Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8491 E. , 2022/5536 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8491
Karar No : 2022/5536
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahip olduğu ticari araç ve taksi plakası satış işlemi nedeniyle değer artışı kazancı elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015/1-12 yılı için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E…, K:… sayılı kararda; davacının, 01/06/2005 tarihinde satın aldığı ticari taksiyle basit usule tabi olarak taksi işletmeciliği yaptığı, 20/10/2015 tarihinde aracını ve plakasını sattığı, basit usulde vergilendirilen davacının araç ve plaka satışından doğan kazancının değer artış kazancı olarak kabul edilerek düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına yapılan tarhiyatın iptali istemiyle açılan davada, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu; ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek veya basit usule göre tespit edileceğinin hükme bağlandığı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 4369 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle değiştirilen ve 01/01/1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 46. maddesinde, 47 ve 48. maddelerde yazılı şartlara topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit edileceği, basit usulde ticari kazancın, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet fark olduğunun açıklandığı, aynı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan şekliyle mükerrer 80. maddesi 2. bendinde; bu Kanun’un 70. maddesi birinci fıkrası (5) numaralı bendinde yazılı hakların (ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artışı kazancı olduğu, son fıkrasında, faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağının ifade edildiği, bu düzenlemeler uyarınca kazancı basit usulde vergilendirilen bir mükellefin, faaliyetinin sona erdirilmesiyle ilgili olarak her türlü satıştan elde ettiği kazancın, basit usulde saptanan kazancın bir unsuru olup ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı adına ticari araç plakasının satışından elde ettiği gelirin değer artış kazancı olarak nitelendirilmesi sonucu yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen rapor doğrultusunda yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi .. Vergi Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.