Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/429 E. , 2022/8540 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/429
Karar No : 2022/8540
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel numaralı Çayırova Belediyesinin mülkiyetinde bulunan taşınmazda adına tapu tahsis belgesi düzenlenen davacının, tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusu üzerine taşınmazın m²’si 800,00-TL den toplam 375.920,00-TL hesaplanan bedelin ödenmesinden sonra 2981 sayılı Kanun kapsamında tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesine ve tapu devrinin yapılmasına ilişkin Çayırova Belediyesinin … tarihli ve … sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; hesaplanan bedelin fahiş olduğu gerekçesi ile anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, olayda, 2981 sayılı Kanunun arsa değerinin belirlenmesine ilişkin 18. maddesinin 2. fırkasının göndermede bulunduğu 2942 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca bedelin kıymet takdir komisyonunca belirlendiği, bu durumda dava konusu işlemin davacıya satışına karar verilen belediye hissesine karşılık belirlenen bedelin düşürülmesi istemine ilişkin olduğu sonucuna varılarak, taşınmaz bedelinin düşürülmesi isteminden kaynaklanan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından güncel piyasa değerleri esas alınarak arsa bedelinin yüksek belirlendiği, belediye rayiç değeri, tapu devrine esas harca esas değerin dikkate alınmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı Çayırova Belediyesinin mülkiyetinde bulunan taşınmazda davacı adına tapu tahsis belgesi düzenlendiği, davacı tarafından anılan belediyeye tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, bunun üzerine belediye encümeninde yapılan inceleme sonucunda, 2981 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen değerlendirme raporunda arsa bedeli olarak 200.000 TL’nin belirlendiği ve davacı tarafından 17.000 TL’nin ödendiğinin tespit edildiği, bu husus göz önünde bulundurularak Kıymet Takdir Komisyonunca taşınmazın m²’si 800,00-TL den toplam 375.920,00-TL olarak hesaplanan bedelin ödenmesinden sonra 2981 sayılı Kanun kapsamında tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesine ve tapu devrinin yapılmasına ilişkin Çayırova Belediyesinin … tarihli ve … sayılı encümen kararının tesis edildiği, anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 9.maddesinin (b) bendinde; “Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileri üzerine yapılmış gecekondular (a) fıkrasındaki hükümlere tabi olup, arsa bedeli ilgili kuruluşa peşin veya en geç 4 yıl içinde oniki eşit taksitle, bu Kanun hükümlerince çıkarılacak Yönetmelikte belirtilen esaslara göre ödenir” ‘‘Tapu Verme’’ başlıklı 10. maddesinde, ‘‘Bu kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya vakıflar genel müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “tapu tahsis belgesi” verilir. Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder.’’ hükmüne, yine aynı Kanun’un ‘‘Harçlar, Arsa Bedelleri, Paylar’’ başlıklı 18. maddesinin ‘‘b’’ bendinde ‘‘Arsa bedellerinin tespitinde hak sahiplerinin beyan edeceği değer esas alınır. Ancak belediye veya valiliklerce gerekli görüldüğü takdirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre bedel tespiti yaptırılır. Beyan edilen bedel, tespit edilen bedelin 2/3’ünden az değilse beyan edilen bedel; şayet beyan edilen bedel, tespit edilen bedelin 2/3’ünden az ise tespit edilen bedel esas alınır’’ hükmüne, aynı Yasa’ya 22.05.1986 tarihli ve 3290 sayılı Kanununla eklenen ‘‘Geçici Madde 4’’de de ‘‘2981 sayılı Kanuna göre işlemini tamamlayarak arsa taksitlerini ödemeye başlamış olanlar için 18 inci maddenin (b) bendi hükümleri uygulanmaz. Taksitlendirilen veya tamamı ödenen arsa bedeli esas alınır.’’ hükmüne yer verilmiştir.
