Danıştay Kararı 4. Daire 2019/9450 E. 2022/5559 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/9450 E.  ,  2022/5559 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9450
Karar No : 2022/5559

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine 4.190.242,91 TL matraha isabet eden ve fazladan tahakkuk ettiği ileri sürelen 838.048,58-TL kurumlar vergisinin terkini ve fazladan ödenen tutarın iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararda; hasılat paylaşımı karşılığı verilen arsanın iki yıldan uzun süredir davacı şirketin aktifinde bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, aktifte iki yıldan fazla süredir bekletilen arsanın müteahhit firmaya verildiği, bunun karşılığında bir taşınmaz alındığında bu işlemin servetin bir değerlemesi olduğu, cins değiştiren bu taşınmazlar nedeniyle bu aşamada vergiyi doğuran olayın vuku bulmadığı, ancak söz konusu taşınmazların satışı esnasında elde edilen bir kazancın doğduğu, bu kazanca sebep taşınmazların ise servetin biçin değiştirmesi sonucu arsa nedeniyle edinildiği, başka bir ifadeyle kayıtlı arsadan kaynaklandığı, dolayısıyla aktifte iki yıllık bekleme şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin bu taşınmazların iktisap tarihinden değil arsanın iktisap tarihinden itibaren dikkate alınması gerektiği, bu durumda, aktifte iki yıl bekleyen taşınmazların satışı nedeniyle elde edilen kazancın %75’inin vergiden istisna olacağı, eğer davacı şirketin iddia ettiği üzere söz konusu arsa teslimi nedeniyle hasılattan pay alınması durumunda, söz konusu hasılat nedeniyle yapılan tahsilatların da özel fonlara atıldığı, kalan bedellerin de tahsil edildikçe bu fonlarda takip edileceği beyan edildiğinden ve bu beyana rağmen davalı idarece istisna şartlarının ( elde edilen kazancın özel fonlara alınması, beş yıl bu hesapta tutulması, bedelinin tahsili) gerçekleşmediği yönünde bir tespitte de bulunulamadığından, arsa karşılığı elde edilen (arsadan kaynaklanan) bu karın da %75’inin vergiden istisna olduğu sonucuna ulaşıldığından davacı aktifinde iki yıl bekleyen arsadan kaynaklanan satış bedeli üzerinden %75’inin istisna kapsamında olduğu dikkate alınmadan yapılan tahakkuk işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketin ana sözleşmesinde şirketin faaliyet konuları arasında her nevi gayrimenkul satın alabileceği, satabileceği ve kiraya verebileceği, yeniden inşa edebileceğinin belirtildiği, bu durumda gayrimenkul faaliyetinde de bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacı şirketin arsasını hasılat paylaşım sözleşmesiyle müteahhite verdiği, bu sözleşme ile gayrimenkul ticareti yaptığı, dolayısıyla fiilen inşaat işi yapan şirketin söz konusu hasılatı için istisna hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.