Danıştay Kararı 7. Daire 2019/684 E. 2022/3776 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/684 E.  ,  2022/3776 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/684
Karar No : 2022/3776

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : … Besi ve Yem Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli …, … ve … sayılı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında 20/10/2014 tarih ve 19894 sayılı beyannameye ilişkin gümrük ve katma değer vergileri ile para cezasının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E:…, K…. sayılı kararıyla, dava konusu ödeme emri içeriği para cezası kararına ait tebliğ alındısında; tebligat adresinde bulunan kişinin, muhatap şirketin adres bırakmadan ayrıldığına ilişkin beyanının mazbatada yer alan ve dağıtıcı tarafından konulan şerh ile tespit edildiği, söz konusu beyanın bulunduğu tebliğ alındısının sadece dağıtıcı tarafından imzalanmış olduğu, bu suretle tebliğin usulüne uygun yapılmaması nedeniyle dava konusu para cezası kararının şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştiğinden söz edilemeyeceği; asıl amme alacaklısı şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında muhtelif bankalarda USD ve TL cinsinden hesap bakiyesi, 19 adet araç ve taşınmazların tespit edildiği, mal varlığına davalı idareden önce başka ipotek ve hacizler uygulandığı beyan edilmişse de, alacağın tamamen tahsil imkanı kalmadığının somut olarak ortaya konulmadığı, buna göre asıl borçlu nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmeksizin ve şirket tüzel kişiliği hakkında tüm takip yolları tüketilmeksizin, borcun kısmen veya tamamen tahsil imkanı kalmadığı somut olarak ortaya konulmayan amme alacağı için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği para cezasına ilişkin tebligatın usulüne uygun olduğu, zira; asıl amme borçlusu şirketin bilinen adreslerinde defalarca tebligat yapılmak istenilmişse de şirkete ulaşılamadığı, şirketin mal varlığı üzerinde ipotek ve hacizler olduğundan kanuni temsilci sıfatıyla davacının takip edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın Dairemizin E:2019/2038 esasına kayıtlı dosyasıyla birlikte incelenmesinden, asıl borçlu şirketin diğer kanuni temsilcisi adına aynı alacak için
düzenlenen ödeme emrinin, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği gerekçesiyle iptal edildiği, anılan kararın kanun yolundan geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
İşbu davaya konu ödeme emrinin de aynı gerekçeyle iptali gerekirken özette yer verilen gerekçeyle iptalinde sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından, karara yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :

Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, aynı amme alacağı için diğer kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 16/10/2017 tarihinde şirketin tespit edilen son adresine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesindeki usullere uygun biçimde düzenlenmiş herhangi bir tebliğ alındısı ya da adres tespit tutanağı ve benzeri belge sunulmadığı halde ilanen tebligat yoluna gidildiği, bu sebeple, bu ödeme emri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara yönelik istinaf başvurunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararına yönelik temyiz isteminin Dairemizin 17/05/2022 tarih ve E:2019/2038, K:2022/2161 sayılı kararıyla reddedilerek kararın onandığı anlaşılmıştır.
Dava konusu işlemin yukarıda yer verilen gerekçe ile iptali gerekirken, İlk Derece Mahkemesi kararının özetinde yer verilen gerekçeyle iptali, sonucu itibarıyla yerinde olduğundan, karara yönelik temyiz isteminin bu gerekçe ile reddi gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.