Danıştay Kararı 5. Daire 2021/1593 E. 2022/6580 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/1593 E.  ,  2022/6580 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1593
Karar No : 2022/6580

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:Temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, 7084 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 7075 sayılı Kanun’un 1/1. maddesi ve Geçici 1/3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “Hükmün son paragrafındaki etkin pişmanlık uygulamasına ilişkin gerekçe kısmı çıkartılarak, yerine “Bu itibarla, silahlı terör örgütünün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ve bildiği örgüt üyeleriyle ilgili olarak verdiği bilgilerin mahiyeti, bu beyanlarının soruşturmanın başında vermiş olması, verdiği bilgilerin örgütün yapılanması ile kendi konumu ile uyumlu olduğunun değerlendirilmesi ve sanığın işlediği suç nedeniyle gerçek anlamda pişman olduğu kanaatine ulaşılması nedeniyle, sanığın TCK’nun 314/2 ve 3713 sayılı yasanın 5/1. maddeleri uyarınca belirlenen cezasından TCK’nun 221/4-2. cümle hükmü uyarınca takdiren üst hadden olmak üzere 3/4 oranında indirim yapılmıştır” cümlesinin eklenmesi, gerekçedeki etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılan bölümlerde geçen “2/3” ifadeleri çıkartılarak yerine “3/4” ifadesinin yazılması ve hüküm fıkrasında sanığın cezasından TCK’nın 221/4. maddesi ile indirim yapılan bölümde yer alan “2/3 ve “2 yıl 6 ay” ibareleri çıkarılarak yerine “3/4 ve 1 yıl 10 ay 15 gün” ibarelerinin ve TCK’nın 62. maddesi ile indirim yapılmasına karar verilen bölümde yer alan “2 yıl 1 ay” ibaresi çıkarılarak yerine “1 yıl 6 ay 22 gün” ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasının 6. bendinin çıkartılması ve 10. Bentten sonra gelmek üzere “11-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, işlediği bu suç nedeniyle giderilmesi gerekli maddi zararın bulunmaması, kişilik özellikleri ile duruşma tutanaklarına yansıyan tutum ve davranışları göz önüne alındığında, ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşması ve sanık müdafinin de talepte bulunması nedenleriyle, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-6 maddesi uyarınca SANIK HAKKINDA VERİLEN HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA, Sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önüne alınarak CMK’nın 231/8. maddesi gereğince HERHANGİ BİR YÜKÜMLÜLÜK ALTINA ALINMAKSIZIN 5 YIL SÜRE İLE DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA, Denetim süresi içerisinde zamanaşımının işlemeyeceğinin ihtarına, (ihtar edilemedi), Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürüleceğinin, aynı süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının CMK’nın 231/10-11.maddesi gereğince sanığa ihtarına, (ihtar edilemedi), kararın mahsus sisteme kaydına” cümlelelerinin eklenmesi ve fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi ile gerekçeli karar başlığındaki suç tarihine ilişkin bölümde yer alan “09.03.2017” tarihi çıkartılarak yerine “08.03.2017” tarihinin yazılması suretiyle” istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.