesini sağlamak.
…
l) Yürütülecek elektronik haberleşme hizmetleri, şebeke ve/veya alt yapısı ile ilgili olarak yapılacak yetkilendirmelere ilişkin hüküm ve şartları belirlemek, uygulanmasını ve yetkilendirmeye uygunluğu denetlemek, bu hususta gereken iş ve işlemleri yürütmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.
…
n) Elektronik haberleşme sektöründe kullanılacak her çeşit sistem ve cihazların, uyumlaştırılmış ulusal standartlarını yayımlatmak ve uygulanmasını sağlamak, teknik düzenlemelerini yapmak, piyasa denetimini yapmak ve/veya yaptırmak, bu amaçla laboratuvarlar kurup işletebilmek ve bu laboratuvarlarda verebileceği eğitim ve danışmanlık hizmetleri karşılığında alınacak ücretleri belirlemek.
…
s) Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık hâlinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak.
…
y) Bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak.”;
“Telsiz kurma ve kullanma izni, telsiz ruhsatnamesi ve kullanıma ilişkin esaslar” başlıklı 37. maddesinin 4. fıkrasında, “Ulusal ve uluslararası kuruluşların belirlediği standart değerleri dikkate almak suretiyle telsiz cihaz ve sistemlerinin kullanımında uyulacak elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerinin belirlenmesi, kontrol ve denetimleri münhasıran Kurum tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu işlemler ile ilgili usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığının görüşleri de dikkate alınmak suretiyle Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir. Yönetmelik ile belirlenen limit değerlere ve güvenlik mesafesine uygun bulunan ilgili tesisler başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurum tarafından güvenlik sertifikası düzenlenmesini müteakip kurulur ve faaliyete geçirilir.”;
“Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar” başlıklı 60. maddesinin 5. fıkrasında, “Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde elektronik haberleşme tesisleri ile ilgili bildirimlerin yapılmaması veya güvenlik sertifikası alınmadan kurulması veya Kurum veya Kurum tarafından yetki verilen kuruluşlarca yapılacak ölçümler sonucu Kurum tarafından belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değere uygun bulunmaması hâllerinde, bunların sahibine bu Kanuna ekli ücret tarifesinde belirlenen ruhsatname ücretinin elli katı idarî para cezası her bir cihaz için ayrı ayrı uygulanır. Bu Kanunun 46’ncı maddesinin ikinci fıkrasında telsiz ruhsatnamesi ve yıllık kullanım ücretinden muaf tutulanlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Bu fıkradaki idarî para cezaları Kurumun taşra teşkilatı tarafından da verilebilir.” kurallarına yer verilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin “Elektronik haberleşme tesislerine ilişkin yükümlülüklerin ihlâli” başlıklı 36. maddesinde, “(1) Elektronik haberleşme tesislerine ilişkin ilgili mevzuatın ihlâli hâlinde sabit elektronik haberleşme cihazının faaliyeti uygun şartlar sağlanıncaya kadar Kurum tarafından durdurulur.
(2) Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde elektronik haberleşme tesisleri ile ilgili bildirimlerin yapılmaması veya güvenlik sertifikası alınmadan kurulması veya montajına başlanması veya izinsiz revizyon yapılması veya Kurum ya da Kurum tarafından yetki verilen kuruluşlarca yapılacak ölçümler sonucu Kurum tarafından belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değere uygun bulunmaması veya konuya ilişkin diğer düzenleme hükümlerinin ihlâli hâllerinde, bunların sahibine her bir cihaz için ayrı ayrı olmak üzere ruhsatname ücretinin elli katı idarî para cezası uygulanır.
(3) Tekrar istenmesine rağmen Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve belge ile ilgili mevzuat gereği verilmesi gereken bilgi veya belgelerin süresi içerisinde tam ve eksiksiz olarak verilmemesi durumunda, Ölçüm Yetki Belgeli Kuruluşun Ölçüm Yetki Belgesi iptal edilir. Ölçüm Yetki Belgeli Kuruluşun yanlış ve yanıltıcı bilgi vermesi halinde Ölçüm Yetki Belgesi doğrudan iptal edilir.” kuralı yer almıştır.
Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Yönetmeliğin amacı;
a) Elektromanyetik alan oluşturan sabit elektronik haberleşme cihazlarının kuruluş yeri, montajı, denetlenmesi ve Güvenlik Sertifikası düzenlenmesine ilişkin hususları,
b) Uluslararası standartlar temelinde elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerini,
c) Ölçüm yöntemlerini ve ölçüm yapacak kuruluşları,
ç) Ölçüm sonuçlarına göre elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerine uygun olmayan sabit elektronik haberleşme cihazlarının limit değerlere uygun hâle getirilmesine ve bunlara uyulmaması hâlinde işleticiler ve işletmecilere uygulanacak Kanunda belirtilen müeyyidelere ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”;
“Güvenlik sertifikası müracaatı ve ölçüm bildirimi” başlıklı 9. maddesinde, “(1) İşletici ve işletmeci, kurulacak sabit elektronik haberleşme cihazı için EK-2’de yer alan Sabit Elektronik Haberleşme Cihazı Müracaat Değerlendirme Formu ile Kuruma müracaat eder. Kurum tarafından kurulması uygun bulunan sabit elektronik haberleşme cihazına müracaat tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde Güvenlik Sertifikası düzenlenir. Güvenlik Sertifikası her bir cihaz için ayrı ayrı düzenlenmek suretiyle verilir.
