Danıştay Kararı 9. Daire 2020/1629 E. 2022/4737 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/1629 E.  ,  2022/4737 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1629
Karar No : 2022/4737

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım-satım faaliyetinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2014/Mart,Ekim,Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; gayrimenkul alım – satım ve kiraya verilmesi faaliyeti dolayısıyla mükellefiyet kaydı bulunan davacının, 2014 yılı içinde dört adet gayrimenkul sattığı, bu satışlardan elde ettiği satış hasılatını katma değer vergisi beyanlarına dahil etmediği, satış yoluyla edindiği söz konusu taşınmazlardan ikisini üç yıl gibi kısa süre içerisinde sattığı, gayrimenkul alıcılarından üçünün tapu harç matrahlarında yer alan tutarları ödediklerini, alıcılardan birinin ise tapuda 60.000.-TL harç matrahı beyan edilmesine rağmen 300.000,00.-TL ödediğini beyan ettiği ve banka transferlerinin alıcı beyanlarını doğruladığı, alıcı adlarına bu satışlara ilişkin fatura düzenlenmediği anlaşıldığından, alıcı beyanlarını doğrulayan banka transferlerinde yer alan tutarlar ile konut niteliğindeki bir kısım taşınmazın net alanları da dikkate alınarak yapılan cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı hakkında, 2012-2015 yıllarında toplam on iki adet taşınmaz satışının bulunması nedeniyle birden çok yılda birden fazla taşınmaz alım satımının ticari nitelikte olduğundan vergi cezalı tarhiyat yapılmış ise de, olayda davacının 2014 yılında satışını yaptığı dört adet taşınmazdan, ikisinin kat irtifakı niteliğinde olduğu ve davacı tarafından 2011 yılında taşınmaz hissedarı olarak akdettiği gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edinildiği, taşınmazlardan birinin arsa niteliğinde olduğu ve davacı tarafından 2004 yılında edinildiği, diğerinin ise dükkan niteliğinde olduğu ve davacı tarafından 1998 yılında edinildiği, taşınmazların edinme tarihi ve edinme şekilleri itibariyle satışların, devamlılık unsuru ve ticari girişim gayesinin varlığına karine teşkil etmediği, bu durumda ticari organizasyona dair ayrıca bir araştırma ve inceleme yapılmadan, davacının ekonomik durumuna göre satışların şahsi ihtiyacını aşıp aşmadığına dair bir değerlendirmede bulunulmadan, yeterli ve somut tespitler bulunmaksızın yapılan cezalı tarhiyatta ve satışların ticari nitelikte olmaması nedeniyle fatura düzenleme zorunluluğu da bulunmadığından kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının her vergilendirme döneminde birden fazla gayrimenkul sattığı tespit edildiğinden, yasal mevzuat ve Danıştay kararları uyarınca olayda devamlılık koşulunun gerçekleştiği, dolayısıyla söz konusu satışlardan elde edilen kazancın ticari kazanç olduğu, davacı hakkındaki vergi tekniği raporu ile yapılan tespitlere istinaden düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiası ile kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.