Danıştay Kararı 4. Daire 2021/401 E. 2022/5519 K. 11.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/401 E.  ,  2022/5519 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/401
Karar No : 2022/5519

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir Çelik İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle re’sen tarh edilen 2014/1 ila 12 dönemleri katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitler incelendiğinde, şirket hakkında bazı olumsuzluklar bulunsa da, özellikle yapılan tüm yoklamalarda adresinde bulunduğu, 04/05/2017 tarihli yoklama ile davacının deposunda 700.000,00 TL değerinde demirin olduğunun davacı şirket yetkilisinin beyanıyla tespit edildiği ve söz konusu demirlerin fotoğraflarının yoklama sırasında çekildiği, yüksek miktarda vergi ödediği, işçi çalıştırdığı, ifadesine başvurulan işçilerin de şirkette çalıştıklarını beyan ettiği, karşıt tespitte bulunulan şirket temsilcilerinin de davacı şirketin faal olduğuna dair beyanda bulunduğu dikkate alındığında, sahte fatura düzenlediği somut olarak ortaya konulamayan davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve bunun yemin hariç her türlü delille ispat edilebileceği, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinde, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgenin sahte belge olduğu, belgelerin asıl veya suretlerinin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesinin kaçakçılık suçunu oluşturacağı, 344. maddesinde ise 359. maddede yazan fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde üç kat vergi ziyaı cezası kesileceği hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; “… Mah. … Cad. No:… Eimesgut/ANKARA” adresinde metallerin toptan satışı faaliyeti ile iştigal eden şirketin 04/05/2007 tarihinde iki ortakla ve 50.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, şirketin 28/11/2012 tarihinde … ‘a, … tarafından da 12/03/2013 tarihinde … ‘a devredildiği ve bu tarihten itibaren şirketin tek ortağı ve yöneticisinin … olduğu, …’un mükellef kurum dışında … Demir Çelik Tic. A.Ş. ve … Demir Çelik A.Ş.’nin de sahibi olduğu ve … Demir Çelik Tic. A.Ş. hakkında da vergi tekniği raporu bulunduğu, şirket sermayesinin 19/12/2014 tarihinde 1.000.000,00 TL’ye arttırıldığı, ancak ödenmiş sermaye olmadığı, şirket adına kayıtlı 7 adet römork bulunduğu, ancak bu römorkları çekecek motorlu taşıtının olmadığı, 2013 yılı KDV matrahının 120.899.712,92 TL, 2014 yılı KDV matrahının 258.568.245,19 TL, 2015 yılı KDV matrahının 482.674.430,35 TL, 2016 yılı KDV matrahının 612.692.673,65 TL, 2017 yılı KDV matrahının 93.176.372,10 TL olduğu, ilgili yıllarda sırasıyla 28.911,86 TL, 2.638,21 TL, 2.874,22 TL, 33.266,12 TL, 5.079,99 TL ödenmesi gereken katma değer vergisinın bulunduğu, 07/05/2007 tarihli yoklamada, 04/05/2007 tarihinde işe başladığı, iş yeri adresinin “… Cad. No:… Etlik/Ankara”, şirket ortaklarının da … ve … olduğu, belirtilen adreste nakliyecilik yapılacağının ve aylık kiranın 100,00 TL olduğunun beyan edildiği, şirketin sahibi … ‘un 12/03/2013 tarihinde şirketi devralması üzerine yapılan 12/04/2013 tarihli yoklamada, şirketin yeni adresinin “… Sok. No:… Çankaya/Ankara” olduğu ve iş yerinde çalışan işçisinin olmadığının beyan edildiği, 31/05/2013 tarihli adres değişikliği yoklaması ile şirketin yeni adresinin “… Mah. … Bulvarı… İş Merkezi No:… Yenimahalle/Ankara” olduğu, iş yerinde 1 kişi çalıştığı, iş yerinin ofis niteliğinde olduğu ve toptan demir-çelik ürünleri satışının yapıldığının beyan edildiği, mükellefin Hatay ilinde şube olarak bildirdiği adreste yapılan 06/11/2014 tarihli yoklama ile “… Mah. … Bulv. No:… Payas/Hatay” adresinde şubesinin bulunduğu, iş yerinin ofis niteliğinde