Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/16533 E. , 2022/4963 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16533
Karar No : 2022/4963
KARŞILIKLI OLARAK TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
DAVACILAR : 1- …,
2- …,
3- …,
4- …,
5- …,
6- …,
7- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, taraflarca karşılıklı olarak dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacılar murisi …’nın, polis memuru olarak görev yapmakta iken meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararı ile işlemin iptali ve işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların tazminine karar verilmesi üzerine, söz konusu parasal hakların yasal faiz işletilmeden ödenmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararlar karşılığı 60.000,00 TL maddi tazminat ile meslekten çıkarma işleminin murislerinin erken yaşta vefat etmesine neden olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararlarına karşılık olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla; fer’i alacak niteliğindeki faizin ancak asıl alacak ile birlikte dava konusu edilebileceği ve bu durumda Mahkemece tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi halinde idarece faizin ödenmesinin zorunlu olduğu, davacılar murisinin meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi yolundaki Mahkeme kararına istinaden parasal hakların ödendiği, ancak anılan davada faiz istemi olmaması nedeniyle hüküm altına alınmayan faiz alacağına yönelik bir ödeme yapılmadığı, bu durumda asıl davada dava konusu edilmeyen faiz alacağı karşılığı 60.000,00 TL maddi tazminat isteminin reddi gerektiği; ayrıca davacılar murisinin ölümü ile ilgili olarak idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceğinden, 100.000,00 TL manevi tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2018 günlü, E:2016/15220, K:2018/16890 sayılı kararıyla; Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminat (faiz) isteminin reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden yeniden yapılan yargılama sonunda … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; İdarenin kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olduğu, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararların idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğince tazmin edildiği; idarenin, hizmetin kötü işlemesi veya geç işlemesi yahut hiç işlememesi hallerinde hizmet kusuru işlemiş sayılacağı ve dolayısıyla idarenin tazmin sorumluluğunun doğmuş olacağı; konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten, ödemenin yapıldığı tarihe kadar belirli bir süre geçmiş olabileceği; faizin, borçlunun böyle bir süreden faydalanması nedeniyle kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde alacaklıya ödenmesi gerekli olan para miktarı olduğu, uyuşmazlıkta, idari işlemden kaynaklanan bir zarar söz konusu olup, bu zararın, davacıların murisinin meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin İdare Mahkemesince iptali üzerine açıkta geçirdiği sürelere ilişkin maaş tutarının faiz hesaplanmaksızın ödenmesi nedeniyle uğradığı değer kaybı eksikliğinden yani faizden ibaret olduğu; bu bağlamda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca iptal davasının karara bağlanmasından sonra açılmış bir tam yargı davası mahiyetinde bakılan davada, iptal kararıyla hukuka aykırılığı saptanan idari işlem dolayısıyla uğranılan zararın karşılanmasına hükmedilmesi gerektiği; bakılan davada; davacılar yakını … ‘nın 31/05/2001 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 17/06/2002 tarihinde ise meslekten çıkarıldığı, görevden uzaklaştırıldığı sürelerde davacıya ödenmeyen 1/3 oranında maaş kesintisinin anılan döneme ait her bir maaşın (ayrı ayrı) ödenmesi gereken tarih ile Mahkeme kararı üzerine söz konusu maaşların toplu olarak ödendiği (20/10/2009) tarih arasındaki dönem için yasal faiz ödenmiş olsaydı bu tutarların ne olacağına ilişkin davalı idarece yapılan hesaplama sonucu 1.059,87 TL hesaplandığı, yine davacılar yakını …’nın meslekten çıkarıldığı 17/02/2002 tarihi ile vefat ettiği 20/12/2007 tarihleri arasında ödenmeyen maaşların anılan döneme ait her bir maaşın (ayrı ayrı) ödenmesi gereken tarih ile Mahkeme kararı üzerine söz konusu maaşların toplu olarak ödendiği (20/10/2009) tarih arasındaki dönem için yasal faiz ödenmiş olsaydı bu tutarların ne olacağına ilişkin davalı idarece yapılan hesaplamada 16.655,41 TL hesaplandığı görülmüş olup, davacıya 20/10/2009 tarihinde ödenen maaşların faizinin toplamda 17.715,29 TL olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat talebinin 17.715,28 TL’lik kısmının kabulü ile anılan tutarın davalı İdarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacıların İddiaları : Davacılar tarafından; hükme esas teşkil eden ve davalı İdarece yapılan hesaplamanın davanın amacına ve zararın niteliğine aykırı olduğu, maaşa işletilen yasal faizden gelir vergisi kesintisi yapılmasının ve yasal faizin yıllara göre değiştiği göz önüne alınmaksızın tüm dönemler için %9 oranında yasal faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekirken bu yöndeki istemlerinin göz ardı edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin İddiaları : Davalı İdare tarafından; faizin feri alacak niteliğinde olduğu ve ancak asıl alacak ile birlikte dava konusu edilmesi durumunda faize hükmedileceği, hesaplama yapılan tarihteki ücret esas olduğundan olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN CEVAPLARI :
Davalı İdarenin Cevabı : Davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacının Cevabı : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar murisi … … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 31/05/2001 tarihinde görevden uzaklaştırılmış, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda 30/04/2002 tarihli işlem ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8. maddesinin 6. ve 7. bentleri uyarınca iki kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmış ve 17/06/2002 tarihinde ilişiği kesilmiştir.
