Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1412 E. , 2022/4753 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1412
Karar No : 2022/4753
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Malmüdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2014 yılında yapmış olduğu zirai ürün alımlarına ilişkin bir kısım ödemeler ile bir kısım ücret ödemelerinin muhtasar beyannamelerine dahil edilmeyerek beyan dışı bırakıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ile 2014/Ocak dönemi için bir kat, 2014/Şubat-Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergilerinin, davacı tarafından düzenlenmediği iddia edilen müstahsil makbuzlarından kaynaklanan kısmı yönünden, davacı adına 2013 yılı için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın; … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı nezdinde yapılan araştırma ve yoklama neticesinde ele geçirilmeyen defterler, flash bellek ve döküm listesinin dava dışı şahıslar tarafından, davacıya ait olduğu iddiasıyla müfettişliğe tevdi edildiği, söz konusu defter ve flash belleğin dava dışı kişiler tarafından Müfettişliğe ibraz edilmiş olması, davacı tarafından bu kişilerle aralarında husumet bulunduğunun ileri sürülmesi ve olayın Savcılığa intikal etmiş olması, bu kayıtların davacı tarafından tutulduğunun ispatlanamaması dikkate alındığında, söz konusu tarhiyatın eksik incelemeye dayalı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle kabul edildiği anlaşıldığından dava konusu gelir (stopaj) vergisi matrah farkının bu kısmı yönüyle dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği, davacının muhtasar beyannamelerine dahil etmediği ileri sürülen ücret ödemelerinden kaynaklanan kısmı yönünden; olayda toplam 4 işçinin 2014 yılında davacının yanında sigortasız olarak çalıştığını beyan etmesi üzerine, bu işçilere yapılan toplam ücret ödemeleri üzerinden, işçilerin sigortasız çalışmış olmaları nedeniyle SSK primi işçi payı ve işsizlik sigortası işçi payı dikkate alınmaksızın net ücretler üzerinden vergi tevkifatının hesaplandığı görülmesine rağmen, ifade veren kişilerden olan ve hesaplamaya dahil edilen …’ın 02/10/2019 tarihli tutanakta 2014-2016 yılları arasında davacı yanında çalıştığını beyan etmesine karşın 2013 yılı için düzenlenen vergi tekniği raporuna ekli 01/11/2018 tarihli tutanakta 2013-2015 yılları arasında herhangi bir yerde ücretli çalışmadığını beyan ettiği, dolayısıyla bu kişinin ifadeleri arasında uyumsuzluk olduğu, diğer taraftan ihbar dilekçesiyle ortaya çıkan vergi incelemesinin taraflar arasında husumet olabileceği dikkate alınarak söz konusu yılda davacı yanında sigortalı olarak çalışan diğer kişilerinde ifadesine başvurulmak suretiyle adı geçen kişilerin sözkonusu dönemde davacı yanında çalışıp çalışmadığının kesin olarak ortaya konulmadığı bu haliyle de yapılan tarhiyatın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşıldığından matrah farkının bu kısmı yönüyle de dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2014 yılında bir kısım zirai ürün alımına ilişkin ödemeler ile bir kısım ücret ödemelerini beyan dışı bıraktığının tespit edildiği, davacı hakkında 2013/Haziran dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisinin 12/02/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği bu nedenle vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırıldığı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.