olduğu ve büro malzemelerinin bulunduğu, mal stoğunun bulunmadığının beyan edildiği, 17/02/2015 tarihli yoklama ile mükellef kurumun yeni adresinin “… Mah. … Sanayi Sitesi No:.. Yenimahalle/Ankara” olduğu ve bu adrese 17/02/2015 tarihinde taşındığı, iş yerinin büro niteliğinde olduğu, İskenderun’da şubesinin bulunduğu, şube ile merkezde toplamda 7 işçi çalıştığı ve kurumun toptan demir satışı yaptığının beyan edildiği, 22/05/2015 tarihli yoklama ile kurumun “Payas/Hatay” adresinde bulunan şubesine farklı saatlerde 2 kez gidildiği fakat iş yerinin kapalı olması nedeniyle yoklama yapılamadığı, 04/05/2017 tarihli e-yoklama ile mükellefin yeni adresinin “…Mah. … Sok. No:… Yenimahalle/Ankara” olduğu, iş yerinde asgari ücretli 5 kişinin çalıştığı, 400 m2’sinin depo şeklinde kapalı alan, geri kalanın ofis olarak kullanıldığı, mükellef kurum adına 7 adet römorkun bulunduğunun ve 700.000,00 TL değerinde demirin olduğunun davacı şirket yetkilisince beyan edildiği, 30/10/2017 tarihli e-yoklama ile mükellefin yeni adresinin “… Mah. …Cad. No:… Etimesgut/Ankara” adresi olduğu, aynı adreste … Demir Çelik Ticaret A.Ş’nin faaliyet gösterdiği, iş yerinde büro malzemelerinin bulunduğu, mal stoğunun ve çalışanın olmadığı, işyerinin ofis olarak kullanıldığı, herhangi bir depolarının mevcut olmadığı, satışlarını aracılık yapmak suretiyle gerçekleştirdiği, iş yerinde çekilen fotoğraflarda giriş kapısında … Demir Çelik Ticaret A.Ş.’nin bilgilerinin bulunduğu, davacı şirket tarafından Form Ba ile bildirilen mal ve hizmet alışları toplamının KDV hariç 2013 hesap döneminde 120.738.794,00 TL, 2014 hesap döneminde 258.945.252,00 TL, 2015 hesap döneminde 482.344.669,00 TL, 2016 hesap döneminde 612.641.163,00 TL, 2017 hesap döneminde 93.143.482,00 TL olduğu, mal/hizmet alışı yapılan birçok mükellef hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu, özel esaslar kapsamında olan mükellefler ile sahte belge düzenleme yönünden inceleme yapılırken matrah artırımı nedeniyle inceleme yapılamayan yada incelemesi devam eden mükelleflerin de bulunduğu, 2014 ile 2015 yıllarında şirket tarafından alış yapıldığı bildirilen …’ın 2015/6-2016/11 dönemleri arasında davacı şirkette asgari ücretli olarak çalıştığı, …’dan 2014 hesap döneminde 566 belge karşılığı 174.980.129,00 TL tutarında mal alındığının beyan edildiği, 2014-2015 yıllarında yaptığı satışların %100’ünün davacı firmaya yapıldığı, … ‘ın ifadesinde, davacı şirketten olan alacağını alamadığı için battığını ve işini bıraktıktan sonra alacaklarını tahsil etmek için davacı şirkette çalışmaya başladığını, davacı firmada 2015 ve 2016 yılları arasında çalıştığını, banka tahsilat işlerini yaptığını, başka çalışanlarında olduğunu, isimlerini hatırlamadığını, verilen vekaletname uyarınca paraları çekip ilettiğini, … İnşaat firmasında da çalıştığını, ayak işleri yaptırılınca çıktığını beyan ettiği, davacının 2013 yılı satışlarının %17’sini (177 belge ile 21.165.918,00 TL) ve 2014 yılı satışlarının %6’sını (119 belge ile 16.211.684,00 TL) oluşturan … Demir Çelik İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2011, 2012, 2013, 2014 hesap dönemlerinde matrah artırımında bulunduğu, temsilcisinin ifadesinde “Firma olarak toptan inşaat malzemeleri alım-satımı ile uğraştıklarını, bahsi geçen şirketten demir aldıklarını ve işlemler sırasında … ‘la muhatap olduklarını, … ‘u 2005 yılından beri şahsen tanıdığını, aynı şirkette bir dönem birlikte çalıştıklarını, kendisinin 2011 yılında şirketten ayrıldığını, onun şirketi kaç yılında kurduğunu bilmediğini, ticaret yaptıkları dönemde Ostim Sanayi Sitesi’nde deposunun olduğunu bildiğini, depoyu ve içinde çalışanlar olduğunu gördüğünü, bütün borçları banka havalesi ve çek vermek suretiyle ödediklerini, bahsi geçen firmaya borçlarının olmadığını, banka havalesi ve çeklerin fotokopisini müfettişliğe ibraz ettiklerini, almış olduğu malları 3. kişilere sattıklarını, alınan malların nakliyesinin bir kısmının kendileri bir kısmının onlar tarafından yapıldığını ancak ne kadarlık kısmının onların yaptığını bilmediğini, alım yaptıkları firmanın nakliye aracının olup olmadığını bilmediğini, kendilerine ait olan malların nakliyesinin diğer firması olan … Yatırım ve Metal Ürünleri San. Tic. A.