(2) Güvenlik Sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde sistem işletmeye alınır ve sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun aslı Kuruma teslim edilir. Sistemin işletmeye alınmaması nedeni ile EK-3 Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi hâlinde Güvenlik Sertifikası iptal edilir. Ancak, aynı yer için yeniden Güvenlik Sertifikası müracaatı yapılabilir.
(3) Sistemin işletmeye alınmasına rağmen EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi durumunda 23’üncü maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanır.
(4) Güvenlik Sertifikası, işleticiler ve işletmeciler tarafından istasyon mahallinde rahatlıkla görülebilecek yerlere asılır ve deforme, silinme gibi çevre şartlarının etkilerine karşı gerekli tedbirler alınır.
(5) Kanuna ekli ücret tarifesinde belirtilen Güvenlik Sertifikası ücreti, Güvenlik Sertifikası düzenleme aşamasında alınır.
(6) Güvenlik Sertifikasının herhangi bir nedenle yenilenmesi halinde, sertifika ücreti kadar yenileme ücreti alınır.” kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi:
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir. Yasama organının yasama tasarrufları dışında, idare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar konulmuş olması zorunlu olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerekir.
Aktarılan mevzuata göre, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun, telsiz sistemlerinin belirlenen tekniklere ve usullere uygun olarak kurulmasının ve çalıştırılmasının kontrolünü yapmak, elektromanyetik girişimleri tespit etmek ve giderilmesini sağlamak, yürütülecek elektronik haberleşme hizmetleri, şebeke ve/veya alt yapısı ile ilgili olarak yapılacak yetkilendirmelere ilişkin hüküm ve şartları belirlemek, uygulanmasını ve yetkilendirmeye uygunluğu denetlemek, bu hususta gereken iş ve işlemleri yürütmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri alma, elektronik haberleşme sektöründe kullanılacak her çeşit sistem ve cihazların, uyumlaştırılmış ulusal standartlarını yayımlatmak ve uygulanmasını sağlamak, teknik düzenlemelerini yapmak, piyasa denetimini yapmak ve/veya yaptırmak, elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık hâlinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulama, bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmakla görev ve yetkili olduğu; Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 5809 sayılı Kanun’un 37. maddesine dayanılarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin dava konusu kuralının, 21/04/2011 tarih ve 27912 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 22/05/2015 tarih ve E:2011/2352, K:2015/1943 sayılı kararıyla anılan maddenin iptali üzerine 09/10/2015 tarih ve 29497 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği görülmüştür. Anılan maddenin iptaline ilişkin kararda, “Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrası incelendiğinde;
Kurumun, 5809 sayılı Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirebilmesi için piyasanın denetlenmesine imkân sağlayacak ve tüketicileri koruyabilecek nitelikte düzenlemeler yapması gerekmektedir.
5809 sayılı Kanun’un 60. maddesinin beşinci fıkrasında, elektronik haberleşme cihazlarına yönelik bildirimlerin yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirleme noktasında Kuruma görev verilmiş olup, bu usul ve esaslara aykırılık hâlinde işlemecilere idarî para cezası uygulanacağına ilişkin kurala da verilmiştir.
Dava konusu fıkrada ise, ‘Güvenlik Sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde; sistem işletmeye alınır ve gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formunun aslı Kuruma teslim edilir. Sistemin işletmeye alınmaması nedeni ile EK-3 Ölçüm Değerleri Formunun süresi içinde gönderilmemesi hâlinde Güvenlik Sertifikası iptal edilir. Ancak, aynı yer için yeniden Güvenlik Sertifikası müracaatı yapılabilir.’ düzenlemesi yer almıştır.
Anılan fıkrada, cihazın işletmeye alınmasının ardından ölçümlerin ne kadar sürede yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı gibi, güvenlik sertifikasının alınması sonrasında cihazın işletmeye alınması ve ölçümlerin yapılmasına yönelik 120 günlük uzun bir süre verildiği de görülmektedir.
Sonuç olarak bu düzenlemeyle, bir işletmecinin güvenlik sertifikasını aldığı gün cihazını işletmeye açması durumunda, işletmeciye 120 gün boyunca ölçüm yapmama veya ölçüm sonuçlarını Kurum’a bildirmeme imkânı tanınmaktadır.
