Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/2412 E. , 2022/4739 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2412
Karar No : 2022/4739
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm Taşımacılık Otomotiv Petrol Ürn. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 yılında yaptığı araç satışları için düşük bedelle fatura düzenlemek suretiyle bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2015 yılı kurumlar vergisi, 2015/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirketin satışını tutarda fatura düzenlemek suretiyle gerçekleştirdiği 13 adet araçtan 11 tanesinin satış bedelleri için düşük tutarda fatura düzenlemek suretiyle kurumlar vergisini aşındırıdığı, motorlu kara taşıtlarının satış bedelinin emsallerine göre düşük gösterilmesi halinde kasko sigortasına esas alınan bedelinden yararlanılabileceği, … Odasının yazısı ile araçların durumu gözönüne alınarak kasko bedelinin %70 ila %100 arasında satılabildiği, oda tarafından belirlenen oranın objektif doğruluğun sağlanması adına ortalaması olan %85’inin olması gereken satış bedeli olarak kabul edilerek dava konusu cezalı tarhiyat yapılmış ise de kasko sigorta bedelinin kanuni ölçü olduğu ve bu bedelin altında araç satışı yapılamayacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yer almadığı gibi, serbest piyasa koşullarında ikinci el araçların satışında bir çok unsurun rol oynadığı (aracın yaşı, modeli, markası, kilometresi, kazalı veya boyalı olması, serbest piyasada gördüğü talep gibi) bu nedenle kasko sigorta bedelinden aşağı veya yukarı bedelle araç satışının mümkün olduğu, olayla ilgisi tabii ve açık olan araç aldığı tespit edilen kişilerin ifadelerine başvurulmadığı, karşıt inceleme ve banka kayıtları gibi resmi kurumlar nezdinde araştırma yapılmadığı, yine satışa konu araçların mevcut durumlarına göre rayiç bedellerinin ne olduğu yönünde araştırmaya gidilmediği, dolayısıyla vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti geçerli ve yeterli bilgi ve belgelerle ortaya konulmaksızın, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı,geçici vergiye ilişkin ihbarnamelerde, mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi asıllarının tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtildiği halde dava konusu edildiği anlaşıldığından davanın bu kısmının incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerle davacının araç satışları için düşük tutarda fatura düzenleyerek kurumlar vergisi matrahını aşındırdığı somut olarak ortaya konulduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.