Ş. üzerinden yapıldığını, bu firmasına ait nakliye aracının olmadığını” beyan ettiği, davacının satışlarının 2013 yılında %0,6’sını (14 belge ile 787.106,00 TL), 2014 yılında %0,02’sini (18 belge ile 763.873,00 TL), 2015 yılında %0,03’ünü (93 belge ile 18.454.968,00 TL), 2016 yılında %0,4’ünü (68 belge ile 26.089.749,00 TL) oluşturan … Sac Prf. Demir Çel. Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisinin ifadesinde, “Firma olarak profil sac ürünleri toptan satışı ile iştigal ettiklerini, şirketini kurmadan önce … firmasında çalıştığını ve …’u oradan tanıdığını, şirketini kurmasıyla birlikte …’la ticari ilişkilerinin başladığını, …’un Ostim’de deposunun olduğunu ve orayı kapattığını, daha sonra …’da depo tuttuğunu bildiğini, …ve … isimlerinde çalışanlarının olduğunu, bütün borçları banka havalesi ve çek vermek suretiyle ödediklerini, bahsi geçen firmaya borçlarının olmadığını, banka havaleleri ve çeklerin fotokopisini müfettişlere ibraz ettiklerini, almış olduğu malları 3. kişilere sattıklarını, mal alırken nakliye dahil anlaştıklarını, nakliyesinin karşı tarafca sağlandığını ancak kendi araçları tarafından mı yoksa nakliye firmalarına mı yaptırdıklarını tam olarak bilmediğini” beyan ettiği, Form BS ile bildirilen mal ve hizmet satışları toplamının; 2013 hesap döneminde 120.889.687,00 TL, 2014 hesap döneminde 258.603.937,00 TL, 2015 hesap döneminde 482.720.693,00 TL, 2016 hesap döneminde 613.090.575,00 TL, 2017 hesap döneminde 93.211.359,00 TL olduğu, satış yapılan birçok firma hakkında vergi tekniği raporunun düzenlendiği, özel esaslar kapsamında olan, sahte belge düzenleme yönünden incelemesi devam eden mükelleflerin de olduğu, hakkında vergi inceleme raporu bulunanların sahte fatura kullandığının raporda belirtildiği, bazı mükelleflerin ise matrah artırımında bulunduğu, davacı şirkete ait defter/belgeler incelendiğinde inceleme yıllarında yapmış olduğu giderlerin kira, işçi ücreti ve yemek gideri olduğunun görüldüğü, faaliyeti ile alakalı olarak herhangi bir gider kaydına rastlanmadığı, şirket çalışanlarına gönderilen bilgi isteme yazılarının bazılarının tebliğ edilemediği, bazı çalışanların ise yazıya icabet etmediği, çalışan olarak bildirilen …’un çalıştığı dönemde 80 yaşında ve …’un dedesi olduğu, 11/07/2018 tarihinde yapılan borç sorgulamasına göre 303.379,07 TL vergi ödediği, 2.770,00 TL vergi borcu bulunduğu, davacı şirketin … A.Ş.’deki banka hesapları incelendiğinde 2013 yılında toplam 60.688.656,30 TL, 2014 yılında toplam 42.229.964,00 TL tutarında çek ödemesinin olduğu ve bu çeklerinde gerçek kişiler tarafından tahsil edildiği, … Bankası A.Ş.’deki banka hesapları incelendiğinde de 2013 yılında 74.170.818,00 TL, 2014 yılında 65.129.574,82 TL, 2015 yılında 19.108.199,00 TL, 2016 yılında 7.327.283,00 TL çek ödemesinin olduğu ve gerçek kişiler tarafından tahsil edildiği, … Bankası A.