Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5122 E. , 2022/4707 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5122
Karar No : 2022/4707
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediyesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :… Dış Tic. Met. Maden. En. San. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin maliki bulunduğu, İzmir İli Alağa İlçesi … Mahallesinde bulunan taşınmazın 6360 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin 15’inci fıkrası uyarınca emlak vergisinden muaf olduğu, davalı idare tarafından 2014-2018 yılları arasında tahakkuk ve tahsil edilen emlak vergisi, harç ve katılım paylarının, düzeltme ve şikayet başvurusu üzerine, düzeltilerek terkin edilmesine karşın iade edilmemesi üzerine 323,272.34-TL tutarındaki emlak vergisi, harç ve katılım paylarının, iadesi yolundaki 22.03.2019 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istemiyle istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararıyla; 6360 sayılı Kanunun Geçici 1’inci maddesinin 15’inci fıkrası uyarınca davacı şirketin taşınmazlarına muafiyet uygulanarak tahsil edilen emlak vergisi, harç ve katılım paylarının düzeltilerek terkin edilmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadğı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin hükümleri doğrultusunda düzeltme başvurusu kabul edilmek suretiyle emlak vergisi, harç ve katılım payı tahsili işlemlerinin hukuka aykırılığının davalı idarece kabul edildiği, bu durumda, davalı idarenin savunma dilekçelerinde terkin ve mahsup işlemlerinin yerine getirilerek 323.272,34-TL tutarın emanet hesabına aktarıldığı bilgisinin davacıya bildirilmesinin anılan tutarın iadesi anlamına gelmeyeceği ve davacının banka hesap numarası bildirerek yaptığı iade başvurusunun sonuçsuz kaldığı görüldüğünden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 120’nci maddesi uyarınca süresi içinde yapılan iade talebinin zımnen reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının faiz istemine gelince; gerek iç hukukta, gerekse uluslararası hukukta, faizin hukuki nitelemesinin amacı paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine verdiği zararın giderilmesi olan “tazminat” olduğunun anlaşıldığı, söz konusu zararın, vergilendirme işlemlerinde, devlet yönünden, vergi ödevlerinin zamanında ve gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle verginin zamanında tahakkuk etmemesi, mükellefler yönünden ise, vergi idarelerince gerçekleştirilen hukuka aykırı vergilendirme işlemleri ile haksız vergi tahsil edilmesi halinde doğduğu, bu nedenle, davacıdan haksız yere fazladan tahsil edilen emlak vergisi, harç ve katılım paylarının yasal faizi ile birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu iade talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen emlak vergisi, harç ve katılım payları tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmadığından davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davaya konu tutarların iade edilmek üzere emanet hesabına alındığı bu nedenle dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, yargı kararı ile iadesine karar verilen tutarlar yönünden faize hükmedilemeyeceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.