Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8784 E. , 2022/5535 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8784
Karar No : 2022/5535
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Doğalgaz Dağıtım Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’inin ödenmesi gereken kurumlar vergisi üzerinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin fazla ödenen kısmının faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen… tarih ve E:… K:… sayılı kararda; davacı şirketin süresinde verilen beyanname üzerine tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin kanuni süresinden sonra ödendiğinden bahisle Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen indirim oranından yararlandırılmadığı olayda, 2015 yılı Kasım dönemine ilişkin olarak 21/12/2015 tarihinde süresinde verilen muhtasar beyanname üzerine tahakkuk eden verginin bankaya faksla gönderilen ödeme talimatının banka görevlilerince geç işleme konularak geç de olsa ödenerek vergisel yükümlülüklerin yerine getirildiğinin anlaşıldığından davacı şirketin söz konusu indirimden yararlandırılmamasında hukuka uyarlık görülmediği, kurumlar vergisi mükelleflerinin yıllık kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’inin ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilmesi gerektiği, hukuka aykırı olarak tahsil edildiği anlaşılan dava konusu verginin anılan kanun maddesi uyarınca verginin tahsil edildiği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile birlikte iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kurumlar vergisi indiriminden yararlanabilmek için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması koşulunun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, süresinde verilen beyanname üzerine tarh edilerek tahakkuk eden verginin, vade tarihi olan 26/12/2015’ten sonra, 14/01/2016 tarihinde ödendiği, davacı şirketin Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesinde aranan koşulları kaybettiği anlaşıldığından, vergiye uyumlu mükellefler için getirilen %5 kurumlar vergisi indiriminden yararlandırılmaması yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Bu gerekçelerle istinaf başvurusu kabul edilmiş, vergi mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca vergiye uyumlu mükellefler için getirilen kurumlar vergisi indiriminden yararlandırılmamasının söz konusu düzenlemenin getiriliş amacına ve ruhuna aykırı bir sonuç doğurduğu, beyannamenin kanuni süresinde verildiği halde ödemenin vade tarihinden sonra yapılmasının indirim koşullarını ortadan kaldırmayacağından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Kanun’un mükerrer 121. maddesi ile ticari, zirai ve mesleki gelir elde eden gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerinin (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), yıllık beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’ini, ödemeleri gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirebilmelerine imkan sağlanmıştır.
Vergi indiriminden faydalanabilmek için indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu beyannamenin ait olduğu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmiş olması, ikinci fıkranın (1) numaralı bendinde belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması, indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dahil) 1000 Türk Lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunmaması ve indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinde sayılan fiillerin işlenmemiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacı şirketin 2015/11 dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisinin, 26/12/2015 günü mesai bitimine kadar ödenmesi gerekirken, 14/01/2016 tarihinde gecikme zammıyla birlikte ödenerek vergisel yükümlülüğün yerine getirildiği, olayın oluş biçimi ve mezkur Kanun hükmünün getiriliş amacı da dikkate alındığında, davacı şirketin, “vergiye uyumlu mükellef” olmadığına yönelik değerlendirmenin, kişi ve toplum yararı arasındaki dengeyi bozucu nitelikte, hakkaniyet ilkesine ve nesafet kurallarına aykırı olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirketin vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan vergi indiriminden yararlanamayacağına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediğinden, kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki karara katılmıyorum.