Danıştay Kararı 5. Daire 2022/12341 E. 2022/6772 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/12341 E.  ,  2022/6772 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12341
Karar No : 2022/6772

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda idare memuru olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı vekili tarafından 25/07/2017 tarihinde OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna kamu görevinden çıkarılması işlemine karşı itiraz başvurusunda bulunulduğunun ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından davacı hakkında tesis edilen … tarihli ve … sayılı kararın usulüne uygun olarak başvuru dilekçesinde gösterilen adreste davacı vekiline 27/07/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, anılan kararın tebliği üzerine davacı tarafça en geç 25/09/2018 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 24/02/2020 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde belirtilen altmış günlük dava açma süresi geçirildikten sonra açılan iş bu davanın süresinde olmadığı ve esasını inceleme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun anılan Komisyonca reddine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olarak usulsüz bir şekilde tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi ile diğer ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tebligatın elektronik posta yoluyla yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle normal posta yoluyla büro adresi dışında başka bir adrese yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu belirtilerek, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararını bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, 15/03/2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 48. maddesi ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
…9. Baro levhasına yazılı avukatlar…
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” şeklinde değiştirilmiş ve 7101 sayılı Kanun’un 66. maddesinde “Bu Kanunun; a) 48 inci, 49 uncu ve 64 üncü maddeleri 1/1/2019 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlere göre, baro levhasına yazılı olan avukatlara yapılacak tebligatların 01/01/2019 tarihi itibarıyla elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılması üzerine vekili tarafından 25/07/2017 tarihinde OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından davacının başvurusunun … tarihli ve … sayılı işlemle reddedildiği ve söz konusu işlemin davalı idarece davacı vekili tarafından başvuru dilekçesinde bildirilen adrese normal posta yoluyla tebliğe çıkarılarak 27/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla, her ne kadar temyiz dilekçesinde, dava konusu işlemin tebliğinin elektronik posta yoluyla yapılmasının zorunlu belirtilerek davalı idarece normal posta yoluyla yapılan tebligatın usûle aykırı olduğu ve bu nedenle bakılan davada süre aşımı bulunmadığı iddia edilmekte ise de, yukarıda ayrıntısına yer verildiği üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında baro levhasına yazılı olan avukatlara yapılacak tebligatların elektronik yolla yapılmasını zorunlu kılan mevzuat hükmünün 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin tebliği tarihinde (27/07/2018) yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak normal posta yoluyla yapılan tebligatta hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.