Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1358 E. 2022/2833 K. 12.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1358 E.  ,  2022/2833 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1358
Karar No : 2022/2833

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/09/2021 tarih ve E:2016/41934, K:2021/2603 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/09/2021 tarih ve E:2016/41934, K:2021/2603 sayılı kararıyla;
Davacı tarafından bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2016/58194 sayılı esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının tarafları ve konusu aynı olduğundan bahisle birleştirilmesi talebinde bulunulmuş ise de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda davaların birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde uygulanmak üzere sayma yoluyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunulan 31. maddesinde de davaların birleştirilmesi usulüne yer verilmediği görüldüğünden bu istem yerinde görülmemiş,
Davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen ve 02/07/2018 tarihinde Danıştay Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren 27/06/2018 tarihli birinci savunmaya cevap dilekçesinde, 03/11/2020 tarihinde Danıştay Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren 30/10/2020 tarihli ek beyan dilekçesinde, 31/03/2021 tarihinde Danıştay Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren 29/03/2021 tarihli ek beyan dilekçesinde; dava dilekçesindeki istemi yanında bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm maaş, sosyal hak ve yardımlarının hak ediş tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek,
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle Dairelerinin E:2016/58194 sayısına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı, anılan davanın Dairelerinin 20/09/2021 tarih ve K:2021/2608 sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve bu kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, davacının bakılmakta olan bu davaya konu istemine, yukarıda belirtilen ve Dairelerinin E:2016/58194 sayısına kayıtlı dava dosyasında da yer verildiği, dolayısıyla bakılmakta olan bu davanın, anılan dava yönünden tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, derdestlik nedeniyle bu davanın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Dairece usul kurallarının esnetildiği, idarenin istediği zaman sunduğu ilgili ilgisiz deliller nedeniyle savunma hakkının kullanılmasının imkansızlaştığı; ek beyan hakkı tanınmasının bu usuli hataları gidermeyeceği; Dairenin E:2016/58194 sayılı dosyasına sunulan beyanların bu dava için de geçerli olduğu; bu iki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu; ancak bu iki dosyanın birleştirilmesi gerekirken ayrı ayrı görülmesinin hukuka uygun olmadığı; iptali istenen kararların farklı olduğu; derdestlik kuralının da yanlış uygulandığı; hukuki kaos ortamında iki farklı dava açmaktan başka çaresi olmadığı; davanın başından beri birleştirme talep etmesine rağmen talebinin kabul görmediği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/09/2021 tarih ve E:2016/58194, K:2021/2608 sayılı kararı, Kurulumuzun 12/10/2022 tarih ve E:2022/1127, K:2022/2828 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/09/2021 tarih ve E:2016/41934, K:2021/2603 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 12/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.