Danıştay Kararı 13. Daire 2016/4596 E. 2022/3619 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/4596 E.  ,  2022/3619 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4596
Karar No:2022/3619

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elektronik haberleşme sektöründe faaliyette bulunan davacı şirket tarafından, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca belirlenen 2014 yılına ait idari ücret tutarına ilişkin … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin ve bu tahakkuk fişinin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 5809 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki, “elektronik haberleşme hizmeti” ve “işletmeci” tanımları ile aynı Kanun’un 11. maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, yetkilendirme ücreti olan idarî ücretin Kurum tarafından işletmecilerden alındığı, işletmecinin ise yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve altyapısını işleten şirket olduğu, dolayısıyla idarî ücret tutarının işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden ödenmesi gerektiğinin açık olduğu;
Bu itibarla, idarî ücret tutarının işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden alınması gerekirken, davacı şirketin bütün faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden idarî ücretin istenilmesine ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5809 sayılı Kanun çerçevesinde yetkilendirilmiş bir şirketin tüm faaliyetlerinin elektronik haberleşme hizmeti ile hizmet için gerekli ve ilgili diğer hizmetlerin sunumundan ibaret olduğu, bu nedenle davalı idarece yapılan uygulamanın hukuka uygun olduğu, davacı şirketin faaliyet alanının sadece “elektronik haberleşme hizmetleri”ni oluşturduğu veya oluşturması gerektiği, aksi hâlde bu durumun yetkilendirme şartlarına aykırılık teşkil edeceği, işletmecilerin yetkilendirildiği hizmet kapsamı dışında geliri olamayacağından, toplam yıllık net satışı üzerinden idari ücret ödenmesinin gerektiği, ayrıca davacının bu ücreti ödemeden kaçınmasının eşitlik ve rekabet ilkesine aykırılık teşkil edeceği, Kanunda ve yönetmelikte açık bir ifade ile idari ücret matrahının işletmecilerin net satışları olduğunun belirtildiği, net satışların içerisinde özel bir ayrışmaya gidilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Elektronik Haberleşme Sektörüne ilişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’nde yapılan tanımın 5809 sayılı Kanun’un amacına aykırı bir şekilde yorumlandığı ve bu yorum ile Anayasa’nın 73. maddesine aykırı işlem tesis edildiği, elektronik haberleşme hizmeti ile ilgili diğer hizmetlerin şirket tarafından sunulmasının bu hizmetlerin elektronik haberleşme hizmeti olduğu anlamına gelmediği, hangi hizmetlerin elektronik haberleşme hizmeti kapsamına girmediğini gösterir pek çok içtihat ve idari işlemin dosyaya sunulduğu, davalı idarece bu hususta beyanda bulunulmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.