Anılan disiplin cezalarının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada (Danıştay Onikinci Dairesinin 21/10/2008 günlü, E:2007/953, K:2008/5295 sayılı bozma kararına uyularak) … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline, işlem sebebiyle yoksun kalınan kadro karşılığı olan tüm parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Yargı kararının uygulanması kapsamında (davacı) …’nın Ardahan Emniyet Müdürlüğüne atanmasına ilişkin 07/08/2009 tarihli işlem tesis edilmiştir. Bu arada davacılar murisi …’nın 20/12/2007 tarihinde vefat ettiğinin mirasçısı … tarafından İdareye bildirilmesi ve ilgili veraset ilamının sunulması üzerine mirasçılarına 20/10/2009 tarihinde 56.650,69-TL ödeme yapılmıştır.
…’nın eşi … tarafından İdareye yapılan 03/11/2009 tarihli başvuruda tahakkuk edilen maaş ödemelerine her bir alacağın doğduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi ve ödenmesi istenilmiş, başvurunun reddi üzerine, yasal faizinin ödenmemesi nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan 60.000,00-TL maddi tazminat ile (dava konusu edilip iptaline karar verilen) meslekten çıkarma işleminin murislerinin erken yaşta vefat etmesine neden olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararlara karşılık olmak üzere 100.000.00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Mahkeme kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı onanarak kesinleşmiş olduğundan, inceleme ve yargılama maddi tazminat istemine ilişkin kısım yönünden devam etmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinin 1. fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar…” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun’un 31. maddesinde; “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır.” hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı Kanun’un 266. maddesinde, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinde; Mahkemece, 08/09/2020 günlü ve 28/10/2020 günlü ara kararları ile davacılar murisi …’nın gerek görevden uzaklaştırma gerekse göreve son verme nedeniyle açıkta geçirdiği (görevden uzaklaştırıldığı tarih ile vefat tarihine kadar olan) döneme ait her bir maaşın (ayrı ayrı) ödenmesi gereken tarih ile Mahkeme kararı üzerine söz konusu maaşların toplu olarak ödendiği tarih arasındaki dönem için yasal faiz ödenmiş olsaydı bu tutarların ne olacağının hesaplanarak tablo halinde Mahkemelerine bildirilmesinin istenildiği, İdarece cevaben gönderilen tabloda yer alan miktarlar esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
İdarece ara kararına cevaben gönderilen ve hükme esas alınan hesaplama tablosunda yasal faizin sabit %9 olarak uygulandığı ve hesaplanan faizden gelir vergisi kesintisi yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda; davacıların iddia ve itirazları da dikkate alınarak, söz konusu dönemler için ödenmesi gereken yasal faiz tutarının, alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle alınacak raporun taraflara tebliği ile tarafların itirazlarının da değerlendirilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmekte iken, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın İdarece dosya kapsamına sunulan ödeme tablosu esas alınarak karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davalı İdarenin temyiz istemine gelince; davacıların temyiz istemi üzerine yukarıda yapılan tesbitler karşısında İdare Mahkemesince yeniden hüküm kurulacağından, bu aşamada davalı İdarenin temyiz isteminin incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACILARIN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.