Ş.’deki hesaplar incelendiğinde ise 2017 yılında toplam 5.785.000,00 TL tutarında nakit çekiminin … tarafından yapıldığı, davacı şirketin çeklerini tahsil eden ve banka hesaplarından nakit çekim yapan kişilerden …’e bilgi isteme yazısının tebliğ edilemediği, …’ın ise cevap vermediği, davacı şirketin … ve … Bankası hesabından ödenen toplam 16.304.670,00 TL çekleri tahsil eden …’ın ifadesinde; “… firmasında çalıştığını, şoför olarak işe başladığını, patronunun … olduğunu, tahsil ettiği çekleri …’dan ve … ‘dan aldığını, bankaya ikisinin gittiğini, bankadan parayı çektiğini, …’ın yanında sürekli birilerinin olduğunu, paraları aldıktan sonra yanından ayrıldığını ve tanımadığı kişilerin yanına gittiğini, … ‘a paraları verdikten sonra işyerine tekrar geldiğinde yanında hiç paranın olmadığını, çekilen paraları sorduğunda bu paralar bizim değil dediklerini, … ‘u bankadan para çektikten sonra … ‘ın yanında gördüğünü, … ‘inde çek tahsilatı yaptığını, onunda sigortalı çalışan olduğunu” belirttiği, … ‘in ise ifadesinde “Bir tanıdığı vasıtasıyla … ‘la tanıştığı ve yanında işe girdiğini, kendisine şoför olarak çalışacağının ve arada sırada olan banka işlerini halledeceğini söylediğini, kendisinin de bu işleri fatura yatırma kredi kartı borcu ödeme gibi işler olduğunu düşünerek kabul ettiğini, paraları kendisinin tahsil ettiğini, … ‘la birlikte bankaya gittiklerini, her şeyi onun ayarladığını, onun dediği yerlere TC’sini yazıp imza attığını, paraları vezneden … ‘ın aldığını ve paraları tanımadığı kişilere verdiğini, kendisinin bu durumdan şüphelendiğini, ne olup bittiğini sorduğunda onlara olan borçların ödendiği cevabını aldığını, bazen de çektikleri paralarla başka bankalara gittiklerini, kendilerini içeriye sokmadığını, paralarla girip parasız çıktığını, ancak paraları bankaya mı yatırdıklarını veya başka birine mi verdiklerini bilmediğini, bu konuyu sorduğunda …’ın çektikleri paraları geri sahiplerine yatırıyoruz gibi şeyler söylediğini, çalıştıkları yerde hırdavat malzemeleri, fayans, klozet vb. malların olduğunu, ancak demir falan görmediğini, yaptıkları tahsilat oranında mal alışverişinin kesinlikle olmadığını, demir alışverişini hiç görmediğini, çek tahsilatlarını yaparken bu durumu sorduğunu, başkaca işlerinin olduğunun söylendiği, işten çıktıktan sonra alacaklarını almak için gittiğinde battıklarını ve hepsinin kaçmış olduklarını öğrendiğini” beyan ettiği, davacı şirket temsilcisi … ‘un ifadesinde, “2013 yılında depolama yapmadan alım-satımda bulunduklarını, 2014 yılında Hatay ilinde depo satın aldıklarını, 2015 ve 2017 yılları arasında Ankara Atisan/Ostim sitesinde depolarının olduğunu, malların nakliyesini satış yaptıkları firmaların karşıladığını, … ‘la 2014 yılından önce piyasadan tanışıklıklarının olduğunu, bu kişinin daha sonra kendi firmasını kurduğunu ve ticaretlerinin böyle başladığını, daha sonra firmasının batması üzerine yanında işe aldığını ve 2016/11. aya kadar yanında çalıştığını” beyan ettiği, 2013 hesap döneminde Form Ba ile 120.738.794,00 TL tutarında bildirilen mal ve hizmet alışlarının 120.282.667,00 TL’sinin hakkında vergi tekniği olan mükelleflerden yapıldığı, 2014 hesap döneminde Form Ba ile 258.945.585,00 TL tutarında bildirilen mal veya hizmet alışlarının 60.919.293,00 TL’sinin hakkında vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, 22.169.803,00 TL’sinin sahte belge düzenlemekten dolayı incelemesi devam eden mükelleflerden, 174.980.129,00 TL’sinin de yanında sigortalı çalıştırdığı …’dan yapıldığı, 2015 hesap döneminde Form Ba ile 482.344.669,00 TL tutarında bildirilen mal veya hizmet alışlarının 200.458.726,00 TL’sinin haklarında vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, 237.131.060,00 TL’lik kısmının sahte belge düzenlemekten dolayı incelemesi devam eden mükelleflerden, 37.829.479,00 TL’lik kısmının da … ‘dan yapıldığı, 2016 hesap döneminde Form Ba ile 612.641.163,00 TL tutarında bildirilen mal veya hizmet alışlarının 2.735.751,00 TL’lik kısmının vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden, 