Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/243 E. , 2022/3726 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/243
Karar No : 2022/3726
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İthalatçı … adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak navlun bedelinin noksan beyan edildiğinden bahisle gümrük müşavirliği şirketi davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca gümrük ve katma değer vergileri üzerinden alınan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasında, kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde, bu kişilerin her biri hakkında fail olarak idari para cezası verileceği, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığının yeterli olduğunun belirtilmiş olduğu, bu nedenle kabahate iştirak nedeniyle para cezası uygulanabilmesi için fiile kasıtlı olarak iştirak edildiğinin kanıtlanması gerektiği, olayda; navlun bedelinin noksan beyan edilmesi fiiline iştirak ettiğinden bahisle davacı adına para cezası uygulanmış ise de; gümrük mevzuatının gümrük müşavirlerinin sorumluluğu ile ilgili hükümleri çerçevesinde gümrük işlemlerini dolaylı temsil suretiyle takip eden davacının kasıtlı olarak söz konusu fiile iştirak ettiğine dair herhangi bir tespitin yapılmadığının anlaşılması karşısında, uygulanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İthalatçı … adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak navlun bedelinin noksan beyan edildiğinden bahisle gümrük müşavirliği şirketi davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca gümrük ve katma değer vergileri üzerinden alınan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; anılan Kanun’un 26. maddesinde ise, 24. ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına ilişkin Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. Maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye’de mevcut verilerin esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT’ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine 4458 sayılı Kanun’un 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kıymeti üzerinden ithalat vergilerine tabi eşyanın beyan edilen kıymetinin, muayene ve denetleme sonucunda, bu Kanun’un 23 ila 31. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunması halinde noksanlığa ait ithalat vergilerinden başka, bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı da belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de, sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca gümrük idaresinin beyanın doğruluğunu tespit amacıyla her zaman her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, navlun bedelinin noksan beyan edildiğinden bahisle gümrük müşavirliği şirketi davacı adına eşyanın gümrük vergisine esas kıymetinin belirlenmesinde ilk kural olan satış bedeli yöntemi atlanılarak, aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre belirlenen kıymet esas alınmak suretiyle ceza kararı alınmışsa da, beyan edilen kıymetin aynı veya benzer eşyaya ait mevcut kıymetlerin altında olması hali tek başına aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre kıymet tespiti için bir gerekçe oluşturamayacağından, ithal edilen eşya ile aynı gemide taşınan eşyalara ilişkin navlun bedelinin esas alınması ve satış bedeli yönteminin atlanılması için yasada aranan koşulların gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, aynı eşyanın satış bedeli yönteminin uygulanması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.