Bu Kanun hükmünün yollamada bulunduğu 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesinde; kamulaştırma yapacak idarelerin, bu Kanunun 11. maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendireceği, bu takdir komisyonlarının belirleyeceği bedel üzerinden ilgili taşınmazı satın almak veya idareye ait bir başka taşınmazla trampa yoluyla devralmak üzere gerekli işlemleri yürüteceği hükme bağlanmış olup, 10. maddesinde; kamulaştırmak istediği taşınmaz malı satın alma veya trampa yoluyla devir alamayan idare tarafından, taşınmaz malın bedelinin tespiti ve adına tescili için asliye hukuk mahkemesine başvurulacağı düzenlenmiştir.
3290 sayılı Kanun ile Bazı Maddeleri Değiştirilen ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 sayılı Kanun Gereğince Kurulan Fonun Harcama Esaslarını Düzenleyen Yönetmelik’in 9/a maddesinde de “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde veya dışında kalan alanlardaki hazine, belediye, İl Özel İdaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerine yapılmış gecekonduların sahipleri tarafından beyan edilen arsa veya arazi bedelleri, peşin veya ilk taksidi tapu tahsisi yapılan tarihten itibaren en geç 4 ay içerisinde ödenmek ve 4 yılda 12 eşit taksitle tamamlanmak suretiyle, arsa veya arazi sahibi kuruluşlarınca tahsil edilip bekletilmeksizin gecekondu belediye ve mücavir alan sınırları içinde ise, belediye emrinde, gecekondu belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise, valilik emrinde oluşturulan fon hesabına yatırılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının … Belediyesinin mülkiyetinde bulunan taşınmazda adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi istemiyle yaptığı başvurunun ve imar af başvuru dosyasının belediye encümenince incelenerek; yeminli özel teknik büro tarafından düzenlenen değerlendirme raporu ve ödeme makbuzundan 200.000 TL olarak belirlenen arsa bedelinin davacı tarafından 17.000 TL’sinin ödendiğinin tespit edildiği, taşınmazın bu kısma karşılık gelen miktarı dışında kalan kısmı için Kıymet Takdir Komisyonunca m²’si 800,00-TL den toplam 375.920,00-TL hesaplanan bedelin ödenmesinden sonra tapuya dönüştürme isteminin karşılanacağı yönünde belediye encümeni kararının alındığı, davacı tarafından arsa bedelinin yüksek belirlendiği, düşürülmesi gerektiğinden bahisle dava konusu encümen kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, söz konusu değerlendirme raporunda arsa bedelinin belirlendiği, ilk takside karşılık gelen 17.000 TL nin ödendiği (28.07.1987 tarihli ödeme makbuzuyla da teyit edildiği), anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu encümen kararı, değerlendirme raporu ve ödeme makbuzundan, davacı adına tapu tahsis belgesi düzenlenen arsanın bedelinin 200.000 TL olarak belirlendiği, davacının arsa bedelinin 17.000 TL’ lık kısmını ödediği, tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi isteminin karşılanabilmesi için bedeli ödenen kısmın dışındaki taşınmazın kalanı için belediyece Kıymet Takdir Komisyonuna yeniden bedel tespiti yaptırıldığı, yukarıda belirtilen 2981 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinde ise ‘‘2981 sayılı Kanuna göre işlemini tamamlayarak arsa taksitlerini ödemeye başlamış olanlar için 18 inci maddenin (b) bendi hükümleri uygulanmaz. Taksitlendirilen veya tamamı ödenen arsa bedeli esas alınır.’’ düzenlemesine yer verildiği, görülmektedir.
2981 sayılı Kanunun 18. maddesinin yukarıda anılan (b) bendinin 2942 sayılı Kanuna yaptığı atfın, sadece, tapu tahsis belgesine konu arsanın bedelinin tespitinde, Kamulaştırma Kanununda belirtilen hususların esas alınmasına yönelik olduğu kuşkusuzdur.
Buna göre; davalı idarenin, tapu tahsis belgesine konu arsanın bedelinin tespiti konusunda, 2981 sayılı Kanunun 18. maddesinin (b) bendi uyarınca tesis ettiği işlemin idari işlem niteliğinde olduğu ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/02/2016 tarihli ve E:2014/3346, K:2016/306 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, uyuşmazlığın görülmesi ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşıldığından, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.