609.618.016,00 TL’lik kısmının da sahte belge düzenlemekten dolayı incelemesi devam eden mükelleflerden yapıldığı, 2017 hesap döneminde Form Ba ile 93.143.482,00 TL tutarında bildirilen mal veya hizmet alışlarının 93.116.895,00 TL’lik kısmının sahte belge düzenlemekten dolayı incelemesi devam eden mükelleflerden olduğu, davacı şirketin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 hesap dönemlerinde mal aldığı firmaların neredeyse tamamı hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor yazıldığı veya haklarında sahte belge düzenleme yönünden incelemesi bulunan ve incelemesi devam eden mükelleflerden oluştuğu tespitlerine yer verilerek, davacı şirket tarafından 01/01/2013 tarihinden itibaren düzenlenen satış faturalarının gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu, sahte belge düzenleme faaliyeti neticesinde elde edilen komisyon geliri hesaplanırken düzenlediği tespit edilen fatura bedelinin %2’sinin komisyon geliri olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde, özellikle çok yüksek tutarlarda brüt ve net satışlar beyan edilmesine karşın dönem kârı olarak beyan edilen tutar ile ticari bilanço kârının satışlara nazaran cüz’i miktarda olduğu, 2013 ila 2017 yıllarında toplamda yaklaşık 1,5 Milyar TL tutarında fatura düzenlemesine rağmen yapılan yoklamalarda bu büyüklükte faaliyeti gerçekleştirebilecek ticari organizasyona ve yeterli sayıda işçiye sahip olmadığının anlaşıldığı, 04/05/2017 tarihli yoklamada yer verilen 700.000,00 TL değerinde emtia bulunduğu hususunun davacı şirket yetkilisinin beyanı olduğu, yoklama ekinde buna ilişkin sadece bir resim bulunduğu ve o resimde de bir miktar demir bulunduğu, ancak şirket yetkilisinin beyanını tevsik eder nitelikte olmadığı, motorlu taşıtının bulunmadığı, ödediği 303.379,07 TL’lik verginin de 1,5 Milyar TL’lik satışların yanında cüz’i tutarda kaldığı, ihtilaflı dönemde ödenmesi gereken kurumlar vergisinin olmadığı, KDV matrahlarının çok yüksek tutarda olmasına karşın ödenmesi gereken KDV’nin de yine cüz’i tutarda olduğu, davacı şirketin mal ve hizmet satın aldığı ve satış yaptığı mükelleflerin çoğu hakkında olumsuz tespitler olduğu, davacı şirketin tek ortak ve yöneticisi olan …’un sahibi olduğu … Demir Çelik Ticaret A.Ş.’nin de davacı şirketle aynı adreste faaliyette bulunduğu ve hakkında vergi tekniği raporu olduğu, 2014 yılında 174.980.129,00 TL, 2015 yılında 37.829.479,00 mal alındığı bildirilen …’ın ilgili dönemdeki tüm satışlarını davacı şirkete yaptığı ve alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle batmasına sebep olduğunu belirttiği davacı şirkette sonradan asgari ücretli olarak çalışmasının ve bankadan davacı şirket adına tahsilatlar yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacı şirketin fatura düzenlediği mükellefler nezdinde yapılan karşıt incelemede mükellef temsilcilerinin nakliyeye ilişkin beyanları ile davacı şirket temsilcisinin nakliyeye ilişkin beyanlarının çeliştiği ve her iki tarafın da nakliyeyi karşı tarafın yaptığını beyan ettiği, faaliyet ile ilgili gider kaydının bulunmadığı, yüksek tutarlarda yapılan çek ödemelerinin çoğunlukla aynı şahıslar tarafından tahsil edildiği ve tahsil eden şahısların olumsuz beyanlarda bulundukları dikkate alındığında, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle Vergi Dava Dairesince, matrahın bulunuşu ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısımları bakımından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesinde, 7338 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle yapılan değişiklikte dikkate alınarak, yapılacak inceleme ve değerlendirme üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.