Bu itibarla, çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla, piyasanın yeterince denetlenmesine imkân sağlayacak ve tüketicileri koruyabilecek nitelikte usul ve esasların belirlenmediği dava konusu fıkrada hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçesine yer verildiği görülmüş olup, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 18/05/2016 tarih ve E:2015/3645, K:2016/2089 sayılı kararıyla anılan kararın onanmasına karar verilmiş, 31/01/2018 tarih ve E:2016/4800, K:2018/171 sayılı kararıyla da davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararında da belirtildiği üzere, Yönetmeliğin davaya konu maddesinin eski hâlinde cihazın işletmeye alınmasının ardından ölçümlerin ne kadar sürede yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı ve güvenlik sertifikasının alınması sonrasında cihazın işletmeye alınması ve ölçümlerin yapılmasına yönelik 120 günlük uzun bir süre verildiğinin görüldüğü, Yönetmeliğin 09/10/2015 tarih ve 29497 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu maddesinde ise bu aykırılıklar giderilerek, güvenlik sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde sistemin işletmeye alınacağı ve sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formu’nun aslının Kuruma teslim edileceği kuralına yer verildiği, böylece çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla, piyasanın yeterince denetlenmesine imkân sağlayacak ve tüketicileri koruyabilecek nitelikte usul ve esasların belirlendiği, davacının iddialarının dava konusu kuralı kusurlandırıcı nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 5809 sayılı Kanun’un 37. maddesinin verdiği yetkiye istinaden üst hukuk kuralına uygun olarak düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu kuralda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü’nün 27/06/2016 tarihli İdari Para Cezası Karar Tutanağı’nın İncelenmesi:
Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin 2. fıkrasında, güvenlik sertifikasının düzenlenme tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde sistemin işletmeye alınacağı ve sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümlerin yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formu’nun aslının Kuruma teslim edileceği; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 36. maddesinin 2. fıkrasında, Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde elektronik haberleşme tesisleri ile ilgili bildirimlerin yapılmaması veya güvenlik sertifikası alınmadan kurulması veya montajına başlanması veya izinsiz revizyon yapılması veya Kurum ya da Kurum tarafından yetki verilen kuruluşlarca yapılacak ölçümler sonucu Kurum tarafından belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değere uygun bulunmaması veya konuya ilişkin diğer düzenleme hükümlerinin ihlâli hâllerinde, bunların sahibine her bir cihaz için ayrı ayrı olmak üzere ruhsatname ücretinin elli katı idarî para cezası uygulanacağı; 5809 sayılı Kanun’un 60. maddesinin 5. fıkrasında da, Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde elektronik haberleşme tesisleri ile ilgili bildirimlerin yapılmaması veya güvenlik sertifikası alınmadan kurulması veya Kurum veya Kurum tarafından yetki verilen kuruluşlarca yapılacak ölçümler sonucu Kurum tarafından belirlenen elektromanyetik alan şiddeti limit değere uygun bulunmaması hâllerinde, bunların sahibine bu Kanuna ekli ücret tarifesinde belirlenen ruhsatname ücretinin elli katı idarî para cezasının her bir cihaz için ayrı ayrı uygulanacağı ve bu fıkradaki idarî para cezalarının Kurumun taşra teşkilatı tarafından da verilebileceği belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 36. maddesinin 2. fıkrasında bildirimin geç yapılmasına değil, hiç yapılmamasına müeyyide öngörüldüğü iddia edilmiş ise de, anılan kuralda “Kurumun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde elektronik haberleşme tesisleri ile ilgili bildirimlerin yapılmaması” ibaresine yer verildiği, bu kapsamda yapılacak bildirime ilişkin olarak Kurum tarafından belirlenen usûl ve esaslara dair dava konusu kuralda da “sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içerisinde gerekli ölçümler yapılarak EK-3’de yer alan Ölçüm Değerleri Formu’nun aslı Kuruma teslim edileceği” belirtilerek sistemin faaliyete geçmesini müteakip 7 iş günü içinde gerekli bildirimlerin yapılması gerektiği, başka bir anlatımla 7 iş günü içinde bildirimde bulunulmadığı takdirde idari para cezası verileceği anlaşıldığından, davacının iddiası geçerli görülmemiştir.
Bu bağlamda, 22/06/2016 tarihinde “… Yolu, Parsel no:… , … İstasyonu Yanı, … adresinde kurulan … Site ID’li istasyon mahallinde net monitör cihazı ile yapılan denetimde istasyonun faal olduğunun tespit edildiği, 22/06/2016 tarihli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu … Bölge Müdürlüğü Sabit Telekomünikasyon Cihazı Kontrol Raporu’nda, davacı şirket tarafından 21/12/2015 tarihinde sistemin faaliyete geçirildiğinin ölçüm değerlerinin zamanında bildirilmediğinin belirtildiği, davacı tarafından bu durumun aksini kanıtlar bir bilgi ve belge de sunulmadığı dikkate alındığında, davacı şirket tarafından Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen süre içinde sistem bildiriminde bulunulmadığı açık olduğundan, idari para cezasına konu fiilin sübuta erdiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, 5809 sayılı Kanun ve anılan Yönetmeliklere uygun olarak tesis edilen dava konusu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü’nün 27/06/2016 tarihli İdari Para Cezası Karar Tutanağı’nda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.