Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5129 E. , 2022/4333 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5129
Karar No : 2022/4333
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hakkari ili, Çukurca ilçesi, … köyünde ikamet etmekte iken, yaşanan terör olayları sebebiyle köyün merkezine çekilerek yaşamak zorunda kalması ve köyün dışında kalan mevkilerdeki malvarlığına ulaşamaması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun, köyün boşaltılmaması sebebiyle Kanun kapsamına giren zararının bulunmadığından bahisle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2013/11971, K:2017/2648 sayılı bozma kararına uyularak, köyün tamamen boşaltılıp boşaltılmadığının anlaşılabilmesi için, köyün 1990-2001 yılları arasında geçici köy korucusu sistemine dahil olduğu ve köylülerin geçici köy korucusu olduğu iddiaları birlikte değerlendirilerek, köyde GKK sisteminin uygulandığı yıllarda gönüllü köy korucuları ve aileleri dışında yaşayan aile olup olmadığı belirlendikten, kararda belirtilen mevkilerin köy merkezine uzaklıkları ve bu yerlerde mayınlama faaliyeti, terör olaylarının olup olmadığı ilgili yerlerden sorularak tespit edildikten sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde başvurunun reddine karar veren komisyon kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, … köyünün boşaltılmadığı, uyuşmazlık konusu yer … köyü olduğundan mahkeme kararında belirtilen mevkiler yönünden ayrıca bir araştırma yapılmasının gerekli olmadığı iddialarıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Hakkari ili, Çukurca ilçesi, … köyünde ikamet etmekte iken, yaşanan terör olayları sebebiyle köyün merkezine çekilerek yaşamak zorunda kalması ve köyün dışında kalan mevkilerdeki malvarlığına ulaşamaması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun, köyün boşaltılmaması sebebiyle Kanun kapsamına giren zararının bulunmadığından bahisle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, “Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmü; 2. fıkrasında, “Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği, ancak UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre davacının 17/10/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen, temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
(X) KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı …’in temyiz aşamasında, 17/10/2020 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği kuşkusuz ise de; ilk derece mahkemesi kararının taraflara tebliğinden sonra davalı idare tarafından verilen temyiz dilekçesinin davacıya tebliğ edilerek dosyanın tekemmülü sağlandıktan, dolayısıyla dosya temyiz incelemesi yapılabilecek hale geldikten sonra davacının vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Dosya işlemden kaldırıldıktan sonra varsa davayı takip hakkı kendisine geçenlerin dosyanın işleme konulması talebiyle başvurmaları halinde yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması gerekeceğinden, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi gereği adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden, Dairemizce bu aşamada temyiz incelemesi yapılarak gerekli olan kararın verilmesi ve 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesi hükümlerinin bu kararın tebliğ safahatına yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla, temyize konu Mahkeme kararının davacının ölümü nedeniyle bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.