Danıştay Kararı 7. Daire 2022/3021 E. 2022/3772 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/3021 E.  ,  2022/3772 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3021
Karar No : 2022/3772

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
…Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : ..
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Tekstil Sanayi Limited Şirketi’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla eski ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla, 14/09/2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi örneğinden davacının 14/04/2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin 125/750 hisseli ortağı olduğu 22/07/2010 tarih ve 7612 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre ise 07/07/2010 tarih ve 128 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ortaklıktan ayrıldığı ve aradaki süreç boyunca hiç bir zaman şirket temsilciliği görevinde bulunmadığı, asıl sorumlu şirket adına düzenlenen … tarih ve E… sayılı haciz varakasında borç tutarının 362.951,27 TL olduğu ve dava konusu ödeme emrinin de aynı tutarda düzenlendiği, dolayısıyla davacıya mevcut hissesi oranında ödeme emri düzenlenmesi gerekirken borcun tamamından sorumlu tutulmak suretiyle düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının ortak sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 2010 yılında ortaklıktan hisselerini devretmek suretiyle ayrıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.