Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3985 E. , 2022/4711 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3985
Karar No : 2022/4711
TEMYİZ EDEN (DAVALI/) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mob. Tek. San. ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına maliki bulunduğu, İzmir ili Torbalı İlçesi … Mahallesi … Ada … parselde kayıtlı bulunan taşınmazda yer alan “İdari Bina” ve “Koltuk Fabrika Binası” “Yatak Fabrika Binası” nedeniyle tahakkuk ettirilen 2011 ila 2013 yılı emlak vergileri, 2014 ila 2018 yılına ilişkin gecikme faizi ile tüm dönemlere ilişkin vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararıyla; tüm binalar için 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin salınan vergi ziyaı cezalı bina vergileri ve faizleri yönünden; binalar için 28.01.2010, 01.02.2011 ve 04.05.2011 tarihlerinde davalı idare tarafından yapı kullanım izin belgelerinin verildiği, ilgili araziye binaların yapılmasının tadili gerektiren bir sebep olmakla birlikte, bu sebebin meydana geldiğinin idare tarafından öğrenilmediğinden söz edilemeyeceğinden, binalar için 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin salınan vergi ziyaı cezalı bina vergileri ve faizlerinde, amme alacaklarının zaman aşımına uğraması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı, “İdari Bina” ve 51.012 m2’lik “Koltuk Fabrika Binası” için 2014 ila 2018 yıllarına ilişkin kesilen vergi ziyaı cezaları yönüyle; Emlak Vergisi Kanununda 09.04.2002 tarihinden itibaren 4751 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonucu, 32’inci maddede bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmediği, bu durumda Emlak Vergisi Kanununda 09.04.2002 tarihinden itibaren bildirim verilmemesi durumunda vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı, “İdari Bina” ve 51.012 m2’lik “Koltuk Fabrika Binası” için 2014 ila 2018 yıllarına ilişkin fark bina vergisi faizi yönüyle: faizin, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine vermiş olduğu zararın karşılığı, başka bir ifadeyle tazmini olarak tanımlandığı, hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık Kanun hükmü aranmasının düşünülemeyeceği, olayda davacıdan tahsili gereken eksik vergilerin süresinde ödenmeyip davacı bünyesinde kalarak bu sermayenin semeresinden davacının faydalandığı, davalı idare tarafından mahrum kalınan süre için bir karşılık olarak faiz talebinin tabi olduğu, bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, “İdari Bina” ve 51.012 m2’lik “Koltuk Fabrika Binası” için 2014 ila 2018 yıllarına ilişkin fark verginin faizinin onanmasına, 2011, 2012 ve 2013 yılları için salınan vergi ziyaı cezalı bina vergileri ile 2014 ila 2018 yılları için kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmadığından davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından 2011 yılında inşaası tamamlanan taşınmazları için bildirimde bulunulmadığı, idarelerince taşınmazın bildirim dışı kaldığının 2018 yılında öğrenilmesi nedeniyle Emlak Vergisi Kanunu 40. madde hükmüne göre zamanaşımı bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.