Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/991 E. , 2022/5579 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/991
Karar No : 2022/5579
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Mensucat Nakliye Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden resen tarh edilen 2013/1-12 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2013/1-3, 4-6, 7-9 dönemleri kurum geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının tespit edilen ticaret hacmine ve cirosuna erişecek ve bunu karşılayacak organizasyon ve kapasitesinin bulunmadığı, ihtilaflı dönemde toptan kumaş ticareti yapmasına rağmen emtia stokunun, aracının, deposunun, teçhizatının ve yeterli sayıda işçisinin bulunmadığı, iştigal mevzu dışında mal alıp sattığına dair fatura düzenleyip fatura alması, Ba-Bs formlarında uyumsuzluklar bulunduğu, ilgili takvim yılının bazı aylarında çok yüksek matrahlar beyan ederken bazı aylarda KDV matrahının “0” TL olduğu, bu durumun ticari hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığı, yine yüksek tutarlarda KDV matrahı beyan ederken bir yandan da yüksek alışlar beyan ederek cüzi sayılabilecek vergi borcu çıktığı, bu borçların da ödemediği gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği sonucuna varılmış olduğundan, re’sen tarh edilen üç kat kesilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, geçici vergi aslında ise hukuka uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın kurum geçici vergi asıllarına ve ilişkin kısmında 2577 sayılı Yasa’nın 45. ve 49.maddelerinde sayılan kaldırılmasını gerektiren nedenlerin bulunmadığı ve davalı istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da kararın buna ait kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna varıldığından davalı idare istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusuna gelince ise vergi tekniği raporunda iş yerinde malzemelerin bulunduğu, işçi çalıştırıldığı, iş yeri adresine yapılan yoklamalarda mükellefiyeti itibariyle faaliyette olduğu raporda yer alan diğer tespitlerin davacının ilgili dönemde sahte fatura düzenlediği ve gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı görüldüğünden sahte fatura düzenleyicisi olduğu gerekçesiyle davacı adına re’sen tarhedilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergilere bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığından istinaf başvurusuna ilişkin kararın redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatların usule ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü iddialar, kararın geçici vergi aslı ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katına kadar olan kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatına ilişkin temyiz istemine gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda mükellefin kumaş toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiği, mükellefin yetkilisi … tarafından defter ve belgelerin incelemeye ibraz edildiği, 31.07.1996 tarihli yoklamada; mükellefin faaliyete başladığı, faaliyet konusunun nakliye olduğu, işyerinin 6m2 büyüklüğünde büro olduğu, şirket adına 3 adet araba, bir adet kamyon ve 2 adet kamyonetin kayıtlı olduğu, işçisinin olmadığı, 28.12.1999 tarihli yoklamada; adres nakli yapıldığı, şehir içi ve şehirlerarası yük nakli yapıldığı, işçi çalıştırılmadığı, işyerinin büro olduğu ve büro malzemelerinin bulunduğu, 4 adet kamyonun şirket adına kayıtlı olduğu, 23.09.2010 tarihli yoklamada; adres nakli yapıldığı, toptan kumaş ürünleri işinde faaliyete devam edildiği, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, emtia stokunun olmadığı, işçi çalışmadığı, şirket müdürü …’un yoklama esnasında hazır bulunduğu, sermaseyinin 20.000 TL olduğu, şirket ortaklarının … ve … olduğu, 12.12.2012 tarihli yoklamada; aynı alanda faaliyet gösterdiği, 5 çalışanı olduğu, işyerinin 20 m2 olduğu, kirasının 350 TL olduğu, muhtelif büro malzemelerinin mevcut olduğu, işçi …’nın yoklamada esnasında hazır bulunduğu, 11.03.2013 tarihli yoklamada; adresin kapalı olduğu ancak mükellefin faaliyette olduğunun çevreden bildirildiği ve tabela ve demirbaşlarının yerinde olduğunun görüldüğü, 07.06.2013 tarihli yoklamada; ödevlinin faaliyete devam ettiği, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 5 çalışanının sadece 1 tanesinin işyerinde olduğu, 04.09.2013 tarihli yoklamada; adresin kapalı olduğu, mükellefe ulaşılamadığı, 08.10.2013 tarihli yoklamada; adresin ofis olarak kullanıdlığı, emtia bulunmadığı, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, işçi …’nın yoklamada esnasında hazır bulunduğu, şirket ortaklarından … hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, 2011 yılı katma değer vergisi matrahının 4.499.660,37 TL olduğu, 2012 yılında katma değer vergisi matrahının 12.034.532,54 TL olduğu, 2013 yılında katma değer vergisi matrahının 4.047.778,00 TL olduğu, 62.681,63 TL vergi borcu bulunduğu, 2011 yılında mal ve hizmet satın alındığı bildirilen mükelleflerin %87’si hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu, 2012 yılında mal ve hizmet satın alındığı bildirilen mükelleflerin %90’si hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu, 2013 yılında mal ve hizmet satın alındığı bildirilen mükelleflerin %57’si hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu yönündeki tespit ve değerlendirmelerinden hareketle mükellefin 01.11.2011 tarihinden sonra düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen tespitlere göre, tespit edilen ticaret hacmine ve cirosuna erişecek ve bunu karşılayacak organizasyon ve kapasitesinin bulunmaması, ihtilaflı dönemde toptan kumaş ticareti yapmasına rağmen emtia stokunun, aracının, deposunun, teçhizatının ve yeterli sayıda işçisinin bulunmaması, iştigal mevzu dışında mal alıp sattığına dair fatura düzenleyip fatura alması, Ba-Bs formlarında uyumsuzluklar bulunması, ilgili takvim yılının bazı aylarında çok yüksek matrahlar beyan ederken bazı aylarda KDV matrahının “0” TL olduğu, bu durumun ticari hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığı, yine yüksek tutarlarda KDV matrahı beyan ederken bir yandan da yüksek alışlar beyan ederek cüzi sayılabilecek vergi borçları çıkardığı ve bu borçlarını da ödemediği gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mükellefin düzenlediği faturaların komisyon karşılığında düzenlenen belgeler olduğu dolayısıyla üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmına ilişkin temyiz istemine gelince ise;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde, “vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder” şeklinde tanımlanmış, 344. maddesinde ise, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinde açıklandığı üzere, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması nedeniyle, dava konusu geçici vergilere bağlı olarak üç kat yerine tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi hakkaniyete uygun olacağından, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmında da hukuka uyarlık bulunmamakta olup, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, geçici vergi asıllarına ilişkin kısmı ile geçici vergi üzerinden kesilen tek kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Anılan Vergi Dava Dairesi kararının üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.