Danıştay Kararı 7. Daire 2019/2661 E. 2022/3778 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/2661 E.  ,  2022/3778 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2661
Karar No : 2022/3778

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tanzimli … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında … tarih ve … sayılı ihracat beyannamesiyle ihraç edilmek istenen ve “polipropilen makine halısı” olarak beyan edilen eşyanın, “ağırlık itibarıyla akrilik ipliklerden mamûl” olduğu, ithalat listesinde belirtilen ürünlerin imalatta kullanılmayarak rejim hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, davacı tarafından … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilip, daha sonra … tarih ve … sayılı beyanname ile ihraç edilmek istenen eşyanın gümrük laboratuvar tahlilinde “ağırlık itibarıyla akrilik ipliklerden mamul” olduğu belirlenmesine karşın, ithalata ilişkin listede “akrilik iplik” girdisi olmadığından dahilde işleme rejiminin ihlal edildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, davalı idare tarafından, belge kapsamında ithal edilen eşyanın tescil tarihindeki gümrüklenmiş değerinin esas alınması gerekirken, dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edilen “polipropilen makine halısı” olarak beyan edilen ürünlerin tahlil sonucunda “ağırlık itibarıyla akrilik ipliklerden mamul” olduğu ve akrilik ipliğin halı imalatındaki kullanım oranının tespitine ilişkin tahlil raporu esas alınarak rapordaki bu bilgilerin ithalat listesinde yer alan akrilik iplik “polipropilen granül” ve buna ilişkin oranın da “polipropilen granül”e ilişkin oran olduğu kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplamaya istinaden karara bağlanan para cezasında, söz konusu hesaplama dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyaya ilişkin olmadığı gibi, tahlil raporundaki “akrilik iplik” cinsi eşya ve bunun kullanım oranına yönelik olarak tespit edilen verilerin, ithalat listesinde yer alan polipropilen granüle uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından dahilde işleme izin belgesinin ihracat listesinde olmayan bir eşyanın ihraç edilmeye çalışıldığının laboratuvar tahlili ile sabit olduğu, eşyanın polipropilen makine halısı olmadığı ortaya çıktıktan sonra davacının, aynı müşteriye ait hem akrilik makine halısı hem de polipropilen makine halısı siparişi olduğunu belirterek, yükleme esnasında sehven gümrük beyannamesinde yer alan polipropilen makine halısı yerine, akrilik ipliklerden oluşan halının yüklendiği iddiasıyla ve eşyayı kat’i ihraç etmek amacıyla beyannamenin iptalini talep etmesinin de aldatıcı eylemin kabulü anlamına geldiği, polipropilen makine halısı yerine akrilik makine halısı ihraç edilmeye çalışıldığından, hesaplamanın tahlil raporundaki oranlar baz alınarak yapılmasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, dahilde işleme izin belgesi kapsamında polipropilen granül ithal edilerek polipropilen makine halısı ihracı taahhüdünde bulunulduğu, davaya konu ihracat beyannamesi ile DİİB kapsamında akrilik makine halısı ihraç edilmeye çalışıldığı, durumun gümrük laboratuvar tahlili ile ortaya çıkması üzerine eşyayı kat’i ihraç etme yoluna başvurulduğu, ihracat gümrüğü olan İskenderun Gümrük Müdürlüğünce ithal eşyasının akıbeti sorulduğunda mamûlün fabrikalarında mevcut olduğu ve gerekli tespitin yapılmasının istenmesine karşın davalı idarece, poliproplen oranları akrilik iplik oranlarından, kıymetler dahilde işleme izin belgesinden, döviz kuru ihracat belgesinden alınarak hesap edilen tahakkuk yeniden incelenerek hesapta hata bulunmadığından bahisle gerekli tespitin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, ithalat beyannamesinin tescilli olduğu gümrük idaresi yerine ihracat gümrük idaresince işlem tesis edilmesi, gümrüklenmiş değer hesabında ithalat beyannamesindeki verilerin kullanılmaması, davalı idarenin yerinde tespit amacıyla ithal eşyasının akıbetini öğrenmek amacıyla davacının fabrikasında yerinde tespit yapmayıp sadece tahakkuk hesap tablosunun kontrolünü gerçekleştirilmesi, söz konusu dahilde işleme faaliyetinin eşdeğer eşya kullanımı suretiyle önceden ihracat olduğunu göstermektedir. Davalı idare savunmasında veya dava dilekçesinde aksini gösterir bir bilgi, belge veya beyan bulunmamaktadır.
2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin “Eşdeğer eşya kullanımı” başlıklı 6. maddesi uyarınca, dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem görmüş ürünün elde edilmesi için ithal eşyasının yerine eşdeğer eşyanın kullanılabileceği, ithal eşyasının ithalinden önce eşdeğer eşyadan elde edilen işlem görmüş ürünün ihracı halinde, buna tekabül eden ithalatın belge süresi sonuna kadar yapılabileceği, “Yurt içi alımlar” başlıklı 7. maddesinin 5. fıkrası uyarınca belge kapsamında yurt içinden temin edilen eşyanın belge süresi içerisinde işlem görmüş ürün olarak ihracının gerçekleştirilmemesi halinde, bu Tebliğin 45. maddesinde belirtilen 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi hükmünün uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, maddi olayda dahilde işleme izin belgesi kapsamında önceden ithalat bulunup bulunmadığı, önceden ihracat bulunuyorsa davacının eyleminin 2006/12 sayılı Tebliğin 45. maddesinde sayılan ihlal sebepleri arasında sayılıp sayılmadığı, Kanun’un 238. maddesine göre ceza kesilip kesilemeyeceği araştırılarak yeniden karar verilmesi gerektiğinden temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.