Danıştay Kararı 5. Daire 2021/1514 E. 2022/6516 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/1514 E.  ,  2022/6516 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1514
Karar No : 2022/6516

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av….

Karşı Taraf (Davalı) : …Bakanlığı / …
Vekili : Av….

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:ByLock verilerinin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, çelişmeli yargılama, silahların eşitliği ve bağımsızlık ilkelerinin ihlal edildiği, aynı suçtan iki defa mahkum edildiği ileri sürülmüştür.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi istinaf aşamasında kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesince, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
“…Sanık adına kayıtlı olup, kendisinin kulladığını kabul ettiği … ve … no’lu GSM hatlarının, dosyaya Siirt Emniyet Müdürlüğü’nün 27/11/2017 tarihli İletişimin Tespitine İlişkin Analiz Raporu ve ekinde sunulan CD içerisindeki HIS (CGNAT) kayıtlarına göre; sanığın … telefon numarası üzerinden 17.08.2014 ile 24.05.2015 tarihleri arasında 9049 kez ByLock sunucularına ait … ve … ve … nolu IP adresine bağlandığı, … telefon numarasından ise 23.11.2014 ile 30.05.2015 tarihleri arasında 216 kez Bylock sunucularına ait … ve … nolu IP adresine bağlandığı, HIS (CGNAT) kayıtlarının dosya içerisinde HTS raporu ekinde sunulan CD içerisindeki baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğu, HIS (CGNAT) kayıtlarında yer alan … ve … IMEI numaraları ile Siirt Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 08/09/2017 tarihli güncel ByLock sorgu evraklarında tespit edilen IMEI numaralarının aynı olduğu, evraklara göre tespit edilen ByLock’a ilk giriş tarihlerinin de uyumluluk gösterdiği, bu şekilde ayrıntı ve hukuki mahiyeti Yargıtay … C.D’nin … tarihli … Esas, … Karar sayılı (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) ve … tarihli … Esas ve … Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgüt mensuplarınca kullanıldığı anlaşılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock programını kullandığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 29/07/2017 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve bu tutanağın incelenmesi ile düzenlenen 04/10/2017 tarihli ByLock’a ilişkin Araştırma Tutanağı incelendiğinde; sanığın kullanmış olduğu … numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programını indirerek kullandığı ve kullanıcı ID numarasının “…”, kullanıcı adının “…”, şifresinin “…” olduğu, sanığın programa girişine, program üzerinden arama, mesajlaşma ve mail yoluyla haberleştiğine dair log ve veri kayıtlarına dair tespitlerin bulunduğu, sanıkla irtibatlı olan bazı kişilerin kendisini “…” ve “…” kullanıcı adlarıyla programa kaydettikleri, sanığın ByLock üzerinden irtibatlı olduğu kişi sayısının 17 olduğu, bu kişilerden … ID numaralı “…” kod adlı … ile … ID numaralı “…” kod adlı …’nin örgütün gizli yapısı Siirt Emniyet mahrem hizmetler kısmında imam (öğretmen ve müdür sıfatlarıyla) yer aldıkları anlaşılmıştır…” tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; bu ceza yargılamasının konusunun davacının terör örgütü üyeliğine ilişkin bulunması nedeniyle masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.